İçeriğe atla

Haşr 22-24 ayetindeki Esmâ'ül Hüsnâ kavramı tasavvufta neye işaret eder?

Ayet-TasavvufOrta düzey0 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Haşr Sûresi'nin 22-24. âyetleri, tasavvufta Esmâ'ül Hüsnâ'nın Hak'kın zâtının bilinme yolları ve tecellî mertebeleri olduğuna işaret eder. Bu âyetler, Allah'ın birliğini, gaybı ve şehâdeti bilmesini, Rahmân ve Rahîm oluşunu, Melik, Kuddûs, Selâm, Mü'min, Müheymin, Azîz, Cebbâr, Mütekebbir gibi isimlerini ve Hâlık, Bâri', Musavvir isimleriyle birlikte tüm güzel isimlerin O'na ait olduğunu vurgular¹. Tasavvufta her bir isim, sâlikin Hak'ka teveccüh kapısı ve bir tecellî mahalli olarak kabul edilir; bu âyetler de Esmâ'nın kaynağını ve Hak'kın yüce sıfatlarını açıkça ortaya koyar.

Detaylı cevap

Haşr Sûresi'nin 22-24. âyetleri, tasavvufta Esmâ'ül Hüsnâ'nın temel dayanaklarından biridir ve Hak'kın isimlerinin derin mânalarını açığa çıkarır. Bu âyetlerde geçen "Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ huve, âlimul gaybi veş şehâdeti, huver rahmânur rahîm" (O öyle Allah ki ondan başka ilâh yok gaybi de bilir ve şehâdeti de, O Rahmân'dır, Rahîm'dir) ifadesi, Allah'ın birliğini ve ilmini vurgularken, Rahmân ve Rahîm isimlerinin kaynak isimler olduğunu belirtir¹·². Tasavvufta bu kaynak isimler, diğer Esmâ'nın zuhûruna zemin hazırlar.

Devamında gelen "Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ huve, el melikul kuddûsus selâmul mu’minul muheyminul azîzul cebbârul mutekebbir, subhânallâhi ammâ yuşrikûn" (O öyle Allah ki ondan başka ilâh yok, Melik'tir, Kuddûs'tur, Selâm'dır, Mü'min'dir, Müheymin'dir, Azîz'dir, Cebbâr'dır, Mütekebbir'dir. Allah müşriklerin ortak koştuklarından münezzehtir) ifadesi, Hak'kın yüce sıfatlarını ve mutlak kudretini gözler önüne serer¹. Bu isimler, sâlikin Hak'kın azametini idrâk etmesine ve O'nunla ahlâklanmasına vesile olur.

Son olarak "Huvallâhul hâlikul bâriul musavviru lehul esmâul husnâ, yusebbihu lehu mâ fîs semâvâti vel ard ve huvel azîzul hakîm" (O Allah ki Hâlık'tır, Bâri'dir, Musavvir'dir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar, O'nu tesbih ederler. O, öyle üstündür, öyle hikmet sahibidir) âyeti, halkın ve şekillendirmenin Hak'ka ait olduğunu ve tüm Esmâ'ül Hüsnâ'nın O'nun olduğunu beyan eder¹. Tasavvufta her bir Esmâ'ül Hüsnâ, bir 'Rab' konumundadır ve Hak'kın ilâhî sayı sisteminin muhteşem işleyişini gösterir³. Bu âyetler, Esmâ'nın sadece zikredilen kelimeler değil, aynı zamanda Hak'kın kâinattaki tecellîlerinin ve sâlikin mârifet yolculuğundaki duraklarının anahtarları olduğunu açıkça ortaya koyar.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1) · s.186Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ huve, âlimul gaybi veş şehâdeti, huver rahmânur rahîm. (22) Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ huve, el melikul kuddûsus selâmul mu’minulOku
  2. 2Necm (Yıldız) Sûresi · s.121Esmâ’ül Hüsnada “Allah” ve “Rahmân” isimleri sıraya girmez çünkü onlar kaynak isimlerdir. Nasıl ki “Hz. Allah” ı, “Hz. Cebrâil” i ve “Hz. Muhammed” i ( 1 ) diyeOku
  3. 3İnşikâk Sûresi · s.64Sûre ve âyet sayısal değerinin toplamında (84+15= 99 ) Esmâ’ül Hüsnâ sayısal değeri göze çarpmaktadır. Cenâb-ı Hakk’ın İlâhi sayı sisteminin ne kadar muhteşem iOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.