İçeriğe atla

Fütûhât-ı Mekkiyye kavramı neye işaret eder?

Kavram TanımıTemel düzey5 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Fütûhât-ı Mekkiyye, Muhyiddîn İbn Arabî'nin 560 bâbdan oluşan en büyük eseri olup, tasavvuf mâverâsının ansiklopedik kaynağıdır. Eserin adı, İbn Arabî'nin bu eseri Mekke'de Kâbe'yi tavaf ederken aldığı mânevî açılımlar (fetihler) sayesinde yazdığını belirtmesine işaret eder. Bu durum, eserin sadece coğrafî bir başlangıç noktasına değil, aynı zamanda Mekke'nin mânevî hazinesinden beslenen bir ilham kaynağına sahip olduğunu gösterir. Fütûhât, ibâdetten ahlâka, kâinatın yapısından velâyet hiyerarşisine kadar tasavvufî bilginin tüm dallarını kapsayan kapsamlı bir külliyattır.

Detaylı cevap

Fütûhât-ı Mekkiyye, İbn Arabî'nin tasavvuf-irfân külliyâtının en kapsamlı eseridir. Eserin yapısı altı ana bölüm (sifr) ve 560 bâb (fasıl) içerir. İçerdiği konular arasında ibâdet, ahlâk, kâinatın yapısı (merâtib-i vücûd), velâyet hiyerarşisi, esmâü'l-hüsnâ, mîrâc, Kur'ân tefsîri, tasavvuf âdâbı, ricâlü'l-gayb ve kıyâmet ahvâli gibi tasavvufî bilginin bütün dalları işlenir. Eserin yazımına 1202'de Mekke'de başlanmış ve 1238'de Şam'da tamamlanmıştır, bu da 36 yıl süren yoğun bir telif çalışmasını ifade eder. "Mekkî" adının sırrı, eserin sadece Mekke'de başlamasıyla sınırlı değildir; İbn Arabî, bu eserin mânevî açılımlarını Kâbe'yi tavaf ederken aldığını belirtir. Bu durum, eserin Mekke'nin mânevî hazinesinden beslenen bir ilhamla ortaya çıktığını vurgular. Fütûhât, vahdet-i vücud, hatm-i velâyet, ricâlü'l-gayb hiyerarşisi, esmâ ile fenâ ve peygamberlerin mertebeleri gibi pek çok tartışmalı mevzuyu da ele alır. Bu yönüyle zâhirî kelâmcılar tarafından şüpheli bulunmuştur. Eserin asıl mesnedi İbn Arabî'nin şahsî müşâhedeleri olmakla birlikte, dayanağı Kur'ân ve sünnettir. Fütûhât-ı Mekkiyye, "Feth (Açılma/Açma)" ve "Ganâim" bahisleri gibi bölümlerle mânevî açılımları detaylandırır¹. Ayrıca, "Nefs Mertebeleri" bahsinde nefs-i levvâme gibi kavramları da işler². Eser, Allah'ın her an "halk-ı cedîd" (yeni bir halk etme) ile âlemi var etmesini ve rızkın bu sürekli halk etmenin tezahürü olduğunu da belirtir³.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mümtehine Sûresi · s.60Fütûhât-ı Mekkiyye, "Feth (Açılma/Açma)" ve "Ganâim" Bahisleri, Füsûs'ül-Hikem, "Yusuf Fassı", Tedbîrât-ı İlâhiyye, "Tedbîrü'l-Mâl ve'l-Hâsıl" (Kazanç ve HarcamOku
  2. 2Mümtehine Sûresi · s.59(Fütûhât, “Nefs Mertebeleri” bahsi) ↑ Tedbîrât-ı İlâhiyye’ ↑ Fütûhât-ı Mekkiyye ↑ Tedbîrât-ı İlâhiyye ↑ Fütûhât-ı Mekkiyye ↑ Füsûs'ül-Hikem ↑ Füsûs'ül-Hikem, "FOku
  3. 3Fâtır Sûresi · s.26"Allah, her an 'halk-ı cedîd' (yeni bir yaratış) ile âlemi var eder. Rızık da bu sürekli yaratmanın tezahürüdür. (Fütûhât-ı Mekkiyye ) "Rızkı veren Allah’tır, aOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.