Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3) Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?
Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, Hakikat-i Muhammediyye'den beslenen bir sülûk ile kişinin kendi varlığındaki ilâhî sahayı açması, peygamberî mertebeleri kendi bünyesinde tatbik etmesi ve irfâniyetin gerektirdiği çift yönlü idrakle yaşamasıdır. Bu dersler, beşerî sıfatlardan soyunup ilâhî sıfatlarla tahakkuk etmeyi, Hakk'ın varlığını kendi varlığında müşahede etmeyi ve her mertebede aklını o mertebenin peygamberi hükmünde eğitmeyi içerir. İrfâniyet, genelden özele ve özelden genele geçişi idrak ederek, vahdette kesreti ve kesrette vahdeti yaşamayı mümkün kılar.
Detaylı cevap
Sâlikin günlük irfânî dersleri, öncelikle kendi içindeki ilâhî sahanın açılmasıyla başlar. Bu saha, Cenâb-ı Hakk'ın kendini seyretmek için âlemleri halketmesi gibi, sâlikin de kendi hakikatlerini seyretmesi için gönül âleminde açması gereken bir alandır. Bu saha başlangıçta nefs hayvanları tarafından istila edilmiş ve kilitlenmiş durumdadır. Sâlikin ilk görevi, bu istila edilmiş sahayı kurtarıp genişletmektir. Bu süreçte rüyada öldürülen hayvanlar, bu sahayı sahiplenen varlıkları temsil eder ve bunların hükmü hayalidir, günah değildir. Zamanla bu sahaya nüfuz edildikçe, kişide Âdemiyyet mertebesi zuhur eder.
İkinci olarak, sâlikin insanlık seyrini kendi bünyesinde tatbik etmesi gerekir. Âdem (a.s.)'dan Muhammed (a.s.)'a kadar gelen peygamberî seyri, kendi dar ömrü içinde daha kısa vadelerle geçmesi icap eder. Peygamberler âlemşümul olarak ümmetlerine dönük faaliyet gösterirken, sâlikin bu faaliyeti kendine dönük olarak gerçekleştirmesi beklenir. Bu durumda, sâlikin eğitilmiş aklı her mertebede o mertebenin peygamberi hükmünde olur, ilerler, gelişir ve ilmi artar. Bu, kişinin kendi içindeki hakikatleri keşfetmesi ve kendini bilmesi anlamına gelir.
Üçüncü olarak, irfâniyetin gerektirdiği çift yönlü yaşam idrakini tatbik etmektir. Bu, âlemlerdeki yaşamın genel ve özel olarak ikiye ayrıldığı gerçeğini idrak etmektir. İrfâniyet, genelden özele ve özelden genele geçişi idrak etmek ve her ikisini bir arada yaşayabilmektir; yani vahdette kesreti, teklikte çokluğu ve çoklukta tekliği yaşamaktır. Bu idrak, cüzde küllü, parçada bütünü ve bütünde parçayı idrak etmeyi gerektirir, zira cüz külden ve küll cüzden ayrı değildir.
Son olarak, sâlik seyr-i sülûk yolunda nefsini temizleyerek, Hakk'tan gelen mânaları idrak ederek beşerî sıfatlarından soyunur ve ilâhî sıfatlarla tahakkuk etmeye başlar. Hayat, ilim, irade, kudret, kelâm gibi sıfât-ı subûtiyyenin başlangıçta beşerî yönden kullanıldığı, ancak belirli aşamalardan sonra bunların Hakk'a ait olduğunun anlaşılmasıyla sıfat mertebesinin îmânı zuhur eder. Kul, kendi hayatının Hakk'ın, Rahmân'ın ruhaniyetinin zuhuru olduğunu, ilminin, kudretinin, görüşünün, duyuşunun Hakk'a ait olduğunu anladığında, Rahmân onu sevgili kılar. Bu, kişinin kendi içindeki ilâhî hakikati müşahede etmesi ve kendini Hakk'ın bir tecellisi olarak idrak etmesiyle gerçekleşir. Bu süreçte kişi, kendi beden mülküne gelen kendi rasulü olur, yani kendisini kendisine tanıtacak bilgi içinden gelir. Bu, peygamberlik anlamında değil, irsal edici, ulaştırıcı, oluşturucu ve idrak edici anlamındadır.
Kaynaklar
Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kaynak · s.91“esmâsını, sıfatından sıfatını, zâtından zâtını vererek insanda o kemalâtı ortaya getirdi. Yani kendi zuhur kemalâtını ortaya getirdi. İşte bunun için insan halk”Oku
- 2Kaynak · s.111“Cebrâil (a.s.)'ın eğitiminde kendini buldu. Kişinin kendi rasulü, kendi beden mülküne gelendir. Risâlet-i Muhammediyye gibi geneli kapsamaz. İşte bizim içimizde”Oku
- 3Kaynak · s.5“olmak : …………………(99) Peygamberimiz her mertebenin evvelidir : ……………………(100) Peygamberimizin getirdiği şeriat : …………………………………(100) Peygamberlerden gelen ma’nevi m”Oku
- 4Kaynak · s.105“Ama seyrini yukarıya doğru sürdürmeye başlayan kişinin onlara yukardan bakışı bu anlayıştır. Ve o kişinin şahsına ait bir değerlendir-medir. Çünkü hiç bir beyin”Oku
- 5Kaynak · s.93“var. O zaman insanın varlığında pek çok mertebe vardır. Ne var âlemde o var Âdemde demişlerdir. (Terzi Baba-6 Peygamber (2) Hz. Nuh (a.s.) sohbetinden.) -------”Oku
- 6Kaynak · s.167“ulaşmaktır. Kur'ân-ı Kerîm mübarek bir kitaptır, onu okuyalım, sevap kazanalım anlayışıyla okuduğumuz zaman, sevap kazanmış oluruz, ilmini kazanmış olmayız. Biz”Oku
İlgili sorular
- Tûr kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mübârek kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Şu'arâ kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Kelime-i İlyâsiyye Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?
- Sâffât kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.