Levlâke kavramı hangi durumlarda bozulur veya gizlenir?
Levlâke kavramının kendisi, yani Hakîkat-i Muhammediyye'nin temelini oluşturan bu ilâhî sırrın özü bozulmaz veya gizlenmez; zira o, kâinatın halk gayesini ifade eden ezelî bir hakikattir. Ancak, sâlikin bu hakikati idrâk etme ve yaşama hâli, tasavvufî diğer hâllerde olduğu gibi, üç temel sebeple bozulabilir veya gizlenebilir: niyetin bozulması (riyâ, sum'a, ucb), şer'î edebin terk edilmesi ve gaflet ile ülfet hâline düşülmesi. Bu durumlar, sâlikin Levlâke sırrına vâkıf olma ve onu temsil etme yeteneğini zayıflatır, hatta ortadan kaldırır.
Detaylı cevap
Levlâke, "sen olmasaydın, sen olmasaydın âlemleri halk etmezdim" anlamına gelen kudsî bir hadis olup¹·², tasavvufta Hakîkat-i Muhammediyye doktrininin temel ifadesidir. Bu hakikat, Cenâb-ı Hakk'ın bilinme arzusunun en kâmil tecellisi olan Hz. Muhammed'in (s.a.v.) varlığına işaret eder ve kâinatın halk gayesini açıklar. Bu ilâhî sırrın kendisi ezelî ve bâkî olduğundan bozulması veya gizlenmesi söz konusu değildir. Ancak, bir sâlikin bu sırrı kendi nefsinde idrâk etme ve yaşama hâli, tasavvufî sülûkun diğer mertebelerinde olduğu gibi, bazı durumlarda zayıflayabilir veya gizlenebilir.
Bu gizlenme veya bozulma hâlleri üç ana başlık altında toplanır:
-
Niyetin Bozulması: Sâlikin Levlâke sırrına dair idrâkini veya bu sırra uygun amellerini riyâ (Allah için olanı halk için yapma), sum'a (amelinin duyulmasını isteme) veya ucb (kendi amelini beğenme) gibi niyet âfetleri kirletirse, bu hâl bozulur. Hadîs-i şerîf "Ameller niyetlere göredir" (Buhârî, Bed'ü'l-vahy 1) prensibi gereği, bu tür niyet bozuklukları, Levlâke sırrının sâlik üzerindeki tecellisini engeller ve hâli gizler. Bu âfetler "şirk-i hafî" olarak kabul edilir ve girdiği amel ve hâlin tahakkuk etmesini engeller.
-
Şer'î Edebin Terki: Levlâke sırrının idrâki veya bu idrâkin getirdiği hâller, şer'î ölçülere uygun olmadığı takdirde istidrâca dönüşebilir. İbn Arabî'nin de belirttiği gibi, "Şer'a muvâfık olmayan keşf, keşf değil, hayâldir". Sâlikin, bu yüce sırrı yaşarken sünnete muhalif bir tavır sergilemesi, hâlin Hak'tan değil, nefisten veya cinden gelmesine yol açabilir ve Levlâke sırrının hakiki tecellisini gizler.
-
Gaflet ve Ülfet: Sâlikin, Levlâke sırrının sahibinden (Allah ve O'nun Habibi) gâfil olup, sadece hâle âşık olması veya bu hâli sıradanlaştırması (ülfet), hâlin gizlenmesine neden olur. "Onlar Allâh'ı unuttular, Allâh da onları unutturdu" (Haşr 59/19) ayeti bu durumu açıklar. Bu gaflet, sâlikin içsel kuvvetinin dışsal hükümlere yenik düşmesi gibidir; ruhanî hükümler üstün geldiğinde nefsanî sıfatlar gizlenirken, nefsanî sıfatlar ağır bastığında ruhanî hâller gizlenir³. Bazen bu gizlenme (kabz), sâliki bekâ-i tâm öncesi temkîne hazırlayan ilâhî bir lütuf olarak da tecelli edebilir.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Altı Peygamber (Cilt 6) — Hz. Muhammed (s.a.v.) · s.12““Levlâke levlâk lemâ halâktül eflâk” yani “eğer sen olmasaydın, olmasaydın, bu âlemleri halk etmezdim.” Diyen Zât-ı Ahadiyye işte bu hitabını (13)’ ten (13)’ e ”Oku
- 2Muhammed Sûresi · s.7““Levlâke levlâk lemâ halâktül eflâk” yani “eğer sen olmasaydın, olmasaydın, bu âlemleri halk etmezdim.” Diyen Zât-ı Ahadiyye işte bu hitabını (13)’ ten (13)’ e ”Oku
- 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5 · s.1158“İçsel olan kuvvet bulunca, dışsal olanın hükümleri gizlenir. Aynı şekilde, insan varlığında ruhanî hükümler üstün geldiği zaman, nefsanî sıfatlar gizlenir. "Nas”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.