İçeriğe atla

Mîrâc'ın Muhammediyye Fassı'ndaki dayanağı nedir?

Kavram-Fass Eşleşmesi0 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Mîrâc'ın Muhammediyye Fassı'ndaki dayanağı, Hz. Peygamber'in "mahbûbiyyet" makâmıdır. Bu makâm, Hakîkat-i Muhammediyye'nin halkın gayesi ve ilk tecellîsi olmasıyla ilişkilidir. Mîrâc, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) beden ve ruh ile gerçekleştirdiği biricik gece yolculuğu olup, bu yolculukta ulaştığı "Kâbe Kavseyni Ev Ednâ" mertebesi, onun Hak katındaki özel konumunu ve mahbûbiyetini gösterir. Hakîkat-i Muhammediyye, halkın illet-i gâyesi ve ilk halk edilen nur olması hasebiyle¹, mîrâcın da menşeini teşkil eder; zira bu hakikat, varlığın özü ve Allah'ın isimlerinin zuhur ettiği ilk tecellîdir².

Detaylı cevap

Mîrâc, tasavvufta Hz. Peygamber'e mahsus biricik bir hâl olarak kabul edilir ve Muhammediyye Fassı'nda "mahbûbiyyet" bahsi mîrâcın menşeini oluşturur. Bu mahbûbiyyet, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) Hak katındaki özel sevgililik makâmını ifade eder. Hakîkat-i Muhammediyye, tasavvuf mâverâsının en yüksek kavramı olup, Hz. Muhammed'in tarihsel şahsiyetinin ardındaki ezelî hakikati, halkın gaye-sebebini ve ilk halk edilen nuru temsil eder³. "Levlâke levlâk lemâ halaktü'l-eflâk" (Sen olmasaydın, sen olmasaydın, felekleri halk etmezdim) hadis-i kudsîsi (sıhhati tartışmalı olsa da) bu hakikatin halkın illet-i gâyesi olduğunu vurgular³. Mertebe-i Muhammediyye, varlık mertebeleri silsilesinde Hz. Muhammed'in temsil ettiği kemâl makamıdır ve "taayyün-i evvel" veya Hakîkat-i Muhammediyye olarak da bilinir⁴. Bu mertebe, Zât-ı mutlak ile âlem arasında bir köprü vazifesi görür ve ilk tecellîyi temsil eder⁴. Nûr-u Muhammedî de aynı Hakîkat-i Muhammediyye'yi ifade eder ve halkın ilk nurudur⁵. "Allah ilk önce benim nûrumu halk etti" hadisi, bu nurun ezelî önceliğine işaret eder⁵. Dolayısıyla, mîrâcın Muhammediyye Fassı'ndaki dayanağı, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) Hakîkat-i Muhammediyye olarak halkın gayesi, ilk tecellîsi ve Allah katındaki mahbûbiyetidir. Bu mahbûbiyyet, onun mîrâcda ulaştığı "Kâbe Kavseyni Ev Ednâ" makâmında zirveye ulaşır. Kamerin nurunu güneşten alarak dünyayı aydınlatması gibi, Hakîkat-i Muhammediyye de İlâhî Hakikat'in nurunu yansıtarak âlemleri aydınlatır⁶. Kendi hakikatini bilmeyen kimsenin Hakîkat-i Muhammediyye'yi anlaması mümkün değildir⁷.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Hakîkat-i Muhammediyye, Nûr-u Muhammedî
  2. 2Altı Peygamber (Cilt 4) · s.48Resûlüllah (s.a.v)’ın mertebesinden ise, mîrac’taki hakîkati meydana getirmek için yapılan gökyüzü faaliyetidir. Biri yedi nefis mertebesin-deki çalışmalar, diğOku
  3. 3Hakîkat-i Muhammediyye
  4. 4Mertebe-i Muhammediyye
  5. 5Nûr-u Muhammedî
  6. 6Mübârek Geceler · s.17
  7. 7Kelime-i Muhammediyye · s.81Bu mertebeye, vahidiyet mertebesi ve sıfatlar ve isimler mertebesi ve "hakikat-i Muhammediyye" derler. Ahadiyet mertebesiyle arasındaki fark, ancak belirginleşmOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.