İçeriğe atla

Necdet kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?

Kitap Soruları3 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Necdet Ardıç'ın eserlerinde "Necdet" kavramı, şahsî bir isim olmanın ötesinde, Hakk'la dolu bir benlik ve kemâle ermiş bir hâl olarak işlenir. Bu hâl, sâlikin kendi benliğini aşarak Hakk'a yönelmesi, O'nunla hemhâl olması ve nihayetinde O'nda fânî olmasıyla tahakkuk eder. Kitabın genelinde "Hadi kalksana benliğini aşsana" ve "Varlığını Hakka bağla" gibi ifadelerle bu mertebeye ulaşmanın gerekliliği vurgulanır. Necdet, sülûk yolunda ilerleyen, gafletten uyanan ve Hakk'ın tecellîlerini idrak eden bir sâlikin ulaştığı makamı temsil eder. Bu, kuru bir bilgi olmaktan ziyade, yaşanılan ve hissedilen bir hâldir; Hakk'la dolu bir gönül ve Hakk'a adanmış bir hayatın neticesidir.

Detaylı cevap

Necdet Ardıç'ın eserinde "Necdet" kavramı, müellifin kendi ismi üzerinden, tasavvufî sülûkun belirli bir mertebesine işaret eder. Bu mertebe, sâlikin "benliğini aşarak" (Kaynak 1) ve "varlığını Hakk'a bağlayarak" (Kaynak 4) ulaştığı bir kemâl hâlidir. Bu hâl, tasavvufî terminolojide "fenâfillâh" ve "bekâbillâh" mertebeleriyle ilişkilendirilebilir.

İlim (İlme'l-yakîn): Sâlik, Necdet isminin taşıdığı anlamı, yani kurtuluş ve yardım gibi kavramları aklen idrak eder. Ancak bu, henüz şahsî bir tecrübe değildir. Kitapta yer alan "Hadi kalksana benliğini aşsana" (Kaynak 1) ifadesi, bu ilmin amelîyata dönüşmesi gerektiğini vurgular. Sâlik, bu çağrıyı işitir ve benliğini aşma gerekliliğini anlar.

Hâl: Sâlik, mürşidinin sohbetlerinde veya zikir meclislerinde (Kaynak 2, "Nusret Efendi ile uzun süre birlikte olabildim sohbetlerinde çok bulundum çok feyizler ve merhaleler aldım") bu benliği aşma hâlinin parıltılarını yaşar. Bu, geçici bir cezbe hâli olabilir; bir anlık Hakk'la hemhâl olma duygusu yaşanır, ancak henüz sabit değildir. "Ruh alemim çok yerinde idi" (Kaynak 6) ifadesi, bu tür hâllerin yaşandığına işaret eder.

Makam (Ayne'l-yakîn): Hâllerin tekrarı ve sâlikin istikrarlı amelleri (namaz, zikir, murâkabe) neticesinde bu benliği aşma durumu bir makama dönüşür. "Varlığını Hakk'a bağla" (Kaynak 4) şiiri, bu makamın nasıl tahakkuk edeceğini detaylı bir şekilde anlatır. Sâlik, nefsini zorlayarak, dünyadan bezerek ve Hakk'a yakınlaşarak bu makama erişir. Bu mertebede sâlik, "ALLAH'la dolu Necdet'im var benim" (Kaynak 4) ifadesinde belirtildiği gibi, benliğinde Hakk'ın varlığını hisseder ve bu hâl onda sabitlenir. Bu, "esfel-i sâfilîn"den (Kaynak 3, 5) kurtulup kemâle doğru ilerleme sürecidir.

Tahakkuk (Hakke'l-yakîn): En üst mertebede, sâlik "Necdet" kavramının temsil ettiği kemâlâtı bizzat yaşar ve o hâl ile tahakkuk eder. Bu, Hakk'la dolu bir benliğin tam anlamıyla tezahür ettiği makamdır. "Mevlânın övdüğünü bulmuşşan, Tacı Kerramnayı takmışsan, Gözlerinin içine bakmışsan, İnsanla hayat ne güzeldir ne güzel. Hayallerinden geçtin ise, Alemi ukbaya geçtin ise, Necdeti bir yerde buldun ise, ALLAH'da hayat ne güzeldir ne güzel" (Kaynak 5) dizeleri, bu tahakkuk hâlini ve Hakk'la bir olma tecrübesini açıkça ifade eder. Bu mertebede sâlik, Hakk'ın tecellîlerini her yerde görür, gafletten tamamen uzaklaşır ve vuslata erer (Kaynak 3, 4). "Meyyid olup gasilde, Rasulle dolu bir zamanın olsun" (Kaynak 1) ifadesi, nefsanî arzuların ölümüyle, yani fenâ hâliyle, Hakk'a ve Resûl'e tam bir teslimiyetin ve dolayısıyla "Necdet" makamının elde edileceğine işaret eder.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.1Dalmışsın bir güzel gaflet haline, Bu halden bilmen ne geçer eline, Amellerin tutulmuş sam yeline, Hadi kalksana benliğini aşsana. Bu işler belirlendi ezelde, NOku
  2. 2Kaynak · s.5çalışacağım, onlardan bazıları; Kelimei tevhid ve şerhi Lübbül lüb ve şerhi Cibril ve hakikatleri Mübarek geceler ve hakikatleri Sure'i yusuf ve dervişlik İnsanOku
  3. 3Kaynak · s.123Üstün kıldın bizleri Melekden, Sabah akşam yolunda yürürken, İlâhi cümlemizi Vuslata erdir. Rabbi bütün yaranları oldur, Yolunu tüm ihvana buldur, Necdetin dileOku
  4. 4Kaynak · s.121AYEtinden, Çok yararlandık gayretinden, UŞŞAKİ kibarlarından, NUSRET gibi mürşidim var benim. Dünya ahiret salâhı, Eder olunca ıslahı, Terk ettirir günahı, AlemOku
  5. 5Kaynak · s.85halk içün, Abu hayatı doyarak için, Sevgi ile hayat ne güzeldir ne güzel. Yarini hemen bulmağa bak, Gayriyi ateşe koyup yak, Dost bağına sel ol coşup ak, Yarla Oku
  6. 6Kaynak · s.11kabristana gelmiş, cenaze toprağa verilmiş. Gene Kur'anlar okunmağa başlamış, zikirler niyazlar dualar devam ediyor, bir ara ihvandan biri Rahmiye Annemin yanınOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.