Nahl Sûresi Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?
Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, Hakk'ın birimsel tecellîsi olan insanın kendi hakîkatini idrâk etmesi ve bu idrâk doğrultusunda yaşamını şekillendirmesi üzerine kuruludur. Bu dersler, geçici dünya hayatının az bir değer taşıdığını ve asıl kalıcı olanın Allah katında bulunduğunu kavramakla başlar. İnsan, kendi asli varlığını unutarak terkip zannettiği nefsî varlığından sıyrılarak, hakîkatlere ölme hastalığından kurtulmak için bir insan-ı kâmil rehberliğinde riyazât ve zikir gibi sülûk çalışmalarına yönelmelidir. Bu süreçte, Kur'an okurken şeytandan Allah'a sığınmak gibi amellerle kalbini temiz tutmalı, Hakk'ın rızasını dileyenlerle birlikte olup dünya ziynetlerinden yüz çevirmeli ve nefsinin terbiye edilmesi için sabırla hareket etmelidir. Ayrıca, Hakk'ın yeryüzündeki farklı tecellîlerini ibretle müşahede ederek telvin ve temkin makâmlarını anlamalı, irfân ehlinin "leb-i derya"sından dökülen hikmetli sözlerden istifade etmelidir.
Detaylı cevap
Sâlik için günlük irfânî dersler, öncelikle dünya hayatının geçiciliğini ve Hakk katında olanın kalıcılığını idrâk etmekle başlar. Nahl Suresi 95. ayet tefsirinde belirtildiği gibi, "Allah'a verdiğiniz sözü az bir karşılığa değişmeyin. Eğer bilirseniz, şüphesiz Allah katında olan sizin için daha hayırlıdır." Bu, sâlikin nefsi emmârenin vehim ve hayalleriyle dünya hayatına aldanmamasını, aksine Hakk'ın yanında olanın daha hayırlı olduğunu bilmesini gerektirir. Sâlik, kendi hakîkatini anlayamazsa, Yusuf a.s.'ın kuyuya atılması ve az bir pahaya satılması misali gibi, kendi hakîkatini "semenan kalila" olan dünya hayatına değişebilir.
Kişi dünyâya doğduğu anda mânâlardan ölmüştür. Bu ölü hâli diriltmek için sâlik, hakîkatlerden habersiz yaşayanların uykuda olduğunu ve ancak öldüklerinde uyandıklarını bilmelidir. Bu "ölme hastalığından" kurtulmak için bir insan-ı kâmil rehberliğinde riyazâtlar, zikirler gibi seyr-i sülûk çalışmaları yapması elzemdir. Bu çalışmalar, sâlikin asli varlığını unutup kendisini terkip zannetmekten kurtulup, Hakk'ın birimsel varlığının farkına varmasını sağlar.
Kur'an okurken kovulmuş şeytandan Allah'a sığınmak da önemli bir irfânî derstir. Bu, sâlikin kalbine ve aklına nüfuz etmeye çalışan hayal ve vehimlerden korunması için Allah'ın zâtına sığınması gerektiğini gösterir. Zira diğer isimler şeytanı durduramazken, cami isim olan "Allah" ismi bunu başarabilir. Bu hakîkati dikkate alarak ehlullah kitaplarını okumaya başlarken de eûzü besmele çekilmesi tavsiye edilir.
Sâlikin günlük hayatında sâdıklarla beraber olmak ve Hakk'ın rızasını dileyenlerle birlikte hareket etmek de mühimdir. Kehf Suresi 28. ayette belirtildiği gibi, "Sabah akşam Rablerine, O’nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zînetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma." Bu, sâlikin nefsiyle sabretmeyi öğrenmesi, sabreden kimselerden destek alması ve dünya ziynetlerine aldanmayarak kalbini gafletten koruması anlamına gelir. Bu ayet, nefis mertebesinde ve nefis eğitiminde çok büyük bir yol göstericidir.
Ayrıca, sâlik Hakk'ın yeryüzündeki farklı tecellîlerini ibretle müşahede etmelidir. Nahl Suresi 13. ayette geçen "Sizin için yeryüzünde çeşitli renk ve biçimlerle halk ettiği şeyleri de sizin hizmetinize verdi" ifadesi, tasavvuftaki telvin ve temkin kavramlarına işaret eder. Sâlik, sülûk yolunda telvin ehli iken, Hakk'a vuslatı gerçekleştirdiğinde temkin sahibi olur. Bu, sâlikin hallerinde değişiklik göstermesi ve bir halden diğerine geçmesi anlamına gelir. İnsan-ı kâmil, her renge girer ve asli hâline döndüğünde Hakk ile Hakk olan bâtınında temkin hâlinde sükûn bulur.
Son olarak, sâlikin irfân ehlinin "leb-i derya"sından dökülen sözlerden istifade etmesi gerekir. Nahl Suresi 66. ayetteki "Şüphesiz (sağmal) hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır. Onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından (süzülen) içenlere halis ve içimi kolay süt içiriyoruz" ifadesi, Efendimiz (s.a.v.)'in sütü ilim ile tabir etmesiyle ilişkilendirilir. Anne mesabesinde olan bir mürşid, sâliki ilim ve irfân sütü ile besler. Bu, irfân ehlinin işe yaramayan vehmî bilgileri atıp, ilhamî ve kesbî bilgileri alarak ölü gönüllere nefha etmesi ve onları diriltmesi demektir.
Kaynaklar
Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kaynak · s.225“تَعْلَمُونَ {النحل/95} “Velâ teşterû bi’ahdi(A)llâhi semenen kalîlâ(en) innemâ ‘inda(A)llâhi huve hayrun lekum in kuntum ta’lemûn(e)” Allah’a verdiğiniz sözü az”Oku
- 2Kaynak · s.59“bir şey değildir. Onun hakîkatini yaşayabilmek için onun özüne intikâl etmemiz gerekiyor. İşte o zaman Kûr’ân okumaya başlıyoruz. Yoksa zâhirîyle lâfzı, kelâmı ”Oku
- 3Kaynak · s.227“Bizler dünyâya gelişimiz ile bu asli varlığımızı unutarak, kendimizi terkîp zannettik ve gerçek varlığımızdan ölmüş olduk. Bu anlatılanları idrâk eden kişi hast”Oku
- 4Kaynak · s.109“Ka’be ve insân-ı kâmil bahsidir. Sûre-i Hacc’da, (Hacc, 22/27) “Yâ Îbrâhîm, nâsı hacca da’vetle nidâ et ki, piyâde ve süvâr olarak her uzak yollardan adamlar sa”Oku
- 5Kaynak · s.143“yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda dinleyecek bir toplum için bir ibret vardır. (16/65) ---------------- “Vallahu” ifadesi ile “Alllah” üzerine ”Oku
- 6Kaynak · s.39“tam ma’nâsıyle tesbit edilmesi kuşluk vaktinde olurki yeminin bir Hâli de varlıkların kemâli ile ortaya çıkıp zuhur ettikleri zamandır. Bundan sonra ikindiye ka”Oku
İlgili sorular
- Tûr kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mübârek kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Şu'arâ kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Kelime-i İlyâsiyye Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?
- Sâffât kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.