Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?
Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, nefsi benliği ortadan kaldırarak Hakk'ın vechini murad etmek, afâkî ve enfüsî hükümleri birleştirerek hakikate ermek ve tarikat eğitiminin gerektirdiği çalışmaları belirli bir sistem içinde sürdürmektir. Bu süreç, kişinin kendi kendine yapamayacağı, bir cemaat veya camia içinde, bir kervana iltihak ederek seyretmesi gereken bir yolculuktur. İrfan mertebesi, bu yolculuğun en hızlı ve en kısa götürenidir ve kişinin kendi varlığının hakikatini idrak etmesi, nefsinin amiri olması ve Hakk'ın dilini konuşmasıyla kemâle erer.
Detaylı cevap
Sâlikin irfânî dersleri, öncelikle nefs mücadelesi ile başlar. Bu, fiziksel ölümden ziyade, kişinin kendi bünyesinde var zannettiği izafî benliğini ortadan kaldırmasıdır. Bu bağlamda, dinin asgarî müşterek farzlarını yerine getirmek ve ardından tarikat eğitiminin gerektirdiği hususları ortaya koymak elzemdir. Bu eğitim, kişinin belirli bir sistem içerisinde bir kervana iltihak edip o kervanla birlikte seyir etmesini gerektirir. Kehf Sûresi 18/28'de belirtildiği gibi, sabah akşam Rablerine müracaat eden, O'nun vechini murad eden kimselerle birlikte sabretmek, bu eğitimin temelini oluşturur. Bu, kişinin kendi kendine ilim sahibi olamayacağı, mutlaka bir camia ve cemaate ihtiyaç duyduğu gerçeğini vurgular.
İrfanî derslerin bir diğer önemli boyutu, zahir ve batın olmak üzere dinin iki yönünü idrak etmektir. Kitap, bu iki yönün kendi bünyesinde birçok yönü geliştirdiğini ve bunlardan en önemlisinin kendini bilip bulup tanımak olduğunu belirtir. Bu, akl-ı cüz'ün hakikatinin ne olduğunu idrak etmek ve akl-ı küll'e uruc etmektir. Bu idrak, afâkî (dışsal) ve enfüsî (içsel) hükümleri birlikte yaşamakla mümkündür. "Ne var âlemde, o var Âdem'de" sözü, bu birleşimin önemini ifade eder. Kişi, afakta olanı kendinde bulmalı, kendinde olanı afakta görmelidir. Bu sayede, kalden (laftan) geçip hâl ehli olunur ve varlığın hakikati yakîn ehli olarak anlaşılır. Yakîn mertebesi, kurbiyetten farklı olarak iki varlığın birbirine yaklaşması değil, tek varlığın kendini kendinde bulmasıdır.
Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, aynı zamanda şeyh odaklı bir sistemden derviş odaklı bir sisteme geçişi de içerir. Gerçek irfan yolunda, şeyh efendi sadece bir rehberdir; dervişin kendi yolunda kendisinin koşturması, kendi nefsaniyetini ortadan kaldırarak Hakk'ın diliyle konuşması beklenir. Bu, nefsin kulluğundan ve kullara kulluk olmaktan kurtulmayı, nefsin amiri olmayı gerektirir. Şeyhin görevi, canları nefis mertebesinden çıkarıp Hakikat-ı İlâhiyeye ulaştırmak, ruh mertebesine çıkarmaktır. Bu yolculukta, "men arefe nefsehu fakat arefe rabbehu" hadisi gereğince, kişi kendi nefsini bilerek Rabb'ini tanır. Bu, alimlerin bilgi nakletmesinden farklı olarak, ariflerin yaşayarak bilmesidir. Arif, kendini bilen, kendinde yaşayan ve Rabb'ini müşahede edendir. Bu bağlamda, Kur'an'ın zahirini taşıyan hafızların "hamele-i Kur'an" olduğu gibi, Arif-i Billah da Zat'ın yüklenicisi, yani "Kur'an-ı Natık"tır. Bu irfânî dersler, dervişliğin ciddiyetini ve kişinin kendi varlığını en iyi şekilde bilmesi gerektiğini vurgular.
Kaynaklar
Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kaynak · s.201“bu hayat gemisini yahut hayat ipini elimizde gevşek tuttuğumuz için elimizden kayıp kayıp gidiyor, her gün 24 m si gidiyor. Ama o elimizde sıkı tutarsak kolay k”Oku
- 2Kaynak · s.5“mesleğim ne de haddim olmadığı halde bu zor işe kalkışmam bir şeyler ispatlamak çabası içinde değilim. Ancak muhtelif zamanlarda yapmış olduğumuz ilgili sohbetl”Oku
- 3Kaynak · s.285“ayrıca insalığı tarif ediyor tabi. Dervişlik demek zaten insanlık demektir onun eğitimi demektir. Sonra ne diyor boyunduruğa koşulmamış olacak diyor, yani şartl”Oku
- 4Kaynak · s.475“bunun çok açık bilinmesi lazımdır. Kim nedir nerededir, ona göre tesbit edilsin ona göre gidilecekse arkasından gidilsin gidilmeyecekse gidilmesin. Bir şeyh efe”Oku
- 5Kaynak · s.217“arefe…” diyor, “men alime…” demiyor. Bakın alimler bilir demiyor, arifler bilir diyor. Alim ile Arif arasında ne fark vardır, alimler bir şeyi eğiterek zahir bi”Oku
- 6Kaynak · s.477“eksikliklerini tamamlamaya çalışan hakikat-ı İlahiye yolu üzerinde seyrini tamamlamaya çalışanlardan eylesin. En iyi şekilde Hz rasulullah’ı Hakikat-ı Muhammedi”Oku
İlgili sorular
- Mü'minûn kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mübârek kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Tûr kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Kelime-i Yûnusiyye "Kelime-i Yûnusiyye" kitabının merkez teması ve asîl dayanağı nedir?
- Necdet kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.