İçeriğe atla

Kelime-i Hâlidiyye "Kelime-i Hâlidiyye" kitabının merkez teması ve asîl dayanağı nedir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Kelime-i Hâlidiyye'nin merkez teması, berzah hakîkati ve gizli nübüvvettir. Bu Fass, Hz. Hâlid bin Sinân'ın kıssası üzerinden fenâ-bekâ döngüsü, berzahî ahvâl ve niyyet ile amelin ecri arasındaki ilişkiyi inceler. Asıl dayanağı ise, Hz. Peygamber'in "O bir nebî idi ki kavmi onu kaybetti" hadîsidir. Bu hadîs, Hâlid bin Sinân'ın Arap kavmine gönderilmiş bir nebî olmasına rağmen, kavminin onun vasiyetine uymaması ve nübüvvetinin zâhir olmamasıyla ilgili hikmeti açıklar. Fass, Hâlid (a.s)'ın berzahî nübüvvet iddiası ve kavminin bu iddiayı gerçekleştirmemesi üzerinden, âlemler arasındaki perdeleri ve ilâhî rahmetin tecellîlerini ele alır.

Detaylı cevap

Kelime-i Hâlidiyye Fassı, Hz. Hâlid bin Sinân'ın hayatı ve vefatından sonraki vasiyeti etrafında şekillenir. "Samed" isminin iki mânâsı olan "içi boş olmayan şey" ve "maksad/melce'" kavramları, Fass'ın temelini oluşturur. Hâlid (a.s), Îsâ (a.s)'dan sonra ve Hz. Muhammed (s.a.v)'in bi'setine yakın bir zamanda zuhûr eden bir nebîdir. Kavmi, önemli işlerinde ona sığınır ve duası bereketiyle belâlar defedilirdi. Ancak kavmi, onun emirlerine muhâlefet ettiği için nübüvveti zâhir olmamıştır.

Hâlid (a.s), vefat ettikten sonra berzah ahvâlini müşâhede edeceğini ve ilâhî emirle tekrar dirilerek "nübüvvet-i berzahiyye" ile zuhûr edeceğini iddia etmiştir. Bu iddiayı ispatlamak için de vefatından kırk gün sonra kabrinin kazılmasını ve kendisine suâl sorulmasını vasiyet etmiştir. Amacı, berzahtaki hükmün dünyevî hayat sûreti üzere olduğunu haber vererek, tüm resûllerin dünyevî hayatlarında haber verdikleri şeyin doğruluğunu ortaya koymaktır. Böylece, âlemler için rahmet olan resûllerin getirdiği şeye tüm âlemin îmân etmesini sağlamayı hedeflemiştir.

Ancak kavmi, kabir kazmanın ayıplanacak bir durum olduğunu düşünerek bu vasiyeti yerine getirmemiş ve Hâlid (a.s)'ın muradını zâyi' etmiştir. Bu durum, Hz. Peygamber'in "Merhabâ, ey kavmi kendisini zâyi' eden nebînin kızı!" hadîsiyle de teyit edilir. Fass, bu olay üzerinden niyyet ve amel arasındaki ilişkiyi, özellikle de niyyetin ecrinin amelin ecriyle eşit olup olmadığı meselesini tartışır. Hâlid (a.s)'ın niyyeti, âlemin hidâyetini murad etmekti; ancak ameli gerçekleşmediği için, sadece niyyetin mi yoksa hem niyyetin hem de amelin ecrinin mi hâsıl olacağı sorusu ortaya konulur. Şer'î delillerle, niyyetin ecrinin amelin ecriyle eşit olabileceği belirtilir; ancak Hâlid (a.s)'ın nübüvvet-i berzahiyye ile zuhûr etme talebi, niyyetle ameli bir araya getirme arzusunu gösterir. Bu da, niyyet ile amel arasında bir fark olduğunu ve Hâlid (a.s)'ın her iki ecri de elde etmek istediğini vurgular. Fass, bu hikaye üzerinden berzahın "gayb-ı muhâlî" yönünü ve bu gaybın mükâşefesinin azlığını da ele alır.</blockquote>

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.1﷽ XXVI لِدِيَّةٍفَص ُّ حِكْمَة ٍ صَمَدِيَّة ٍ فِي كَلِمَة ٍ خَ BU FASS KELİME-İ HÂLİDİYYE’DE MÜNDEMİC HİKMET-İ SAMEDİYYE BEYÂNINDADIR Ma’lûm olsun ki, “Samed”inOku
  2. 2Kaynak · s.5mükâşif olmakla bilirler. Hâlbuki ahvâl-i mevtâyı mükâşefeye kādir olmazlar.لْخَبِيــرلْعَلِيــم ُللّٰــه ُوَ Ve Allah Alîm ve Habîr’dir.” (Şerh-i Dâvûd-ı KayseOku
  3. 3Kaynak · s.7Şek yoktur ve hilâf yoktur ki, muhakkak onun için niyyetinin ecri vardır. Belki şek ve hilâf, matlûbun ecrindedir ki, onun temennî-i vukūu, vücûdda onun adem-i Oku
  4. 4Kaynak · s.3hüküm, hayât-ı dünyâ sûreti üzere olduğunu haber vere! Bununla hayât-ı dünyâlarında ihbâr ettikleri şeyde resûllerin kâffesinin sıdkı biline! İmdi Hâlid’in garaOku
  5. 5Kaynak · s.11amel ecirlerinden birisinin verileceğini nassetmedi; belki cemâate hâzır olup namaz kılanın ecri verileceğini ıtlâk üzere beyân buyurdu. Ya’ni cemâatle edâ-yı sOku
  6. 6Kaynak · s.9onlar amel ve niyyet beynini cem’ettiler. Şer’de tesâvîyi, ya’ni niyyet ile amel beynindeki ecrin müsâvî olduğunu gösteren ahâdîs-i şerîfeden birisi budur ki, (Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.