Müşâhede ve Mükâşefe'yi birlikte düşünmek hangi Fass üzerinden anlaşılır?
Müşâhede ve mükâşefe kavramları, Fusûsu'l-Hikem'de özellikle İsmail Fassı üzerinden anlaşılır. İsmail Fassı, saîd olmanın sırrı, Rabb-ı hâs ve mârifet-i Rabbâniyye ekseninde bu kavramların derinlemesine işlendiği bir bölümdür¹. Bu fass, ârifin Hakk'ın vücudundan başka bir varlık görmediği, gam ve son halleri düşünmekten uzak kaldığı bir hâli tasvir eder ki bu hâl, hem kalp gözüyle görme olan müşâhedeyi hem de perdelerin kalkmasıyla gelen idrâk olan mükâşefeyi içerir². Müşâhede, sâlikin Hak'ı kalp gözüyle görmesi ve esmâ ile sıfatlarının tezahürlerine şahit olması iken, mükâşefe gayb âleminden veya Hak'tan kalbe inen doğrudan idrâklerdir. Bu iki hâl, İsmail Fassı'nda ele alınan mârifet-i Rabbâniyye ile birleşerek sâlikin Hak ile olan ilişkisini ve idrâkini derinleştirir.
Detaylı cevap
Müşâhede, tasavvufta sâlikin Hak'ı kalp gözüyle görmesi, esmâ ve sıfatlarının doğrudan tezâhürlerine şâhid olması mertebesidir. Bu, "Allah'ı görüyormuşsun gibi ibâdet etmen" hadîs-i şerîfindeki ihsân tanımının asıl mesnedidir. Müşâhede, mârifet ile fenâ arasındaki bir kademe olup, sâlikin artık "biliyor" değil, "görüyor" olduğu bir hâldir. Namazda Hakk'a şahitlik olmak ve O'nu görmek de müşâhede ile ilgilidir; zira Hakk'ı zikreden kimse, basar sahibi ise, kendi arkadaşı olan Hakk'ı müşâhede edebilir³. Müşâhede, aynî tecrübe ile tanıma ve tasavvuf bilgisinin zirvesi olarak da tanımlanır⁴. Zât-ı sırfın kendisinde bilkuvve mevcut olan sıfat ve esmânın ahkâm ve âsârını müşâhede etmek istemesi, bu sıfat ve esmânın sûretlerini ilminde îcâd etmesi ve bu sûretleri kendi ilminde müşâhede etmesi, zâtın yine kendisini müşâhede etmesi demektir⁵.
Mükâşefe ise, perdelerin açılması ve gizliliğin kalkması demektir. Sâlikin gayb âleminden veya Hak'tan kalbine inen doğrudan idrâklere verilen isimdir. "Kulum bana nâfilelerle yaklaşmaya devam eder, ben de onu severim; sevdiğim zaman onun gören gözü, işiten kulağı olurum..." kudsî hadîsi, mükâşefenin asîl dayanağıdır. Mükâşefe, mücâhedenin meyvesi olup, sâlik tezkiyeyi kemâle erdirdiğinde Hak ona perdeleri kaldırır. Bu kavram, İdrîsiyye Fassı'nın 'ruhâniyet' bahsiyle de bağlantılıdır.
İsmail Fassı, Fusûsu'l-Hikem'de Hikmet-i Aliyye, saîd olmanın sırrı, Rabb-ı hâs ve mârifet-i Rabbâniyye ekseninde bu kavramları ele alır¹. Bu fass, ârifin gamdan ve son halleri düşünmekten uzak kaldığı, Hakk'ın vücudundan başka bir varlık görmediği bir hâli anlatır². Bu durum, hem müşâhede yoluyla Hak'kı görmeyi hem de mükâşefe yoluyla gelen doğrudan idrâkleri kapsar. Müşâhede makamında bulunanlar, yüce Hakk'ın iradesini mahlukattaki tasarruflarını ve bu tasarrufların Hakk'ın saltanat kudreti altında hüküm yürüttüğünü müşâhede ederek idrâk ederler⁶. Bu, sâlikin Hak ile olan ilişkisini ve idrâkini derinleştiren bir süreçtir.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1K1--İsmail Fassı
- 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.1293“Bu sebeble ârif gamdan ve son halleri düşünmekten fâriğ olmuştur ve vücüd-ı Hak'tan gayrı bir mevcüd görmemişlerdir. Bu bahislerin tafsili Fusüsu'-Hikem'de Fass”Oku
- 3En'âm Sûresi · s.95“Bu bahsin tafsili Fass-ı Yûnusî'de mürur etti. İşte namazda müşahede yani Hakk’a şahitlik olmak ve rü'yet yani Hakk’ı görmek budur. Binâenaleyh Hakk'ı zâkir ola”Oku
- 4K1--Müşâhede
- 5Kelime-i Ya'kûbiyye · s.80“Vaktâki,Fass-ı Âdemî’de îzâh olunduğu üzere, zât-ı sırf kendisinde bilkuvve mevcûd olan sıfât ve esmânın ahkâm ve âsârını müşâhede etmek istedi,Fass-ı Sâlihî’de”Oku
- 6İnsân-ı Kâmil (Cilt 3) · s.135“------------------- 2 - Bu müşahede makamında bulunanlar; yüce Hakkın iradesini müşahede ederler… Ama şu yoldan: Mahlukatta tasarruflarını, bu tasarrufların da ”Oku
İlgili sorular
- Velâyet ve Nübüvvet'i birlikte düşünmek hangi Fass üzerinden anlaşılır?
- Tenzîh ve Teşbîh'i birlikte düşünmek hangi Fass üzerinden anlaşılır?
- Kabz ve Bast'ı birlikte düşünmek hangi Fass üzerinden anlaşılır?
- Müşâhede ile Mükâşefe aynı Fass'ta nasıl bir mekanizmayla buluşur?
- Vahdet-i vücûd ile Vahdet-i şühûd aynı Fass'ta nasıl bir mekanizmayla buluşur?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.