İçeriğe atla

Nisâ 80 ayetini Muhammediyye Fassı bağlamında nasıl anlamalıyız?

Kavram-Fass Eşleşmesi5 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Nisâ Sûresi'nin 80. âyeti, tasavvufî idrâkte, özellikle Hakîkat-i Muhammediyye ve Mertebe-i Muhammediyye bağlamında, Allah'ın fiillerinin Rahmâniyyet mertebesinden zât mertebesine doğru işleyişini ve bu işleyişin Hakîkat-i Muhammediyye'den sûret-i Muhammediyye'ye intikalini anlatır. Bu âyet, Allah'ın fiillerinin tek bir isimle değil, Esma-i Hüsna'nın terkibinin değişimiyle zuhur ettiğini gösterir¹. Miladi 610'da "Makam-ı Muhammediyye"nin "oku" âyetiyle faaliyete geçmesiyle Kelime-i Tevhîd'in hem lafzen hem de müşâhedeyle okunarak asâletin gerçekleştiği ve Mertebe-i Muhammediyye'yi tasdik etmenin Hakk'a ulaşmanın yolu olduğu vurgulanır². Bu bağlamda, Hakîkat-i Muhammediyye'yi tanımak ve onda yok olmak, Furkan mertebesine ulaşmanın bir gereğidir³.

Detaylı cevap

Nisâ Sûresi'nin 80. âyeti, tasavvufî açıdan, Allah'ın fiillerinin farklı mertebelerden nasıl zuhur ettiğini gösteren önemli bir işarettir. Bu âyetteki anlatım, Rahmâniyyet mertebesinden zât mertebesinin işlediği bir fiili gözler önüne serer ki, burası Hakîkat-i Muhammediyye'nin zuhur yeridir⁴. Hakîkat-i Muhammediyye, tasavvuf metafiziğinin en yüksek kavramı ve İslâm kâinat nizamının merkez taşıdır⁵. Bu hakikatten sûret-i Muhammediyye'ye doğru bir anlatım ve oradan da bizlere intikal söz konusudur⁴.

İrfanî açıdan, âyette geçen "geliriz" ve "eksiltiriz" ifadeleri, tek bir ilahî isimle değil, Esma-i Hüsna'nın terkibinin değişimi bağlamında okunabilir¹. Bu durum, Allah'ın tecellîlerinin çok yönlülüğünü ve her an yeni bir şe'nde olduğunu gösterir. Miladi 610'da "Makam-ı Muhammediyye"nin "oku" âyetiyle Kelime-i Tevhîd'in tamamını lafzen ve müşâhedeyle okuyarak faaliyete geçmesiyle, asâlet gerçekleşmiş ve vekillere yer kalmamıştır². Bu, Mertebe-i Muhammediyye'nin⁶ tevhidin en üst zuhuru olduğunu ve Hakk'ın huzuruna, yani Allah lafzına ve manasına ulaşmanın bu mertebeyi tasdik ve kabul etmekle mümkün olabileceğini ifade eder².

Muhammediyye yolunun Mûsevîyyet mertebesinde olan bir kişi, bu âyeti duyduğunda, sağ elinde olan şeyin Mûsevîyyet idrâkinde olan akl-ı küll'e doğru yönelmiş akıl olduğunu anlamalıdır⁷·⁸. Bu, farklı peygamberî mertebelerin Hakîkat-i Muhammediyye'nin farklı vecheleri olduğunu ve her birinin kendi idrâk seviyesinde bu hakikate yaklaştığını gösterir. Sonuç olarak, Hakîkat-i Muhammediyye'yi iyice tanımak ve onda yok olmak, sâlikin Furkan mertebesine ulaşması için temel bir adımdır³.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Ra'd Sûresi · s.316İrfanî açıdan bu ayette, "نأتي" (geliriz) ve "ننقصها" (eksiltiriz) ifadeleri, tek bir isimle değil, birden çok ilahi isim ile birlikte yani Esma-i Hüsna’nın terOku
  2. 2Kelime-i Tevhîd · s.244Miladi 610 da “Makamı Muhammediyye” “ikra/oku” ayetiyle “Kelime-i Tevhid”in tamamını lafzen ve şuhuden okuyarak faaliyete geçtiğinden, asalet gerçekleşerek, vekOku
  3. 3Kelime-i Tevhîd · s.599Kısaca toparlarsak üçüncü (3.) pencerede bu hisler içinde birinci (1.) ayette belirtilen "Hakikat-i Muhammediyye"yi iyice tanımak, onda yok olmak; &10024; KısacOku
  4. 4İbrâhîm Sûresi · s.24Bu Âyette Allah (c.c.) ın yapmış olduğu şey bir başka mertebe tarafından anlatılmaktadır. Bu anlatımın Rahmâniyyet mertebesinden yapıldığını düşünebiliriz çünküOku
  5. 5Hakîkat-i Muhammediyye []
  6. 6Mertebe-i Muhammediyye []
  7. 7Tâ-Hâ Sûresi · s.30Muhammedîyyet yolunun Mûsevîyyet mertebesinde olan bir kişi bu Âyet-i Kerîme’yi duyduğunda hemen sağ elinde olan şeyin Mûsevîyyet idrâkinde olan aklı külle doğrOku
  8. 8Altı Peygamber (Cilt 4) · s.88Muhammedîyyet yolunun Mûsevîyyet mertebesinde olan bir kişi bu Âyet-i Kerîme’yi duyduğunda hemen sağ elinde olan şeyin Mûsevîyyet idrâkinde olan aklı külle doğrOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.