İçeriğe atla

Neml Sûresi Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfanî dersler, varlıkların Hak'tan birer âyet olduğunu idrak etmekle başlar. Bu idrak, kişinin kendisine ve diğer varlıklara bakışını değiştirir, onlara karşı muamelesini farklılaştırır. Kendi haklarını korurken dahi, kendisinin de Hakk'ın bir âyeti olduğunu unutmamalıdır. Eğitim sürecinin başında fedakârlık gerekli olsa da, hakikat idrak edildikçe hâlin gerektirdiği şekilde, ne kendini küçük düşürecek ne de başkasına haksızlık edecek bir denge içinde hareket etmek esastır. Bu dersler, kişinin kulluk bilinciyle Hakikat-i İlâhiyye'yi kendi üzerinde birleştirmesini, yani hem kul hem de Hak'tan bir tecelli olduğunu idrak etmesini sağlar. Bu sayede kâmil mümin olma yolunda ilerlenir.

Detaylı cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfanî dersler, varlığa bakış açısını temelden değiştirmeyi hedefler. Kitap, "Bütün varlıkta Hakk’ın zuhurunu gördükten sonra onlara yapacağımız muamele de başka türlü olacaktır" diyerek bu dönüşümün başlangıcını işaret eder. Bu, bir mârifet dersidir; zira sâlik, her şeyin Hakk'ın birer âyeti olduğunu müşâhede etmeye başlar.

Niyet ekseninde işleyiş: Sâlik, her eyleminde ve her karşılaşmasında, karşısındaki varlığın da kendisi gibi Hakk'ın bir âyeti olduğunu niyet eder. Bu, "kendi hakkımızı da gözetmek zorundayız. Çünkü biz de aynı Âyetlerden bir Âyetiz" ifadesiyle vurgulanan bir dengeyi kurma niyetidir. Bu niyet, nefsanî arzuların önüne geçerek, her muamelede Hakk'ın rızasını gözetmeyi amaçlar.

Fiil ekseninde işleyiş: İrfanî dersler, sâlikin fiillerine yansır. Başlangıçta nefsi tanımak ve fedakârlık alışkanlığı kazanmak için "kendi nefsimizden fedakârlık yapmamız lâzımdır". Ancak bu, bir süre sonra yerini hâlin gerektirdiği bir davranış biçimine bırakır. "Ne kendimizi küçük düşürecek kadar karşıdan gelen hakaretlere boyun eğeceğiz, ne de karşı tarafa bir hakarette bulunacağız. Neyse hakkımız, onu o kadarını kullanacağız". Bu, sâlikin edeb makâmında hareket etmesini, ne aşırıya kaçmasını ne de eksik kalmasını ifade eder.

Hâl ekseninde işleyiş: Sâlik, "bütün âlemlerin Kûr’ân’ın tafsil olarak açılmış halidir" idrakiyle yaşar. Bu hâl, her an Hakk'ın tecellilerini görme ve her olayda "Heze min fadli rabbî" (Bu Rabb'imin fazlındandır) diyebilme yeteneğini geliştirir. Zorluklar ve güzellikler karşısında kişileri değil, Hakk'ın lütfunu görme hâli, sâlikin kalbinde rızâ makâmını pekiştirir.

Mârifet ekseninde işleyiş: En temel irfanî ders, "kulluğumuz itibariyle biz mutlak âciz birer kullarız ama C. Hakk’ın bizim üzerimizde olan hakikati itibariyle, bize vermiş olduğu kendinden bazı güzellikler ile aynı zamanda bizim Ulûhiyyetimiz tarafınında olduğunu bilelim" hakikatini idrak etmektir. Bu, sâlikin hem teşbih (kulluk) hem de tenzih (Hakikat-i İlâhiyye'nin tecellisi) mertebelerini kendinde birleştirmesi, yani kâmil insan olma yolunda ilerlemesidir. "Kendi hakikatimizi idrak etmeye başladıktan sonra" bu mârifet, sâlikin yolunu aydınlatır ve onu Hakk'a ulaştırır. Bu, aynı zamanda "Kim nefsini tanırsa Rabb'ini tanır" hadîsinin de bir tecellisidir.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.11yani önümüzde olan Kûr’ân demektir. Âleme böyle baktığımız zaman hayat anlayışımız da değişecek, kendimize bakışımızda, varlıklara bakışımızda değişecek-tir. ŞiOku
  2. 2Kaynak · s.137hırpani bir elbise ile gez. Eskiler derler ya 1 lokma 1 hırka yama yama üstüne o gün belki öyle imiş. O günün anlayışı öyle imiş. Bugün bir başka zamanda 122 yaOku
  3. 3Kaynak · s.9Âyet Hz. Mâsâ’nın 9 mâcizesi. Hep 9 buranın içinde geçmekte. Mûsâ’ya indirilen levhler hep 9. dur. Sâlih (a.s.) a komple kuran 9 kişilik çete vardır. Bu kadar 9Oku
  4. 4Kaynak · s.183belirtilen, gerek hadîsi şerifler, gerek ehlûllah’ın tavsiyeleri ile belirtilen en güzel fiilleri, en güzel amelleri yapmak ve uygulamak, Evvelâ öğrenmek, bilmeOku
  5. 5Kaynak · s.191“ekmelut zikir lâ ilâhe illâllah” en kemalli dua hamddir, diye bize anlatılıyor. Bir de bütün bu âlemlerin yapmış olduğu hamdı var, bir bütün olarak Allaha karşOku
  6. 6Kaynak · s.119getiririm dedi. Ve Süleymân (a.s.) onun getirmesini istedi. İstikrarlı olarak bozulmadan kırılmadan o arş gelmiş. Kendi hali üzerine gelmiş. Bunun üzerine SüleyOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.