Lâhût nedir?
Lâhût, tasavvufta ilâhî mertebeyi, ulûhiyyet âlemini ifade eden bir kavramdır. Vücud mertebelerinin en üstü olup, Hakk'ın kendi zâtının mertebesidir ve tenezülün başlangıç noktası, urûcun ise zirvesidir. Kelime-i Îseviyye'ye göre, eşyanın şekillerine sirayet eden hayatın bu miktarına "lâhût" denilmiştir; çünkü ruh Rahmanî nefestir ve hayat ruhun zâtî sıfatıdır, dolayısıyla Hayat ilâhî sıfatlardan biridir ve sıfatlar Zât'ın tekil hakikatidir¹. Hakikat ehli, niteliksiz ve renksiz olan Zât'tan ibaret olan lâhûta "Hü" ile işaret ederler².
Detaylı cevap
Lâhût, tasavvufun zirve mertebesi olarak kabul edilir ve yukarıdan aşağıya beş mertebeli iniş sisteminde birinci mertebedir. Bu mertebe, ilâhî Zât'ın, sıfatlarının ve esmâsının bulunduğu âlemdir. Lâhût, ne idrâk edilebilir ne de sınırlandırılabilir; sadece nefyle bilinir. Kelime-i Îseviyye'de belirtildiği üzere, eşyanın suretlerine yayılan hayatın bu miktarına "lâhût" denilmesi, ruhun Rahmanî nefes olması ve hayatın ruhun zâta ait sıfatı olmasından kaynaklanır. Bu bağlamda Hayat, ilâhî sıfatlardan biridir ve sıfatlar Zât'ın tekil hakikatidir³. Bu nedenle, bizim içimizdeki ruhun "Lâhût" hakikatinde olduğu ifade edilir; yani ilahiyat, ilahlık hâlimizdir⁴. Lâhût, niteliksiz ve renksiz olan Zât'tan ibarettir ve hakikat ehli buna "Hü" ile işaret ederler²·⁵. "Lâm" harfi lâhût âlemini temsil ederken, "Elif" ise ahadiyyetin sıfat mertebesindeki temsilcisidir. Bu iki harfin önüne bir "Elif" getirilerek "Lâm"da şedde ile lâhût tecellisi şiddetlendirilerek "İllâ" kelimesine dönüşür⁶·⁷. Bu durum, sıfatların âlem-i mülke doğru nüzule geçişini ve orada faaliyete geçtiklerinde kendi başlarına işler yapmamaları gerektiğini ifade eder⁶. Cenâb-ı Hakk yeryüzünde kendi zuhurunu murat ettiğinde, halkıyyeti ile onu meydana getirmiş, lâhût yani ilâhî hâli ile faaliyetini tamamlamış ve "fe yekûnu" yani o da hemen olmuştur⁸.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Kelime-i Îseviyye, s. 68“Yani eşyanın şekillerine sirayet eden hayatın bu miktarına "lâhût" (ilâhî âlem) denildi. &10024; Yani eşyanın şekillerine yayılan hayatın bu miktarına "lâhût" (”Oku
- 2Mesnevî Cilt 3 · Beyit 6726 (s. 6726)“"Lâhût" (ilahî öz) ise, niteliksiz ve renksiz olan Zât'tan ibarettir ki, hakikat ehli buna "Hü" ile işaret ederler. Yani, "Bizim beşeriyetimizin sırrı, niteliks”Oku
- 3Kelime-i Îseviyye, s. 69“Yani eşyanın suretlerine yayılan hayatın bu miktarına “lâhût” denildi. Çünkü ruh Rahmanî nefestir; ve hayat ruhun zâta ait sıfatıdır. Bu sebeple Hayat, ilahi sı”Oku
- 4Kelime-i Îseviyye, s. 47“Paragraf: İmdi eşyada sâri olan hayâttan bu mikdâr "lâhût" ile tesmiye olunur. Ve "nâsût", / ancak kendisiyle bu ruhun kâim olduğu mahaldir. Binâenaleyh onunla ”Oku
- 5Fusûs Mukaddimesi, s. 99“72│MUKADDEME Ba’zıları da dört isim ile icmâl edip “lâhût”, “ceberût”, “melekût”, “nâsût”derler. “Lâhût” bî-keyfiyet ve bî-renk olan zâttan ibârettir ki, buna “”Oku
- 6Aşk ve İrfan Yolunda Bir Ömür (Alıntı)““Lâm” lâhût, “Elif” ise ahadiyyetin sıfat mertebesindeki temsilcileridir. Onların önüne bir Elif getirilerek “Lâm”da şedde ile lâhût tecellisi şiddetlendirilere”Oku
- 7Kelime-i Tevhîd, s. 198“() “lâm” lahut, ( ) “elif” ise, ahadiyyet’in sıfat mertebesindeki temsilcileridir. Onların önüne bir “elif” getirilerek “lâm”da şedde ile lahut tecellisi şidd”Oku
- 8İnşikâk Sûresi, s. 38“(Ha) halkolunma, (Lâm) Lâhut âlemi, (Fe) “fe yekûnu” yani “hemen olur” demektir. Cenâb-ı Hakk (c.c) yeryüzünde kendi zuhurunu murat edince halkıyyeti ile onu me”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.