Necm 17-18 ayetinin Terzibaba'ya göre amelî yansıması nedir?
Necm Suresi'nin 17-18. ayetleri, Hz. Peygamber'in Mi'rac'ta ulaştığı kurb-ı ilâhî mertebesini ve bu esnada Cenâb-ı Hakk'ın en büyük âyetlerini müşâhede etmesini anlatır. Terzibaba'ya göre bu ayetlerin amelî yansıması, Hz. Peygamber'in gözünün (basar/basîr) gördüğü olağanüstü hadiseler karşısında şaşırmaması, haddini aşmaması ve Rabb'inin en büyük âyetlerini idrâk etmesidir. Bu "en büyük âyet", Hakikat-i Muhammediyye'nin, yani kendi varlığının hakikatinin Hakk'ın hakikati olduğunu en geniş mânâda anlaması ve yaşamasıdır¹·²·³. Bu idrâk, sâlikin kendi hakikatini keşfetme yolculuğunda bir rehber niteliğindedir.
Detaylı cevap
Necm Suresi'nin 17. ayeti "mâ zâğa'l-basaru ve mâ tağâ" (göz şaşmadı ve sınırı aşmadı) ifadesiyle, Hz. Peygamber'in Mi'rac gecesi yaşadığı tecrübede, gördüğü ilâhî hakikatler karşısında gözünün ne bir sapma gösterdiğini ne de haddini aştığını belirtir⁴. Bu, sâlikin mânevî yolculuğunda karşılaştığı tecellîler karşısında istikametini korumasının ve haddini bilmesinin önemine işaret eder. 18. ayet ise "lekad raâ min âyâti Rabbihî'l-kübrâ" (Andolsun ki o, Rabb'inin en büyük âyetlerinden birini gördü) buyurarak, Hz. Peygamber'in bu yolculukta Cenâb-ı Hakk'ın en yüce işaretlerini müşâhede ettiğini vurgular⁵. Terzibaba'ya göre bu "büyük âyet", Cenâb-ı Hakk'ın varlığını bir işaretle bildirmesidir⁵. Daha derin bir mânâda ise, bu büyük âyet, Hz. Peygamber'in kendi varlığının hakikatinin Hakk'ın hakikati olduğunu o gece en geniş mânâda anlamasıdır². Bu idrâk, Hakikat-i Muhammediyye'nin kendi hakikatini Mi'rac gecesi en geniş şekilde yaşaması ve idrâk etmesidir³. Bu durum, sâlik için kendi öz hakikatini, yani ilâhî varlıkla olan bağını keşfetme yolunda bir örnek teşkil eder. Zira tasavvufta sülûk, kişinin kendi bâtınî mertebelerinde ilerleyerek Hakikat-i Muhammediyye'ye vâsıl olma çabasıdır. Bu ayetler, sâlikin mânevî yükselişinde, ilâhî tecellîler karşısında basîretini koruyarak, kendi hakikatini ve dolayısıyla Hakk'ın hakikatini idrâk etmesinin amelî bir yansımasıdır.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Mübârek Geceler · s.75“(17) meyletmedi/sapmadı/ayrılmadı basar/basir/göz ve taga/haddi/sınırı, aşmadı, “ Peygamberin gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı” Yani o gece gördüğü olağan üstü ha”Oku
- 2Dur Rabbın Namazda (Cilt 2) · s.282“(Necm Suresi 53/18) lekad rea min ayati rabbihil kübra (18) (18) “ And olsun ki o Rabb inin ayetlerinden en büyüğünü gördü.” Burada büyük ayetten maksat, ayet ”Oku
- 3Sohbet Arası Sohbetler (25) · s.70“Ayetel kübra hani o gece miracta, necm suresinin 18.ayetine kadar bildirilen, isra suresinde 1. necm suresinin 18 ayetinde bildirilen o Mi’rac hakikatinde cenab”Oku
- 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7 · s.1224“Nitekim Yüce Allah, Necm Suresi'nde geçen "مَا زَاغَ ٱلْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ" (Necm, 53/17-18) yani "Hatem-i Enbiya'nın gözü hiçbir şeye meyl etmedi ve haddini a”Oku
- 5Mübârek Geceler · s.76“(Necm Suresi 53/18) lekad rea min ayati rabbihil kübra (18) (18) lekad/gerçekten/andolsun rabbihi/onun/kendis”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.