Hûd kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
Hûd kavramı tasavvufta, ilahi fiillerin çokluğunun tek olduğunu müşahede etme mertebesinde işlenir. Bu mertebe, kesret tevhidi olarak adlandırılır ve Hakk'ın fiillerinin ve eserlerinin suretlerde müşahede edilmesidir. Hûd (a.s.) bu müşahede ile "dosdoğru yol üzerinde yürümek suretiyle yolunu bulmuş"tur. Sülûkî olarak, bu mertebe, salikin dünya ilgilerinden tecerrüd ederek, nefsin hevasından, zan ve hayalden, gafletten sıyrılarak saf bir gönülle Hakk'a yönelmesiyle tahakkuk eder. Bu yöneliş, Allah'ın ipine yapışmakla başlayan ve Kur'an ve sünnet eşliğinde doğrudan Allah'a ulaşan bir firar hâlidir.
Detaylı cevap
Hûd kavramı, tasavvufta hem bir peygamber kıssası olarak hem de bu kıssanın işaret ettiği manevi mertebeler açısından ele alınır. Hûd (a.s.), Kur'an-ı Kerim'de zikredilen ilk Arap peygamberidir ve ismi "H.V.D" kökünden türemiş olup "dosdoğru yol üzerinde yürümek suretiyle yolunu buldu" anlamına gelir. Bu, sâlikin Hakk'a ulaşma yolculuğunda izlemesi gereken "sırat-ı müstakim" ile ilişkilidir.
Hûd (a.s.)'ın kavmine daveti, "tevhid" konusunu merkeze alır. Bu tevhid, sadece Allah'ın varlığına ve birliğine inanmakla kalmaz, aynı zamanda ilahi fiillerin çokluğunun tek olduğunu müşahede etme mertebesine işaret eder. Bu, "kesret tevhidi" olarak ifade edilir; yani Hakk'ın fiillerinin ve eserlerinin, yaratılmışların suretlerinde müşahede edilmesidir. "Çünkü yürüyen hiçbir varlık yoktur ki, O, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbim dosdoğru yoldadır." (Hud/56) ayeti, bu müşahedenin temelini oluşturur. Her varlığın, Hakk'ın bir tecellisi olduğunu idrak etmek, bu mertebenin özüdür.
Sülûkî açıdan, Hûd (a.s.)'ın kavminin kalplerindeki "kirlilik ve habis" (şirk ve nefsi hevesler), marifetin yeşermesi için zeminin uygun olmamasını temsil eder. Sâlikin bu mertebeye ulaşabilmesi için, "nefsin hevasından, zan ve hayalden, gafletten sıyrılmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile" yola çıkması gerekir. Aklın ve gönlün vehim ve hayalin etkisi altında olması, gerçek faydayı engeller.
Hûd (a.s.)'ın kavmine yaptığı "emin bir nasihatçiyim" ifadesi, sâlikin de kendi nefsine karşı dürüst ve samimi bir muhasebe içinde olması gerektiğini gösterir. Bu yolculukta, "i'tisam" (Allah'ın ipine yapışmak) ve "firar" (Hakk'a kaçış) kavramları önem kazanır. Özellikle "havass'ül havasın firarı", Hakk'ın dışındaki her şeyden Hakk'a firar etmek, sonra bu firarı müşahede etmekten Hakk'a firar etmek ve nihayet bu firardan da Hakk'a firar etmek, yani "terki terk" etmek olarak açıklanır. Bu, Hûd (a.s.)'ın kavminin helak olmasına neden olan "uzaklık vehminden" kurtulup, Hakk'ın her yerde hazır ve nazır olduğunu idrak etme mertebesine tekabül eder. Bu mertebede, cehennem bile, Hakk'tan uzaklığın bir vehimden ibaret olduğunun açığa çıkmasıyla bir nimete dönüşebilir, zira "Rahmetim gazabımı geçmiştir" hadisi gereğince ilahi rahmet her şeyi kuşatır.
Kaynaklar
Bu cevabın dayandığı eser — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Eser, s. 1“GÖNÜLDEN ESİNTİLER: KUR’AN’I KERİM’DE YOLCULUK Terzi Baba Necdet Ardıç. İ’şari, Te’vil ve Tefekkürü. HUD SURESİ Terzi kızı Nihal Manaz. NECDET ARDIÇ İRFAN SOFRA”Oku
- 2Eser, s. 85“oluşur? Cevap: Davet Mudil isminden Hadi ismine ve Cabir isminden Adl ismine ve çeşitli yollardan “İhdinas sıratal müstakim” (Fatiha/5) ayet-i kerimesinde beyan”Oku
- 3Eser, s. 87“(Fusus’ul Hikem, sh.423) ---------------------- rtfSndPly11.58 11- Hud Suresi- Ayet 58 11.58 وَلَمَّا جَاءَ اَمْرُنَا نَجَّيْنَا هُودًا وَالَّذٖينَ اٰمَنُوا مَع”Oku
- 4Eser, s. 55“(Avni Konuk şerhi, Fusus’ul Hikem) İnsan şehadet kelimesini söylemekle yani dine adım atar. Allah’ın birliğine şahitlik eder. Dolayısıyla cahillikten bilmişliğe”Oku
- 5Eser, s. 3“peygamberliğin geçmiş toplumlardaki yerini anlatır. Nuh, Hud, Salih, İbrahim, Lut, Şuayb ve Musa peygam-berlerin kıssaları da yer almaktadır. Surenin nüzulünden”Oku
- 6Eser, s. 75“ne de kavmin. O hâlde sabret. Çünkü (iyi) sonuç, Allah'a karşı gelmekten sakınanların olacaktır. Elmalılı Hamdi Yazır Meali: 11.49- İşte bunlar gayb haberlerind”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
- Zâriyât Sûresi Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?
- Mü'minûn kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Kamer Sûresi Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?
- Tûr kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Şu'arâ kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.