İçeriğe atla

Fütûhât-ı Mekkiyye hâli nasıl başlar, nasıl yerleşir?

Kavram MekanizmasıOrta düzey7 görüntülenme12 kaynak
Kısa cevap

İbn Arabî'nin Fütûhât-ı Mekkiyye adlı eseri, tasavvufî hâllerin başlangıcı ve yerleşmesi konusunda doğrudan bir açıklama sunmaktan ziyade, bu hâllerin zuhur ettiği genel tasavvufî çerçeveyi ve sülûk mertebelerini ele alır. Eserin kendisi, İbn Arabî'nin Mekke'de Kâbe'yi tavaf ederken aldığı manevî açılımlar (fetihler) neticesinde kaleme alınmış olup, bu durum eserin bizzat bir hâl ve inkişafın ürünü olduğunu gösterir. Fütûhât, tasavvufî bilginin tüm dallarını kapsayan ansiklopedik bir eser olarak, hâllerin nefs mertebelerindeki tezahürlerini ve sâlikin bu mertebeleri aşarak nasıl ilerlediğini dolaylı yoldan işler. Hâllerin başlangıcı genellikle ânî bir vâridât, bir cezbe veya inkişaf şeklinde iken, yerleşmesi tertip, terbiye ve tekrarla, yani sâlih amellerle mümkün olur.

Detaylı cevap

Fütûhât-ı Mekkiyye, Muhyiddîn İbn Arabî'nin 560 bâbdan oluşan en büyük eseri olup, tasavvuf metafiziğinin ansiklopedik kaynağıdır. Eserin adı olan "Mekkî Fetihler", İbn Arabî'nin bu eseri Mekke'de Kâbe'yi tavaf ederken aldığı manevî açılımlar (fetihler) sayesinde yazdığını ifade eder. Bu durum, eserin bizzat kendisinin bir tür hâl ve inkişafın neticesi olduğunu ortaya koyar. Fütûhât, ibâdet, ahlâk, kâinatın yapısı, velâyet hiyerarşisi gibi tasavvufî bilginin tüm dallarını işler.

Tasavvufî hâllerin başlangıcı (zuhûr) ve yerleşmesi (rusûh) iki ayrı süreçtir. Başlangıç, çoğu zaman kalpte ânî bir cezbe, bir nûr veya bir inkişaf şeklinde zuhur eden bir vâridâttır. Bu ilk parıltılar, Şeyh Hakkanî'nin tabiriyle "şimşek aydınlatır ama yağmur yağdırmaz" misali, bârika gibidir. Bir hâlin zuhur etmesi, zikir veya murâkabe sırasında ânî bir cezbe, bir mürşidin nazarı veya bir âyet, hadîs veya zikrin etkisiyle inkişaf gibi sebeplerle olabilir.

Hâllerin yerleşmesi ise tertîb, terbiye ve tekrarla, yani sâlih amellerle mümkün olur. "Sâlih amelle yükselir" (Fâtır 35/10) âyeti, hâllerin ameli mesnedini oluşturur. Bu süreçte üç merhale bulunur: bârika (hâlin şimşek gibi parıltısı), lemeât (sürekli olmayan parlamalar) ve telvîn'den temkîn'e geçiş (hâlin sâbitleşmesi). Cüneyd Bağdâdî'nin "Hâl, gelir-geçer; makam, yerleşmiş hâldir" sözü, hâl ile makam arasındaki farkı belirler. Fütûhât-ı Mekkiyye, bu hâllerin nefs mertebelerindeki tezahürlerini de dolaylı olarak ele alır; zira tasavvufî hâlin tahakkuku, sâlikin nefs mertebelerini (Emmâre, Levvâme, Mülhime, Mutmainne, Râdıye, Mardiyye, Sâfiye/Kâmile) sıra ile aşmasına bağlıdır. Bir alt mertebenin zulmeti aşılmadan üstteki hâl yaşanmaz. Örneğin, mârifet, kerâmet ve keşf gibi hâller Mülhime'den itibaren zuhur ederken, mîrâc, fenâ fillâh ve müşâhede Mutmainne ve sonrasında yaşanır.

