Kerâmet kavramı neye işaret eder?
Kerâmet, tasavvufta velîlerden zuhûr eden, peygamberlik iddiası taşımayan, âdetin yasalarını aşan olağanüstü hâllere verilen isimdir. Lugatte 'ikrâm, lütuf, ihsân' anlamına gelir. Kur'ân'da Hz. Meryem'e hurma ve su gelmesi (Meryem 25) ve Âsaf b. Berhiyâ'nın taht getirmesi (Neml 40) gibi olaylarla meşruiyeti sabittir. Kerâmet, mucizenin velâyet karşılığı olup, peygamber için mucize ne ise velî için kerâmet odur¹. Ancak tasavvuf büyükleri, hissî kerâmetlerden ziyade, kişinin kendi hakikatini ve eşyanın hakikatini idrak etmesi gibi manevî kerâmetleri daha üstün ve kalıcı kabul ederler².
Detaylı cevap
Kerâmet, velâyet alâmeti olarak görülse de tek başına velâyetin delili sayılmaz. Tasavvufta kerâmetler iki ana türde zuhûr eder: Kerâmet-i hissiyye (kevniyye) ve Kerâmet-i ma'neviyye (ilmiyye). Kerâmet-i hissiyye, duyularla idrak edilen, zaman içinde olup biten ve geçici olan olağanüstü olaylardır. Bunlar keşf-i kabûr (kabir hâllerini görme), tayy-ı mekân (anında uzak yere gitme) gibi hâllerdir³. Maddi oluşumları içerdiği için tasavvufta bu tür kerâmetlere pek itibar edilmez ve velîler tarafından çoğunlukla reddedilir³. Zira bu tür kerâmetler sâliki kibre düşürebilir ve berzah mertebesiyle irtibatlıdır⁴.
Kerâmet-i ma'neviyye ise ahlâkî ve manevî kerâmetlerdir; istikâmet üzere kalmak, sabra muvaffak olmak, niyetin Hak'la birlikte olması gibi hâlleri kapsar. Özellikle ilâhî ledünnî bilgi yönünden oluşan kerâmetler, söylenen sözler, sohbetler ve yazılan eserler bu kategoriye girer³. Tasavvuf büyükleri, manevî kerâmetleri daha üstün ve kalıcı kabul ederler, çünkü bunlar ruha ait olup kesintiye uğramazlar ve istikâmetin garantisidir⁵. En büyük kerâmet, kişinin eşyanın hakikatini idrak etmesi, kendini ve Rabbini tanımasıdır⁶. Mucizeden farkı ise, mucizenin peygamberlik iddiası taşıması ve muârazaya çağrı olması, kerâmetin ise iddiâsız ve velînin mahremiyetinde zuhûr etmesidir. Peygamberlerin ve evliyaların kalplerdeki tasarrufları da gizli kerâmetlerdendir¹.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Mesnevî Cilt 11 · Beyit 1533 (s. 495)“Ma'lâmdur ki, hârikulâde haller, peygamberlerden zuhür ederse onlara “mu'cize” derler; ve onların vârisleri evliyâdan zâhir olursa onlara da “kerâmet” derler; v”Oku
- 2Bendeki Terzi Babam (Cilt 2), s. 21“Genelde insânlar (kerâmet) meraklısıdır’lar. İşte gerçek irfâniyyet, sûrî ve zâhiri (kerâmet) ile (olmaz) “istisnâları kaideyi bozmaz”. Gerçek “kerâmet,” (kerâm”Oku
- 3Terzi Baba (Cilt 1), s. 235“Kerameti Kevniyye Kerameti İlmiyye Kerameti Kevniyye : Belli bir zaman içinde olup biten, geçip giden kerametlerdir. Maddi olan oluşumları içerdiği için tasavvu”Oku
- 4K1-89, Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 2), s. 171
- 5Mesnevî Cilt 9 · Beyit 1314 (s. 438)“Yani, işe yarayan şey ebedî olandır ki, o da gizli keramet olan manevî kerametlerdir; ve bu kerametler cisme ait değil ruha ait olduğundan, maddî kerametler gib”Oku
- 6İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları, Bölüm 193“İşte Peygamber Efendimiz “ya Rabbi bana eşyanın hakikatini göster” dediği sır hikmetin yolunu ve kapısını bize açmakta ve şunu da ifade edebiliriz ki bu alemde ”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.