İçeriğe atla

Abdülkerîm Cîlî Nâsût hakkında ne der?

Kişi-KonuOrta düzey6 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Abdülkerîm Cîlî, tasavvufî vücud mertebelerinin en alt halkası olan nâsûtu, Hakk'ın latîf Zât'ının mertebe mertebe yoğunlaşarak ortaya çıkışının en kesif mertebesi olarak tanımlar. O'nun el-İnsânu'l-Kâmil adlı eserinde bu hakikati açıkladığı belirtilir¹. Nâsût, ehl-i hakîkat tarafından "şühûd-ı mutlak, âlem-i şehâdet, âlem-i mülk, âlem-i halk, âlem-i his, âlem-i anâsır, âlem-i ecsâm, âlem-i mevâlîd" gibi isimlerle anılan, maddî ve cismânî insan mahallidir¹·². Bu mertebe, beş mertebeli sıralamada (lâhût-ceberût-melekût-misâl-nâsût) en alt basamak olup, görünür dünyaya bakan veçhedir.

Detaylı cevap

Abdülkerîm Cîlî, tasavvufî düşüncede önemli bir yere sahip olan el-İnsânu'l-Kâmil adlı eserinde nâsût mertebesine dair açıklamalar yapmıştır¹·³. Nâsût, tasavvufta vücud mertebeleri içinde en alt basamakta yer alan, maddî ve cismânî insan âlemini ifade eden bir kavramdır. Bu mertebe, Hakk'ın latîf Zât'ının mertebe mertebe yoğunlaşarak ortaya çıkmasının bir neticesidir¹. Ehl-i hakîkat, nâsûtu çeşitli isimlerle anar; bunlar arasında "şühûd-ı mutlak, âlem-i şehâdet, âlem-i mülk, âlem-i halk, âlem-i his, âlem-i anâsır, âlem-i ecsâm, âlem-i mevâlîd" gibi tabirler bulunur¹. Nâsût, beş mertebeli iniş yapısının (lâhût-ceberût-melekût-misâl-nâsût) en alt halkası olup, görünür dünyaya bakan veçhedir. İnsan, nâsût mertebesinde üst mertebelerin (lâhût, ceberût, melekût, misâl) bütün hükümlerini taşıyan, Hakk'ın câmi sûreti ve yeryüzü halîfesidir (K1-66; İnsan). Bu mertebe, cismânî olduğu için mekân ve zaman içinde sınırlı olsa da, esmâî tecellîlerin bütününe açık olması sebebiyle 'açılabilir' bir özelliğe sahiptir. Abdülkerîm Cîlî'nin bu konudaki açıklamaları, Hakk'ın varlığının kâinatla ilişkisi ve fenâ fillâh ehlinin Hak'la olan söyleşmeleri gibi derin tasavvufî temalarla ilişkilidir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Ya'kûbiyye · s.86Ve bu mertebe, merâtibin eksefi olup, ehl-i hakîkat bu mertebeyi: Şühûd-ı mutlak, âlem-i şehâdet, âlem-i mülk, âlem-i nâsût, âlem-i halk, âlem-i his, âlem-i anâOku
  2. 2K1-66
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.366Abdülkerim Cîlî (k.s.) el-İnsânü'l-Kâmil ismindeki kitabının hayal hakkında olan 57. bölümünde der ki:Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.