İçeriğe atla

Abdülkerîm Cîlî'nin Ahadiyyet kavramına yaklaşımı nasıldır?

Kişi-KonuOrta düzey6 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Abdülkerîm Cîlî, tasavvufî vücud bahsinde Ahadiyyet kavramını, Hakk'ın lâ-taayyün mertebesinden sonraki ilk taayyünü olarak ele alır. Bu mertebe, Hakk'ın hiçbir sıfat ve ismin tafsîl edilmediği, sırf "tek" olma hâlidir ve vâhidiyyetten önce gelir. Cîlî'ye göre Ahadiyyet, Hakk'ın kendisinde gizli olduğu, sadece hüviyyet ve inniyyet-i ene'iyyeti gibi iki hususiyetle ortaya çıktığı bir mertebedir; bu yönüyle a'maiyyet mertebesinden ayrılır¹. İhlâs Sûresi'ndeki "kul hüvallâhu ehad" ayeti bu kavramın temelini oluşturur ve Cîlî'nin "İnsân-ı Kâmil" adlı eserinde Ahadiyyet bahsi incelikleriyle ele alınır².

Detaylı cevap

Abdülkerîm Cîlî'nin Ahadiyyet anlayışı, tasavvufî merâtib-i vücûd'da önemli bir yer tutar. Ahadiyyet, Hakk'ın lâ-taayyün (a'maiyyet) mertebesinden sonraki ilk taayyünüdür ve henüz sıfat ve isimlerin tafsîl edilmediği, mutlak teklik hâlidir. Cîlî, "İnsân-ı Kâmil" adlı eserinde bu kavramı detaylı bir şekilde açıklar². Ahadiyyet, Hakk'ın kendi zâtında gizli olduğu, hiçbir şeyin kendisinden çıkmadığı, yani "Ahad" olan zât-ı mutlakın mertebesidir¹. Bu mertebede Hakk, sadece hüviyyet ve inniyyet-i ene'iyyeti gibi iki hususiyetle kendini gösterir ki bu da a'maiyyet mertebesi ile Ahadiyyet arasındaki temel farkı oluşturur¹.

Cîlî'ye göre, Ahadiyyet mertebesi, Hakk'ın "Zât mertebesi" olarak da ifade edilir³. Bu mertebe, beş ilâhî hazret (hazerât-ı hamse) sıralamasında lâ-taayyün'den sonra, vâhidiyyetten önce gelir. Ahadiyyet, hiçbir nispet kabul etmeyen bir teklik makamıdır; "tek" demek bile bir taayyün iken, Ahadiyyet bu taayyünün en ince hâlidir. İhlâs Sûresi'nde "ahad" kelimesinin kullanılması, Hakk'ın çoğalmaz tekliğine vurgu yapar ve Ahadiyyet'in çoğalma öncesi bir mertebe olduğunu gösterir. Cîlî'nin bu yaklaşımı, Hakk'ın mutlak tenzihini vurgular ve "Hakk'ı tenzîh, tenzîh'ten tenzîh ile olur" sözüyle de bu anlayışını pekiştirir⁴. Ahadiyyet mertebesinde esmâ ve sıfât henüz kapalıdır, hepsi "tek bir Hakk'ta" bulunur; vâhidiyyet mertebesinde ise esmâ tafsîl bulur.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Altı Peygamber (Cilt 6) — Hz. Muhammed (s.a.v.) · s.69Üçün fevkinde, beş, yedi, dokuz ve onbir, ilâ âhır nâ mütenâhi sonsuz sayılar vardır binânaleyh lâ taayyün olan zat-ı Ahadi, taayyünsüzlük halinde olan kendisinOku
  2. 2DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.85İnsân-ı Kâmil’in (Abdülkerîm el-Cîlî’nin İnsân-ı Kâmil adlı eserinin Abdülkâdir Akçiçek tercümesi) 132. ve 160. sayfaları arasında bazı kısımları okuyorum ve teOku
  3. 3Zümer Sûresi · s.9O batın, Abdülkerim Cîlî Hazretleri'nin İnsân-ı Kâmil isimli eserinde belirttiği gibi Ahâdiyyet ya'nî Zât mertebesidir (Terzi Baba şerhi, Cilt III, s. 98). “ İzOku
  4. 4DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.210Abdülkerîm el-Cîlî’nin “Hakk’ı tenzîh, tenzîh’ten tenzîh ile olur.” 412 Sözü, tenzih-i kadîmdir. Âlemde bulunan varlıkların hepsinde Hakk’ın bir isminin zuhûr eOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.