İçeriğe atla

Makâm kavramı, lugat anlamından farklı olarak tasavvufta nasıl tanımlanır?

Kavram TanımıTemel düzey4 görüntülenme12 kaynak
Kısa cevap

Makâm, lügatte "duruş yeri, mevki" anlamına gelirken, tasavvufta sâlikin sülûk esnasında ulaştığı istikrarlı manevî mertebenin adıdır. Hâlden farklı olarak süreklilik arz eder ve sâlikin amel ve tahkîk ile elde ettiği bir mevkiyi ifade eder. Makâm, aynı zamanda Hakk'ın isimlerinin sâlikin günlük yaşamında tezâhür ettiği esmâî bir mertebedir; örneğin, tövbe makâmında olan sâlik, Hakk'ın "et-Tevvâb" isminin tecellîsidir. Bu mertebeler, sâlikin kalbinin tahavvülüyle açılır ve tevbe, sabır, tevekkül, rızâ gibi çeşitli aşamalardan oluşur.

Detaylı cevap

Makâm, tasavvufî terminolojide sâlikin manevî yolculuğunda katettiği ve üzerinde istikrarlı bir şekilde durduğu mertebeleri belirtir. Lugat anlamı olan "duruş yeri" veya "mevki" bu istikrarlı hâli çağrıştırır. Makâm, hâl ile karşılaştırıldığında sürekliliği ile öne çıkar; hâl geçici ve ânî iken, makâm sâlikin kişiliğine yerleşen, ondan ayrılmayan bir özelliktir. Hâl, ilâhî bir mevhibe (vergi) iken, makâm sâlikin kendi gayreti ve ameliyle (kesb) elde ettiği bir mevkiidir.

Tasavvufta makâmlar genellikle belirli bir sıralama içinde ele alınır: tevbe, vera', zühd, fakr, sabır, tevekkül, rızâ, mârifet, muhabbet ve fenâ. Sâlik, bir makâmı tam anlamıyla tahkîk etmeden bir sonrakine geçemez; örneğin, tövbeyi yaşamadan vera'a ulaşamaz. Makâmın irfânî tanımı, onu sadece psikolojik bir istikrar veya ahlâkî bir kemâlât tablosu olmaktan çıkarıp, esmâî bir mertebe olarak konumlandırır. Bu anlayışa göre, sâlik bir makâmda iken, o makâmla ilgili ilâhî ismin tecellîsine mazhar olur; rızâ makâmında olan sâlik "er-Razî" isminin tezâhürüdür. Sâlikin kalbinin tahavvülü, yani değişimi ve dönüşümü, yeni makâmların açılmasının temel zeminidir. Bu dönüşüm, sâlikin manevî ilerlemesini ve Hakk'a vuslatını sağlayan bir süreçtir.

Kaynaklar

Bu cevap kütüphanedeki 8 eserden derlendi — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Ra'd Sûresi · s.335Tasavvuf geleneğinde bu tarz bir bilgi “ilm-i ledünnî” olarak tanımlanır. Bu ilim, sadece öğrenilerek değil, kalp arınması ve nefis terbiyesi yoluyla Allah taraOku
  2. 2Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3) · s.174--------- “ Sözlükte kutb kelimesi (çoğulu aktâb) değirmenin mili, eksen demiri, eksen: gökyüzünün kuzey yarımküresinde bulunan yıldız, bir topluluğun yöneticisOku
  3. 3Terzi Baba (Cilt 1) · s.297Müfessirler belirtilen âyetlere değişik mertebelerden az farklı ifade-lerle mânâ vermişlerdir. Âyete lûgat mânâsı ile baktığımızda; “zü” sahip “mirre” kuvvet, AOku
  4. 4Terzi Baba (Cilt 2) · s.185. ------------------- “ Sözlükte kutb kelimesi (çoğulu aktâb) değirmenin mili, eksen demiri, eksen: gökyüzünün kuzey yarımküre-sinde bulunan yıldız, bir topluluOku
  5. 5DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.10Bu eğitim tarzının uygulandığı mekanlar olan halvethâneler ise çok önemli görevler ifa etmişlerdir. 5 Aslında halvet, lügat itibariyle; “Tenhaya çekilmek, yalnıOku
  6. 6Aşk ve İrfân Yolunda · s.10Bu eğitim tarzının uygulandığı mekanlar olan halvethâneler ise çok önemli görevler ifa etmişlerdir. 5 Aslında halvet, lügat itibariyle; “Tenhaya çekilmek, yalnıOku
  7. 7DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.172Tasavvuf dilindeki insân-ı kâmil kavramı ile günlük hayatta kullanılan olgun insan anlamındaki insan-ı kâmil kavramı birbirinden ayrı kavramlardır. Bu kavram taOku
  8. 8Aşk ve İrfân Yolunda · s.172Tasavvuf dilindeki insân-ı kâmil kavramı ile günlük hayatta kullanılan olgun insan anlamındaki insan-ı kâmil kavramı birbirinden ayrı kavramlardır. Bu kavram taOku
  9. 9Zümer Sûresi · s.38Bu yüzden tasavvufta zikir, unutulanı hatırlamak olarak tanımlanır; kul aslını unutmuştur, zikir onu o aslına döndürür.Oku
  10. 10DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.179KELİME-İ TEVHİD Tevhid, birlemek anlamına geldiği gibi imandan sonra hasıl olan marifetin kendisidir. Sâlik, gerçek tevhidi idrak ederse Allah’tan başkasına nazOku
  11. 11Aşk ve İrfân Yolunda · s.179KELİME-İ TEVHİD Tevhid, birlemek anlamına geldiği gibi imandan sonra hasıl olan marifetin kendisidir. Sâlik, gerçek tevhidi idrak ederse Allah’tan başkasına nazOku
  12. 12Nahl Sûresi · s.32---------------- Tasavvufta telvin ve temkin kavramları vardır… Sözlükte “renklenmek, boyanmak” anlamındaki telvîn ile “yerleşmek, karar kılmak, sabit olmak” anOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.