İçeriğe atla

Kıyâmet'in Üzeyriyye Fassı'ndaki dayanağı nedir?

Kavram-Fass Eşleşmesi0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Kıyâmet'in Üzeyriyye Fassı'ndaki temel dayanağı, Bakara Suresi'nin 259. ayetidir: "Allâh bunu nasıl diriltir? dedi. Allâh onu yüz sene öldürdü." Bu ayet, Hz. Üzeyr'in yüz yıl ölü kalıp sonra diriltilmesi hadisesini anlatarak, kaderin ve ba'sın (yeniden dirilişin) hikmetini gözler önüne serer. Üzeyriyye Fassı, bu hadiseyi bir dayanak olarak kullanarak, kıyâmetin sadece kâinatın sonu değil, aynı zamanda her an vuku bulan bir diriliş ve dönüşüm süreci olduğunu vurgular. Kader sırrının tartışılmazlığı ve ancak müşâhede ile idrak edilebileceği fikri, bu fassın ana eksenini oluşturur. Kıyâmet, burada, varlığın sürekli gaybdan şehadete ve şehadetten gayba intikal eden kesintisiz teceddüdü olarak ele alınır; bu, ilahî iradenin ve kudretin her an tecellî etmesidir.

Detaylı cevap

Üzeyriyye Fassı, kıyâmet kavramını sadece büyük kâinatî bir olay olarak değil, aynı zamanda bireysel ve sürekli bir dönüşüm süreci olarak ele alır. Bu fassın temelinde yatan hikmet, "Hikmet-i Kaderiyye"dir. Hz. Üzeyr'in yüz yıl ölü kalıp sonra diriltilmesi, ilahî kudretin ve kaderin tecellîsinin en çarpıcı örneklerinden biridir. Bu olay, ölülerin nasıl diriltileceği sorusuna pratik bir cevap sunarak, ba's ve yeniden inşâ hakikatini gözle görülür hale getirir.

Tasavvufî açıdan kıyâmet, farklı mertebelerde zuhur eder. Birincisi, her an vuku bulan kıyâmettir ki, âlemlerin sürekli gaybdan şehadete ve şehadetten gayba intikal etmesidir. Bu kesintisiz teceddüd, ilahî iradenin her an işleyişini gösterir. İkincisi, mevt-i ıztırârî (zorunlu ölüm) ile gerçekleşen kıyâmettir; her insanın ölümü kendi kıyâmetidir. Üçüncüsü, sâlikin hayattayken yaşadığı mevt-i irâdî (iradî ölüm) veya kıyâmet-i suğrâdır. Bu, nefsin ölümü, vücud iddiâsının çözülmesi ve kalbin hesaba çekilmesidir. Dördüncüsü, fenâfillah ve bekâbillah mertebelerine ulaşan ârif-i billah'ın nefsinde zuhur eden "kıyâmet-i kübrâ"dır ki, kesretin tamamen kalkması ve tam vahdetin gelmesidir. Beşincisi ise, kâinatın tamamı için vaat edilmiş olan büyük kıyâmettir.

Üzeyriyye Fassı, özellikle kader sırrının tartışılmazlığını ve ancak müşâhede yoluyla idrak edilebileceğini vurgular. Hz. Üzeyr'in tecrübesi, kadere imanın asıl numunesidir. Bu fass, modern çağdaki kader, cebr ve ihtiyar tartışmalarına karşı, sülûkî bir tutum sergileyerek, bu hakikatlerin nazarî bilgiden ziyade zevk ve müşâhede ile kavranabileceğini işaret eder. Kıyâmet, bu bağlamda, Zât'ın zuhuru ve sıfat saltanatının sönüşü olarak da yorumlanır; yani tüm varlıkların nihayetinde Hakk'ın mutlak birliğine rücu etmesi ve tüm isim ve sıfatların Zât'ın ahadiyetinde toplanmasıdır.

<small>(Kaynak 1 · Kaynak 2 · Kaynak 4 · Master Cevap: K4-203 · Master Cevap: K1-43 · Master Cevap: K5-233)</small>

Kaynaklar

Bu cevap kütüphanedeki 3 eserden derlendi — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.31daha derinden sarsmış ve uzun zaman etkisinden çıkamamıştım. Gördüğüm zuhurat aynı âyetlerde tasvir edilen gibiydi, ne ay ne güneş vardı, kapkaranlık olan dünyaOku
  2. 2Kaynak · s.43açsın! Fikir ve hayâlin perdesiz kanat açtığı gün, yevm-i kıyâmettir; ve yevm-i kıyâmet üç nevi’dir: Birisi, umûmiyyetle “mevt-i ıztırârî” hâlidir. Nitekim, “ÖlOku
  3. 3Kaynak · s.29bedeninin mili mi kaldı? Yoksa gözlerine mil çekildi, a’mâ (kör) olarak kıyâmet günü gaflet hâlin ile kalktın? قِ Devamında olan “Kaf” senbol harfi ise bir önceOku
  4. 4Kaynak · s.215kıyâmet günü yeryüzü tamamen O'nun avucundadır (tasarrufundadır) ): "Kıyâmet" kelimesi, yalnızca âhirette kopacak olan büyük kıyâmeti değil, farklı mertebelerdeOku
  5. 5Kaynak · s.23Âdem-in yeryüzünde görünmesi, kıyamet âlâmeti, Hazret-i Rasûlüllah’a risâletin gelmesi ise, kıyâmetin başlamasıdır. O günden beri kıyamet süresi, (Sûresi) okunmOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.