Nisâ kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
Nisâ kavramı, tasavvufta zâhirî anlamının ötesinde, hakikat-i insaniyyenin ve tecellî mertebelerinin bir zuhuru olarak ele alınır. Kitapta Nisâ Sûresi'nin ilk âyeti olan "Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten halkeden ve ondan eşini halkedip ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun" (Nisâ, 4/1) âyeti, bu kavramın vücudî ve irfanî boyutlarını açıklar. Buna göre, Nisâ kelimesi, akl-ı küll ile nefs-i küllün izdivacından meydana gelen taayyünâtı ve bu taayyünât içindeki suver-i münfaile (edilgen sûretler) olan kadınları temsil eder. Bu bağlamda, kadınlar, Hakikat-i Muhammediyye'nin dört mertebesi olan şeriat, tarikat, hakikat ve marifet mertebelerinin her birini sembolize eder. Sâlikin bu mertebeleri adaletle yaşayarak irfanî olgunluğa ulaşması, Nisâ kavramının tasavvufî tahakkukunu ifade eder.
Detaylı cevap
Necdet Ardıç, "Gönülden Esintiler: Kûr’ân-ı Kerîm’de Yolculuk (4) Nisâ-Sûresi" adlı eserinde Nisâ kavramını zâhirî ve bâtınî yönleriyle ele alır. Zâhirde kadınları ifade eden Nisâ kelimesi, bâtında çok daha derin vücudî ve irfanî anlamlar taşır.
Vücudî Mertebe: Kitapta, Nisâ Sûresi'nin ilk âyeti olan "Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten halkeden ve ondan eşini halkedip ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun" (Nisâ, 4/1) âyeti üzerinden Nisâ kavramının vücudî kökeni açıklanır. Buna göre:
- Nefs-i Vahide: Bütün insanların halkedildiği "bir tek nefis", vahidiyyet nefsi olarak açıklanır. Bu, Hakikat-i Muhammediyye'nin ilk yoğunlaşarak beşeriyet yönüyle ortaya çıkışının ismi olan Âdem'dir.
- Eşinin Halkedilmesi: Âdem'den Havva'nın zuhuru, akl-ı küll ile nefs-i küllün izdivacını temsil eder. Akl-ı küll, Âdem'in hakikati iken, nefs-i küll Havva'nın sûretidir. Bu izdivaç, taayyünât-ı muhtelifenin ve suver-i mütenevvianın zuhurunu sağlar.
- Erkekler ve Kadınlar (Ricâl ve Nisâ): Bu izdivaçtan meydana gelen "bir çok erkekler ve kadınlar", vücudî zuhurların faile (etken) ve münfaile (edilgen) sûretlerini ifade eder. Ricâl, suver-i faile iken, Nisâ, suver-i münfaile'dir. Bu, sadece cinsiyet ayrımı değil, âlemdeki her türlü etken ve edilgen oluşumu kapsar. Örneğin, yağmur suyu (etken/Âdem) toprağa (edilgen/Havva) düştüğünde, bu mânâ faaliyete geçer.
İrfanî ve Sülûkî Mertebe: Kitapta Nisâ Sûresi'nin 3. âyeti olan "Eğer öksüz kızlarla evlendiğinizde onlara karşı adaletli davranamamaktan korkarsanız, hoşunuza giden diğer kadınlardan iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz. Eğer adaleti gözetmemekten korkarsanız, o zaman bir tane ile veya elinizin altındakiyle (sahip olduğunuz câriye ile) yetinin. Doğruluktan ayrılmamak için bu daha elverişlidir" (Nisâ, 4/3) âyeti, tasavvufî bir sülûk tatbiki olarak yorumlanır:
- Evlenmek (Nikâh): Birlik kurmak anlamına gelir. Âyetteki nikâh, zâhirî evliliğin ötesinde, Hakikat-i Muhammediyye'nin dört mertebesiyle (şeriat, tarikat, hakikat, marifet) manevî birleşmeyi ifade eder.
- Dört Kadınla Evlenmek: Bu, sâlikin şeriat, tarikat, hakikat ve marifet mertebelerini bizzat yaşamasını ve bu mertebelerle "nikâhlanmasını" sembolize eder. Her bir mertebe, hayal hükmünde olan âlemlerin ve Hakikat-i Muhammediyye'nin bir zuhurudur.
- Adaletle Davranmak: Sâlikin bu dört mertebenin her birine eşit değer vermesi, birini diğerinin üstüne çıkarmaması gerektiği vurgulanır. Şeriat mertebesinin değeri ne ise, marifet mertebesinin değeri de odur, çünkü bunlar birbirinden ayrı değildir. Bu, "Allah'ın irfaniyeti" olarak tanımlanır.
- Tek Kadınla Yetinmek: Eğer sâlik bu mertebeler arasında adaletle hareket edemeyecekse, "birinde kalın", yani sadece şeriat mertebesinin hukukunu yerine getirin denir. Bu, tasavvufî yolculukta sâlikin kendi kapasitesine göre hareket etmesi gerektiğini gösterir.
Bu bağlamda Nisâ kavramı, sadece kadın cinsiyetini değil, aynı zamanda varlık mertebelerini, Hakikat-i Muhammediyye'nin zuhurlarını ve sâlikin bu mertebelerdeki irfanî yolculuğunu ifade eden kapsamlı bir tasavvufî semboldür.
Kaynaklar
Bu cevabın dayandığı eser — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Eser, s. 1“GÖNÜLDEN ESİNTİLER: KÛR’ÂN-I KERÎM’de YOLCULUK (4) NİSÂ-SÛRESİ NECDET ARDIÇ İRFAN SOFRASI NECDET ARDIÇ TASAVVUF SERİSİ (42) İÇİNDEKİLER: Sahife no İÇİNDEKİLER:…”Oku
- 2Eser, s. 33“su da bulamazsanız o zaman tertemiz bir toprak ile teyemmüm edin. Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır”Oku
- 3Eser, s. 15“meyvelerinden yiyen kimselerin isyanları artar, vahdet meyvesinden yiyenlerin ise muhabbetler ve huzurları artar. ”Oku
- 4Eser, s. 9“mertebe-i vahidiyyetten, mertebe-i rûha tenezzül ettiği vakit üç ma’rifet hasıl oldu ki, birisi ma’rifet-i nefs, ya’ni kendi zâtını ve hakikatini bilmek; diğeri”Oku
- 5Eser, s. 5“hiç şüphe yoktur, demektir. Başka yazılarımızda da kısaca belirttiğimiz gibi Kûr’ân-ı Kerîm bir dir ve dört faaliyet yönü vardır. Birinci’ si, elimizde bulunan ”Oku
- 6Eser, s. 11“zılal-i esmaiyyemden ibarettir. Ve zılal ise hayaldir. “Ve bizim sana gösterdiğimiz rü’ya ve Kur’an’da olan şecere-i mel’ûne nasa fitnedir”, ya’ni sana gösterdi”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
- Zâriyât Sûresi Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?
- Mü'minûn kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Tûr kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Kamer Sûresi Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?
- Şu'arâ kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.