İçeriğe atla

Mustafa Hilmi Sâfî'nin Hüvviyet kavramına yaklaşımı nasıldır?

Kişi-KonuOrta düzey0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Mustafa Hilmi Sâfî'nin Hüvviyet kavramına doğrudan bir yaklaşımı veya bu kavrama dair özel bir yorumu verilen kaynaklarda açıkça belirtilmemiştir. Ancak, Hüvviyet'in tasavvuftaki genel tanımı olan "O'luk, zâtın kendine âid olma vasfı, sırf zâta âid mahremiyet" ve "Alemlerin ana kaynağı olan ilahi kimlik"¹ göz önüne alındığında, Sâfî Efendi'nin tasavvufî kişiliği ve Uşşâkî geleneğindeki yeri dolaylı olarak bu kavramla ilişkilendirilebilir. O'nun "seçilmiş, nazik, saflaşmış, âşık"² vasıfları, Hakk'ın zâtına yönelen bir sâlikin hâllerini yansıtır; zira Hüvviyet, tüm taayyünlerin ötesinde, sırf O olarak kalanın adıdır.

Detaylı cevap

Verilen kaynaklarda Mustafa Hilmi Sâfî'nin Hüvviyet kavramına özel bir yaklaşımını veya bu kavramı doğrudan ele alan bir açıklamasını bulmak mümkün değildir. Kaynaklar daha çok Mustafa Hilmi Sâfî'nin hayatı, tasavvufî yolculuğu ve şeyhlik makamındaki faaliyetleri üzerine yoğunlaşmaktadır. Örneğin, onun tasavvufa olan ilgisi sebebiyle Anadolu ve Rumeli'de pek çok yeri gezdiği, ehl-i hâl ve sâhib-i kemâl zâtlar ile görüştüğü³ ve Uşşâkî şeyhi Şihâbeddin Efendi'ye intisap ettiği belirtilmektedir⁴·⁵. Bu durum, onun tasavvufî ilimlere ve derin mânevî kavramlara vâkıf olduğunu düşündürse de, Hüvviyet özelinde bir yorumu kaydedilmemiştir.

Hüvviyet, tasavvufta "O'luk"¹, "zâtın kendine âid olma vasfı, sırf zâta âid mahremiyet" olarak tanımlanır ve Hakk'ın kendi zâtı mertebesinin adıdır. İhlâs Sûresi'ndeki "kul hüvallâhu ehad" ifadesindeki "hüve" zamiri, Hüvviyet'in Kur'ân'daki temel ifadesi olarak kabul edilir ve zâtın bütün taayyünlerin ötesinde oluşuna işaret eder. Mustafa Hilmi Sâfî'nin "seçilmiş, nazik, saflaşmış, âşık"² gibi vasıfları, bir sâlikin Hakk'ın zâtına yönelme ve O'nun sırrına vâsıl olma yolundaki hâllerini yansıtır. Bu vasıflar, doğrudan Hüvviyet kavramının açıklanması olmasa da, bir ârifin Hakk'ın zâtî mertebesine olan iştiyakını ve bu mertebeye ulaşma çabasını dolaylı olarak ifade edebilir. Ancak, bu sadece bir çıkarım olup, kaynaklarda Sâfî Efendi'nin Hüvviyet'e dair spesifik bir görüşü bulunmamaktadır.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1-Hüvviyet
  2. 2Cilt 2 · s.126
  3. 3Kâf Sûresi · s.8Kadrini bilmiyoruz hakkıyla Gıpta eyler sana Bişr‟ül-Hâfi … Yâr-ı cânım o kadar şîrîn ki Vasfa sığmaz o güzel evsâfı Mustafa Hilmî-i Sâfî Efendi‟nin, tarîkat ehOku
  4. 4DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.42Mustafa Hilmî Efendi, tasavvufa ilgisi sebebiyle Anadolu ve Rumeli’de pek çok yeri gezdi. Hicrî 1300 (1883) senesinde Nazilli’ye giderek Uşşâkî şeyhi ŞihâbeddinOku
  5. 5Aşk ve İrfân Yolunda · s.42Mustafa Hilmî Efendi, tasavvufa ilgisi sebebiyle Anadolu ve Rumeli’de pek çok yeri gezdi. Hicrî 1300 (1883) senesinde Nazilli’ye giderek Uşşâkî şeyhi ŞihâbeddinOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.