Kaynaklar

Bu cevap kütüphanedeki 8 eserden derlendi — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Fâtır Sûresi · s.122Fütûhât-ı Mekkiyye ↑ Muhyiddi İbn Arabî hz., Fütûhât-ı Mekkiyye ("Tecellî ve Mertebeler" bölümü) ↑ Necdet ARDIÇ – Gönülden Esintiler –Ölüm Hakkında – Tasavvuf SOku
  2. 2Mümtehine Sûresi · s.60Fütûhât-ı Mekkiyye, "Feth (Açılma/Açma)" ve "Ganâim" Bahisleri, Füsûs'ül-Hikem, "Yusuf Fassı", Tedbîrât-ı İlâhiyye, "Tedbîrü'l-Mâl ve'l-Hâsıl" (Kazanç ve HarcamOku
  3. 3Fâtır Sûresi · s.120Muhyiddin İbn-i Arabî Hz., Füsûsü’l-Hikem ↑ Muhyiddin İbn-i Arabî Hz., Fütûhât-ı Mekkiyye ↑ Muhyiddin İbn-i Arabî Hz., Fütûhât-ı Mekkiyye Cilt 1. ↑ Mesnevi-i ŞeOku
  4. 4Hadîd Sûresi · s.173. ↑ Fütûhât-ı Mekkiyye (Cilt 2, s. 156) ↑ Füsûsü'l-Hikem (Ebu Bekir Sıddîk Hikmeti) ↑ Tedbîrât-ı İlâhiyye ↑ Fütûhât-ı Mekkiyye (Cilt 4, s. 112) ↑ Muhyiddin İbn-Oku
  5. 5Kelime-i İshâkiyye · s.155Şeyh-i Ekber (r.a.) hazretlerinin Fütûhât-ı Mekkiyye adlı eserlerinde 6/43 "Ârifte himmet (manevî güç) olmaz" buyurduklarının anlamına gelince: Ubeydullah İftarOku
  6. 6Kelime-i Âdemiyye · s.630Cenâb-ı Şeyh-i Ekber (r.a.)Fütûhât-ı Mekkiyye’lerinin üç yüz altmış yedinci bâbında semâvâtta İdrîs (a.s.)a mülâkî olduğu hînde sorduğu suâllerden birisi olmak Oku
  7. 7Kelime-i Âdemiyye · s.319Cenâb-ı Şeyh-i Ekber Muhyiddîn ibn Arabî (k.s.)Fütûhât-ı Mekkiyye’lerinin üç yüz altmış yedinci bâbında bu husûsu beyân buyururlar.” Konuk,Mesnevî-i Şerîf Şeyh-Oku
  8. 8Fâtır Sûresi · s.26"Allah, her an 'halk-ı cedîd' (yeni bir yaratış) ile âlemi var eder. Rızık da bu sürekli yaratmanın tezahürüdür. (Fütûhât-ı Mekkiyye ) "Rızkı veren Allah’tır, aOku
  9. 9Mümtehine Sûresi · s.60Tedbîrât-ı İlâhiyye , "Nefsin Evlâdının Terbiyesi" bu konuya ışık tutar. ↑ Kaynak: Fütûhât 'ta, nefsin "iftira" ve "hile" (keyd) ile hakikati örtme çabaları sıkOku
  10. 10Aşk ve İrfân Yolunda · s.356. ---------, Fütûhât-ı Mekiyye: Tasavvuf Terimleri Sözlüğü , çev. Ekrem Demirli, İstanbul: Litera Yayıncılık, 2015. ---------, Fütûhât-ı Mekkiyye , çev. Ekrem DOku
  11. 11DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.356. ---------, Fütûhât-ı Mekiyye: Tasavvuf Terimleri Sözlüğü , çev. Ekrem Demirli, İstanbul: Litera Yayıncılık, 2015. ---------, Fütûhât-ı Mekkiyye , çev. Ekrem DOku
  12. 12Bi'smi Has, Selâm (13) · s.44Fütûhât-ı Mekkiyye' nin başlarında buyururlar: Şiir: ------------------- Tercüme "Rab Hak'tır. Ve hakîkat bakışıyla bakılınca kul da Hak’tır. Mükellefin kim oldOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.