İçeriğe atla

İbrâhîm Sûresi Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?

Kitap Soruları5 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, nefsâniyetten arınarak gönül ziraatiyle tevhid rızıklarını kazanmak, Hakk'ın esmâ-i ilâhiyyesinin zuhurları olan eşyayı idrâk etmek ve bu idrâki kalbin tasdikiyle müşâhedeye dönüştürmektir. İbrâhîmiyyet mertebesi, gönül Kâbesinin nefsânî oluşumlardan arınması ve tevhidin "lâ" bölümünün şuhud, "ilâhe illâllah" bölümünün ise kelâm ile ifade edilmesiyle başlar. Bu süreçte kişi, kendi kimliğini ortadan kaldırarak Hakk'ın varlığını idrâk eder ve faydasız bilgilerden arınıp irfaniyet ile gelen sözleri süzgeçten geçirir. Böylece, Hakk'a ulaşmak için kendisine en uygun esmâ kapısından girerek kemâlâtını tamamlar.

Detaylı cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, tasavvufî sülûkun amelî tatbikatını ve mârifet boyutunu kapsar. Bu dersler, kişinin nefsini terbiye etmesi, Hakk'ı tanıması ve varoluşsal hakîkatleri idrâk etmesi üzerine kuruludur.

1. Nefsâniyetten Arınma ve Gönül Ziraati: İbrâhîmiyyet mertebesine ulaşmanın ilk adımı, gönül Kâbesinin çevresinde nefsânî oluşumların olmamasıdır. Bu, sâlikin bedenin ve nefsin toprağında yapılan ziraatten uzaklaşarak gönül ziraatiyle tevhid rızıklarını kazanması anlamına gelir. Daha önceki mertebelerde kazançlar nefsî kanaldan gelirken, İbrâhîmiyyet ile birlikte rızıklar gönül ziraatiyle elde edilen tevhid rızıkları olur. Bu, kişinin nefsânî yüklerden arınarak manevî yüklere yer açmasıdır. (Kaynak 1)

2. Tevhid İdrâki ve Kelime-i Tevhid'in Hakîkati: İbrâhîmiyyet mertebesinde kelime-i tevhidin "lâ" bölümü şuhud (müşahede), "ilâhe illâllah" bölümü ise kelâm (söz) ile ifade edilir. Bu, insânlığın tefekkürü ve Hakk'a mi'racı hususunda büyük bir aşamadır. Âdem (a.s.) ilâhî isimleri öğrenmiş, İbrâhîm (a.s.) bunları hâl etmiş, Efendimiz (s.a.v.) ise hem öğrenmiş, hem yaşamış hem de yaşanmasını öğretmiştir. Gerçek tevhid ehli olmanın yolu, İbrâhîmiyyet mertebesine ulaşmaktan geçer. (Kaynak 1)

3. Eşyanın Hakîkatini İdrâk ve Kimlikten Arınma: Eşya, Cenâb-ı Hakk'ın esmâ-i ilâhiyyesinin zuhurlarıdır. Sâlik, madde olarak zannettiklerinin aslında Hakk'ın isimlerinin tezahürü olduğunu idrâk ettiğinde, bu idrâk onun bakış açısını tamamen değiştirir. Bu idrâkin birinci aşaması "la fâile illâllah" (fail ancak Allah'tır) iken, ikinci aşaması şuurlu varlıkların da kendilerine ait bir kimliklerinin olmadığını, oradaki varlığın Hakk'ın varlığı olduğunu idrâk etmektir. Bu, "küllü men aleyhâ fân" (Rahmân, 55/26) hakîkatinin ortaya çıkmasıdır. Bu noktada kişi, kendisine mal ettiği kimliğini ortadan kaldırmalıdır, çünkü kimlikler en büyük perdedir. (Kaynak 3, Kaynak 4)

4. İrfaniyet ve Faydasız Bilgiden Korunma: Gönül, değerli bir hazine yeridir ve yanlış şeylerle doldurulmamalıdır. Sâlik, duyduğu her sözü bir süzgeçten geçirmeli, irfaniyet ile gelen bilgileri ayırabilecek bir yapıya sahip olmalıdır. Faydasız bilgilerden korunmak, bilgisayarları zararlı yazılımlardan koruyan anti-virüs programları gibi bir sistem geliştirmeyi gerektirir. Bu, irfaniyet ile mümkündür. (Kaynak 1)

5. Müşâhede ve Kalbin Tasdiki: Gelen bilgileri süzgeçten geçirdikten sonra, sâlikin bunları müşâhedeye dönüştürmesi ve kalbinin bu müşâhedeyi tasdik etmesi gerekir. Eğer okunan veya gelen bir bilgiyi gönül tasdik etmiyorsa, o gidiş hayâlî olur ve insânı hüsrana uğratır. Efendimiz (s.a.v.)'in mi'racda "gözünün gördüğünü kalbi yalanlamadı" (53/11) âyetinde olduğu gibi, sâlik de bu hâli kendi hayatında yaşamalıdır. (Kaynak 1, Kaynak 5)

6. Esmâ Kapılarından Geçiş ve Kemâlât: Her bir esmâ-i ilâhiyye Hakk'a giden bir kapıdır. Hakk ehli olanlar, kendilerine Hakk'a ulaşmak için gelen kişiyi, âyan-ı sâbitesindeki esmâ terkibinde ağırlıklı isim hangi isimse o kapıdan içeri sokarlar. Bu, kişinin kemâlâtına ulaşması için en uygun yoldur. Hayâl ve vehim kapısından girerek esmâ kapısından geçmeye çalışmak, kişinin hayâl ve vehmini artırmaktan başka bir işe yaramaz. (Kaynak 2)

Bu dersler, sâlikin nefsini arındırarak, Hakk'ın varlığını idrâk ederek, irfaniyetle bilgiyi süzerek ve kalbin tasdikiyle müşâhedeye ulaşarak kemâlât yolunda ilerlemesini sağlar.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.43Kâbe-i Şerif’in çevresi olduğu belirtilmektedir. Bâtınen baktığımızda ise, ziraât toprakta olmaktadır ve bu toprakta bizim bedenimizdir, nefsimizdir. İşte İbrâhOku
  2. 2Kaynak · s.51mucrimîne yevme izin mukarrenîne fil asfâd.) “O gün, suçluların zincire vurulmuş olduğunu görürsün.” Oku
  3. 3Kaynak · s.27makamımdan ve tehdidimden korkan içindir.” İşte tevhid ehli rahmâni oluşumları ile nefsâni oluşumlardan uzaklaştıktan sonra dışarıda daha büyük bir güce kavuşupOku
  4. 4Kaynak · s.39nice nesiller boyunca insânların emrine verildikleri için sürekli hareket halinde 40 dönüp duruyorlar. Zâhiren bildiğimiz gece ve gündüz iken bâtınen fenâfillahOku
  5. 5Kaynak · s.45Eğer okuduğumuz veya bir şekilde bize gelen bir bilgiyi gönlümüz tasdik etmiyorsa içinde ne kadar güzel sözler olursa olsun gönül onu tasdik etmiyorsa o gidiş hOku
  6. 6Kaynak · s.53HADîS : 2. VEHB : Hakk’ın hibe yoluyla verdiği ilim. 3. KESB : Çalışılarak kazanılan ilim. 4. NAKİL : Muhtelif eserlerden, Mesnevi’i şerif, İnsân-ı Kâmil, FusûsOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.