Rûhullâh hâli nasıl başlar, nasıl yerleşir?
Rûhullâh hâli, Hz. Îsâ'ya mahsus bir lakap olmakla birlikte, tasavvufta her insanın aslî rûhânî yapısına işâret eden ilâhî bir üfleyişin neticesidir. Bu hâlin başlaması, genellikle ilâhî bir lütuf olarak kalbe gelen ânî bir cezbe veya inkişâf şeklinde zuhûr eder. Yerleşmesi ise sâlikin mücâhedesi, tertîb üzere amellere devâm etmesi ve edep ile sohbete riâyet etmesiyle mümkündür. Bir hâl, alışkanlık hâline gelip huy olduğunda yerleşir ve makam hâlini alır; bu da kişinin kendi yerini ve sınırını idrâk etmesiyle gerçekleşir¹.
Detaylı cevap
Rûhullâh kavramı, Hz. Îsâ'nın özel lakabı olarak bilinir ve Kur'an-ı Kerim'de Nisâ 171'de "ve rûhun minhu" ifadesiyle geçer². Ancak tasavvufî mânâda, Hicr 29'daki "ve nefahtu fîhi min rûhî" ayetiyle her insanın ilâhî rûhtan bir parça taşıdığına, yani her insanın bir cihette rûhullâh olduğuna inanılır. Hz. Îsâ'da bu rûh kemâl mertebesinde tezâhür etmiştir.
Bu hâlin başlaması (zuhûr), sâlikin kalbine ilâhî bir lütuf olarak gelen geçici bir nûr, bir keyfiyet veya bir inkişâftır. Bu başlangıç, zikir veya murâkabe sırasında yaşanan ânî bir cezbe, bir mürşidin nazarı veya bir âyet/hadîsin etkisiyle ortaya çıkabilir. Bu ilk parıltı, Şeyh Hakkanî'nin tabiriyle "şimşek aydınlatır ama yağmur yağdırmaz" misâli, bârika gibidir.
Rûhullâh hâlinin yerleşmesi (rusûh) ise, bu başlangıçtaki parıltının sürekli ve sâbit bir makama dönüşmesiyle olur. Bu süreç, sâlikin tertîb üzere zikir, virid ve murâkabe gibi amelleri düzenli olarak tatbik etmesiyle ve edep ile sohbete devâm etmesiyle mümkündür. Bir hâl, alışarak yapılan şeylerin neticesinde âdet hükmüne girdiğinde huy olur ve yerleşir³. Kişi, bu hâl ile kendi yerini ve sınırını idrâk ettikten sonra oraya oturup yerleşir ve orası onun makâmı olur¹. Cüneyd Bağdâdî'nin dediği gibi, "Hâl, gelir-geçer; makam, yerleşmiş hâldir". Bu yerleşme, telvîn'den temkîn'e geçiş olarak da ifâde edilir.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Zekât ve İnfâk · s.122“Kişi hâl ile yerini ve sınırını idrâk eder, ondan sonra oturup oraya yerleşir ve orası onun makâmı olur. Bundan sonra tekrar hâller ile bir üst makâma geçiş olu”Oku
- 2Kelime-i Tevhîd · s.356“Hâli: Kur'an-ı Kerim Bakara 2/253 ayetinde: "Ve eyyednâhu bi-rûhi'l-kudüsi" Peygamberi : “İsa”(a.s.) dır. Lakabı : “Ruhullah””Oku
- 3Gülşen-i Râz ve Şerhi (2) · s.255“Hal diye alışarak yapılan şeyler neticesinde adet hükmüne girdi mi huy olur yerleşir. İnsan, sanatları o ihtiyatla öğrenir... Düşüncelerini onunla terkip eder.”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.