İçeriğe atla

Neml kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Neml kavramı, tasavvufta özellikle Süleyman (a.s.) kıssası üzerinden, sâlikin iç dünyasındaki kuvvetleri idare etme ve nefs ile mücadele mertebesinde işlenir. Bu mertebe, Mûseviyyet mertebesiyle ilişkilendirilir ve esmâ mertebesinin zuhurunu yaşayan insânın hâlini ifade eder. Karınca, çalışkanlığı, sistemli oluşu ve toplu hareket etme özelliğiyle, sâlikin içindeki esmâ-i hüsnâyı bir araya getirerek faaliyete geçirmesini temsil eder. Süleyman'ın (a.s.) karıncalara hükmetmesi, insân-ı kâmilin kendi içindeki tüm kuvvetlere, yani esmâ-i ilâhiyyenin zuhurlarına hâkim olmasını simgeler. Bu hâkimiyet, nefsin ordusuna karşı koyabilmenin ve içsel birliği sağlamanın bir göstergesidir.

Detaylı cevap

Neml Sûresi'nde geçen karınca kıssası, tasavvufî sülûkta önemli bir mertebeye işaret eder. Bu mertebe, özellikle Mûseviyyet mertebesiyle ilişkilendirilir ve sâlikin esmâ mertebesindeki zuhurları idrak etmesini konu alır. Kitapta belirtildiği üzere, "Tâ-Sîn" harfleriyle başlayan bu sûre, Mûseviyyet mertebesinde tahakkuk eden kimseyi, yani esmâ mertebesi zuhurunu yaşayan insânı ifade eder (Kaynak 4).

Karıncanın özellikleri, tasavvufî olarak sâlikin iç dünyasındaki işleyişle paralellik gösterir. Karıncanın sistemli ve toplu çalışması, sâlikin kendi bireysel varlığında esmâ-i hüsnânın hepsini birden, toplu olarak faaliyete geçirmesi anlamına gelir (Kaynak 3). Her bir isimden bir hisse alarak veya bir hisse vererek bu esmâların faaliyete geçirilmesi, sülûkün önemli bir adımıdır.

Süleyman'ın (a.s.) ordusuyla karınca vadisinden geçişi ve karıncanın diğer karıncaları uyarması, sâlikin içsel mücadelesini sembolize eder. Süleyman'ın ordusu, insânın içindeki esmâ-i ilâhiyyenin zuhurlarıdır. Cinnî varlıklar Aziz, Cebbar, Mütekebbir esmâlarının sûretleri iken, insânlar başta Selâm esmâsı olmak üzere tüm esmâ-i ilâhiyyenin zuhurlarıdır (Kaynak 1). Hayvanlar ise Hay esmâsının değişik şekillerde bizdeki zuhuru olan hayallerin kuşlarıdır. Süleyman'ın (a.s.) bu ordulara hükmetmesi, insân-ı kâmilin kendi içindeki tüm bu kuvvetlere hâkim olmasını gösterir.

Karınca vadisi, sâlikin nefsle mücadelesinin yaşandığı bir alandır. Karıncanın "Yuvalarınıza giriniz, Süleyman ve onun askerleri farkında olmadıkları halde sizi ezmesinler" ikazı, nefsin ordusuna karşı içsel düşüncelerin ve iyi niyetlerin korunması gerektiğini ifade eder (Kaynak 1, 3). Bu, sâlikin içindeki Süleyman'ı faaliyete geçirmesiyle, nefsin ordusuna karşı üstünlük sağlaması ve içsel birliği tesis etmesi anlamına gelir. Süleyman'ın (a.s.) karıncanın sözüne tebessüm etmesi ve şükür niyazında bulunması, bu içsel idrakin ve nimetin farkındalığının bir göstergesidir (Kaynak 3, 5).

Bu bağlamda Neml kavramı, sâlikin kendi içindeki ilâhî kuvvetleri tanıması, onları idare etmesi ve nefsânî engelleri aşarak Mûseviyyet mertebesinde kemâlâta ulaşma sürecini mertebî bir şekilde ele alır. Bu, sadece teorik bir bilgi değil, aynı zamanda sülûk içerisinde yaşanan ve tahakkuk ettirilmesi gereken bir hâldir.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.75altında tutaraktan. Neden C. Hakk bütün varlığı insâna musahhar teshir etti ya, sihirledi ya işte bu mertebede bunlar açığa çıkıyor. Süleymân (a.s.) mertebesindOku
  2. 2Kaynak · s.1GÖNÜLDEN ESİNTİLER: KÛR’ÂN-ı KERÎM’de YOLCULUK KARINCA-NEML SÛRESİ NECDET ARDIÇ İRFAN SOFRASI NECDET ARDIÇ TASAVVUF SERİSİ (29) ÖN SÖZ: Muhterem okuyucularım buOku
  3. 3Kaynak · s.61ki: Ey Karıncalar!. Yuvalarınıza giriniz, Süleyman ve onun askerleri farkında olmadıkları halde sizi ezmesinler.” “Hattâ izâ etev alâ vâdinnemli : ” o vakti hatOku
  4. 4Kaynak · s.7hadîsleri okumak değil –şer’i yapımları ve tatbikatları sadece şekil ve sûret olarak değil –kıldığımız namazın. Tuttuğumuz orucun –yaptığımız her hangi bir fiilOku
  5. 5Kaynak · s.63hakkında küçük bir izahet verelim Hayli gittiler hattâ Vâdîi neml üzerine vardılar demek olur. «Üzerine» denilmesi de inmek üzere yüksekten geldiğini iş'ar ederOku
  6. 6Kaynak · s.3yaptığı işte türlü hikmetler vardır yeter ki, bizler bu hikmet ve hakikatleri görüp anlamaya çalışalım. Gayret bizden muvaffakiyyet Hakk’tandır. Cenâb-ı Hakk heOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.