İçeriğe atla

Abdülkerîm Cîlî A'yân-ı Sâbite hakkında ne der?

Kişi-KonuOrta düzey7 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Abdülkerîm Cîlî, el-İnsânu’l-Kâmil adlı eserinin on yedinci bölümünde ilmin ezelî bir zâtî sıfat olduğunu, sınırının bulunmadığını, bölünmez ve çok olmadığını belirtir¹. Bu ifade, a'yân-ı sâbitenin Hak'ın ilminde ezelî ve sınırsız bir şekilde var olan hakikatler olduğu tasavvufî anlayışla örtüşür. Zira a'yân-ı sâbite, eşyanın Hak'ın ilminde ezelî olarak sabit olan asıl mahiyetleri, kâinatın taslağı ve planıdır. Dolayısıyla Cîlî'nin ilim hakkındaki bu tanımı, a'yân-ı sâbitenin ilahî ilimdeki ezelî ve değişmez konumunu vurgular.

Detaylı cevap

Abdülkerîm Cîlî'nin el-İnsânu’l-Kâmil adlı eserinde ilmin ezelî, zâtî, sınırsız, bölünmez ve çok olmayan bir sıfat olarak tanımlanması¹, a'yân-ı sâbite kavramının temelini oluşturan ilahî ilim mertebesine işaret eder. A'yân-ı sâbite, Hak'ın ilminde ezelî olarak sabit olan, henüz haricî vücuda gelmemiş ancak "ne olacaksa o" olarak belirlenmiş eşyanın hakikatleridir. Bu hakikatler, klasik tabirle "vâhidiyyet mertebesinde Hak'ın ilminde sabit olan suver-i ilâhiyye"dir.

Cîlî'nin ilim tanımı, a'yân-ı sâbitenin "Yüce Hakk'ın malumatı"²·³·⁴ olduğu ve "ilm-i ilâhîde sübût bulduğu"⁵ yönündeki diğer kaynak ifadeleriyle de uyum içindedir. A'yân-ı sâbite, "gayb âleminin tafsili"²·³·⁴ olarak da nitelendirilir ve "Allah'ın kelâmı" olan varlıkların O'nun ilminde bulunan manalarıdır⁴. Bu bağlamda, Cîlî'nin ilmin ezelî ve sınırsız olduğuna dair vurgusu, a'yân-ı sâbitenin ilahî ilimdeki değişmez ve kapsayıcı konumunu pekiştirmektedir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Ya'kûbiyye · s.111Abdülkerîm Cîlî (k.s.)el-İnsânu’l-Kâmilnâmındaki eser-i şerîfinin on yedinci bâbında: &10024; Abdülkerîm Cîlî (k.s.) el-İnsânu’l-Kâmil adlı şerefli eserinin on Oku
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2 · s.16"Dâmen-i Hak"tan maksat ise, ilâhî isimlerin ilmî sûretleri ve a'yân-ı sâbite (değişmez asıllar) âlemidir. Yani kalbimi a'yân-ı sâbite âlemine taliki etmişimdirOku
  3. 3Vahiy ve Cebrâîl · s.30A’yân-ı Sâbite : İnsânın hakikatleridir. A’yân-ı Sâbite : Ulûhiyyetin bir düzenidir. A’yân-ı Sâbite : Vahdet’in yaygın halidir. A’yân-ı Sâbite : Gayb âleminin tOku
  4. 4Enbiyâ Sûresi · s.233A’yân-ı Sâbite (Değişmez ayn’lar, hakikatler, özler, asıllar.) Varlıklar, Allah’ın kelâmıdır. O’nun ilminde bulunan bu mânâlar ise, “a’yân-ı sabite” tabiri ile Oku
  5. 5Kelime-i Şîsiyye · s.106İmdi a’yân-ı sâbite ilm-i ilâhîde sübût bulduktan sonra, bu a’yân-ı sâbite hakkında hâsıl olan ilim, gerek Hak ve gerek abd için, bir menba’dan müstefâd olmuş oOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.