İçeriğe atla

Salât (Namaz) ile Kelime-i Tevhîd eserleri Nefs kavramına nasıl farklı yaklaşır?

Çaprazlama6 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Salât (Namaz) ve Kelime-i Tevhîd kavramları, tasavvufî sülûkta nefsin terbiye ve tezkiye edilmesinde farklı mertebelerde ve farklı işlevlerle ele alınır. Salât, özellikle irfan ehli yolcular için fizikî hareketler, sözler ve bâtınî yönelişlerle ef'âl, esmâ, sıfat ve zât mertebelerinin tevhîdini içeren bir mi'râc hükmündeyken¹·², Kelime-i Tevhîd ise nefsin en alt mertebesi olan nefs-i emmâreden kurtuluşun anahtarı ve tevhid mertebelerine ulaşmanın ilk adımıdır³·⁴·⁵. Salât, nefsin kemâl mertebelerine doğru ilerleyişinde bir araçken, Kelime-i Tevhîd daha ziyade nefsin süflî yapısından arınma sürecinin başlangıcında yer alır.

Detaylı cevap

Nefs, tasavvufta sâlikin süflî yapısını, dünyaya ve hazlara yönelen vechesini ifade eder ve sülûkun ana hedefi nefsin tezkiyesidir. Nefsin yedi mertebesi bulunur: emmâre, levvâme, mülhime, mutmainne, râdıyye, merdıyye ve sâfiye (K1-122; K2-T3). Bu mertebeler sıra ile aşılır ve her mertebe bir öncekinin tahkîki ile açılır.

Kelime-i Tevhîd, "Lâ ilâhe illallah" zikri olarak, nefs-i emmâre mertebesinin zikri ve o mertebeden kurtuluşun anahtarıdır (Kelime-i Tevhid). Nefs-i emmâre, şehvet, gazap, kibir, hırs, haset, riya ve tama' gibi kötü temayüllerin hâkim olduğu mertebedir. Kelime-i Tevhîd'in vuslat mertebeleri, İbrahimiyyet'te "Lâ fâile illallah", Museviyyet'te "Lâ mevcude illallah" ve İseviyyet'te "Lâ mevsufe illallah" şeklinde ilerler⁴·⁵. Bu, nefsin süflî yapısından arınarak tevhidin farklı veçhelerini idrak etme sürecinin başlangıç ve orta aşamalarını temsil eder.

Salât ise, Kur'ân'da "yöneliş, ulaşma, bağ kurma, duâ" anlamlarını taşıyan bir kavramdır (Salât). Terzibaba külliyatında Salât, ef'âl mertebesindeki beş vakit namazdan Salât-ı Dâimûn'a uzanan mertebeli bir kavram olarak okunur (Salât). İrfan ehli yolcular için Salât, fizikî hareketlerle ef'âl, sözlerle esmâ mertebelerini, Salât kelimesinin "Sad"ı ile sıfat, "Lam"ı ile lâhût mertebelerini ve "Te"si ile de bütün bu mertebelerin tevhîdini kendinde cem etmeyi içerir¹·². Bu, tevhid-i ef'âl, tevhid-i esmâ, tevhid-i sıfat ve tevhid-i zât mertebelerini özümseyerek "kendinden kendine" olan bir mi'râc hâlidir¹·². Bu durum, nefsin kemâl mertebelerine, özellikle nefs-i mutmainne ve sonrasına tekabül eden hâllerin yaşanabildiği bir makamdır. Salât-ı Dâim ise, sadece beş vakit değil, her nefeste Hakk ile irtibat kurma makamıdır (Salât-ı Dâim). Dolayısıyla Salât, nefsin tezkiye sürecinin ileri aşamalarında, sâlikin Hak ile olan bağını derinleştirdiği ve tevhidin yüksek mertebelerini tecrübe ettiği bir ibadet ve hâl olarak öne çıkar.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.188Salât (صَلاَةُ) kelimesindeki (ص) sad sıfat alemini, (ل) lam lâhût alemini, (ة) te ise tevhidi içerir. Müslüman namaz kıldığı esnada, fizikî hareketleriyle ef’âOku
  2. 2Aşk ve İrfân Yolunda · s.188Salât (صَلاَةُ) kelimesindeki (ص) sad sıfat alemini, (ل) lam lâhût alemini, (ة) te ise tevhidi içerir. Müslüman namaz kıldığı esnada, fizikî hareketleriyle ef’âOku
  3. 3Kelime-i Tevhid
  4. 4DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.185Ona göre, kelime-i tevhidin ilk olarak emanet edildiği mahal Âdemiyyet mertebesidir. Bu mertebede ve Nuhiyyet mertebesinde kelime-i tevhid, sadece dua düzeyindeOku
  5. 5Aşk ve İrfân Yolunda · s.185Ona göre, kelime-i tevhidin ilk olarak emanet edildiği mahal Âdemiyyet mertebesidir. Bu mertebede ve Nuhiyyet mertebesinde kelime-i tevhid, sadece dua düzeyindeOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.