İçeriğe atla

Salât (Namaz)'ı yaşamak için günlük amelî tertîb nasıl olmalıdır?

Sâlik AmelTemel düzey21 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Salât'ı yaşamak için günlük amelî tertîb, zâhirî namazın şartlarına riâyetle başlayıp, sâlikin her ânını Hakk'ın huzûrunda geçirme şuuruyla Salât-ı Dâim mertebesine ulaşmayı hedefler. Bu tertîb, beş vakit namazın edâsını, huşû ile kılınmasını, namazın bir zikir hâli olarak idrâk edilmesini ve nihayetinde tüm hayatın bir namaza dönüşmesini içerir. Terzi Baba'nın "Salât" adlı eserinde belirtildiği üzere, günlük namazda niyet, Sübhâneke, Besmele ve Fâtiha gibi unsurların belirli sayılarda tekrarı, namazın zâhirî ve bâtınî derinliğini artırmaya yönelik bir tertîb sunar¹·². Bu tertîb, mü'minin mîrâcı olan namazı, Hakk'a yönelişin ve O'nunla bağ kurmanın sürekli bir yolu hâline getirir.

Detaylı cevap

Salât'ı yaşamak için günlük amelî tertîb, öncelikle zâhirî namazın şartlarına riâyetle başlar. Bu, Cibrîl hadîsinde belirtilen abdest, kıble, vakit, rükû ve secde gibi unsurları içeren beş vakit farz namazın eksiksiz edâ edilmesidir. Hanefî mezhebine göre bir günlük beş vakit namaz, on yedisi farz, yirmisi sünnet ve üçü vitir olmak üzere kırk rekâttan oluşur². Bu namazların içinde niyet, Sübhâneke, Besmele ve Fâtiha gibi unsurlar belirli sayılarda tekrarlanır; örneğin niyet 13 defa, Sübhâneke 15 defa, Besmele 15 defa ve Fâtiha 40 defa okunur¹. Bu zâhirî tertîb, namazın bedensel ve sözlü mertebesini oluşturur.

İkinci olarak, namazın huşû ile kılınması esastır. Bu, kalbin Hakk ile birlikte olma hâlidir ve namazın bedenle değil, kalple kılındığı mertebedir. Tâhâ 14'teki "beni anman için namazı kıl" ayeti gereğince, namazın bizzat bir zikir olduğu idrâk edilmelidir. Sâlik, "Allâhu Ekber" ile her sözünde Hakk'ı zikrederek, namazı dilden, kalpten ve bedenden topluca yapılan bir zikir hâline getirir.

Üçüncü ve kemâl mertebesi ise Salât-ı Dâim'dir. Bu, sâlikin bütün hayatını namaza dönüştürmesi, her ânının Hakk'ın huzûrunda olduğunun şuuruyla yaşanmasıdır. Mü'min Sûresi'nde belirtildiği üzere, günde beş defa namazını kılan kimse Hakk'ın huzuruna Zât mertebesi itibarıyla şeriat, tarikat, hakikat, marifet ve İnsân-ı Kâmil mertebelerini temsilen beş defa girer. Namaz aralarında da aklı ve gönlü Hakk'ta olduğundan yine namaz içinde sayılır ve bu hâl "salât-ı dâimûn" olur³·⁴. Salât-ı Dâim, klasik beş vakit namazın şuurla artırılmış hâli olup, sâlikin günü bir bütün namaz olarak tasavvur etmesini gerektirir. Sabah namazı namazın başlangıcı, gün boyu yaşanan her ân namazın rükûu, secdesi ve kıyâmı, yatsı namazı namazın sonu ve gece teheccüd namazın bekçi nöbeti olarak görülür. Bu tertîb ile sâlik, kâinatın sürekli namazda olduğu şuuruyla (İsrâ 44) kendi namazını kâinatın namazına eşlik ettirir. Nihayetinde bu namazlar, fenâfillah ve bakâbillah mertebelerine ulaştıran bir yolculuktur⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Necm (Yıldız) Sûresi, s. 17““Salât” adlı eserinin hemen baş sahifesinde günlük olarak bir müslümanın bilinçli, ya da bilinçsiz olarak “namaz” ı ifaya çalışırken şu atmosferin içerisinde yo”Oku
  2. 2Salât (Namaz), s. 5“B İ R İ N C İ K I S I M SÖZLER BÖLÜMÜ Bilindiği gibi Hanefi mezhebi itibariyle, bir günlük beş vakit namaz, - on yedisi farz, - yirmisi sünnet , - üçü de salat-”Oku
  3. 3Mü'min (Ğâfir) Sûresi, s. 47“İşte bu halde günde beş defa namazını kılan kimse özel olarak Cenâb-ı Hakk’ın huzuruna Zât mertebesi itibarıyla şeriat, tarikat, hakikat, marifet ve İnsân-ı Kâm”Oku
  4. 4Bakara Sûresi, s. 85“İşte bu halde günde beş defa namazını kılan kimse özel olarak Cenâb-ı Hakk’ın huzuruna Zât mertebesi itibarıyla şeriat, tarikat, hakikat, marifet ve İnsân-ı Kâm”Oku
  5. 5Risâle-i Gavsiyye, s. 61“Sonuç olarak bütün bu namazların bizi götüreceği iki rekâtlık namazın bir rekâtı fenâfillah, bir rekâtı ise bakâbillah’tır. Ve ayrıca günde beş vakit namazı kıl”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.