İçeriğe atla

Sohbet Arası Sohbetler (24) Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sâlik için günlük hayattaki irfânî dersler, şerîat ve tarîkat mertebelerinden hakîkat ve mârifet mertebelerine uzanan bir sülûk yolculuğunu ifade eder. Bu yolculukta kişi, kendi varlığının Hak'ın varlığı olduğunu idrâk etmekle yükümlüdür. Şerîat ve tarîkatın kötülüklerden sakınma ve gaybî Hak'a yönelme prensipleri, hakîkat mertebesinde "hazırda olan Rabb'ı unutmamak" bilincine dönüşür. Bu, kişinin her an Hak ile birlikte olduğu kanaatiyle yaşaması, O'nu bir an bile kendisinin dışında düşünmemesi demektir. Aksi takdirde, farkında olmadan şirke düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Bu irfânî dersler, kişinin nefis mertebelerini aşarak, madde bedeninin ötesindeki ilâhî terkibini keşfetmesini ve mârifetullah ilmiyle kozasından sıyrılmasını hedefler.

Detaylı cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, nefis mertebeleri ve hazret mertebelerini aşarak gerçekleşen bir seyr ü sülûk sürecidir. Bu süreç, "nefs-i emmâre"den başlayarak "nefs-i sâfiye"ye kadar uzanan yedi nefis mertebesinin eğitimiyle başlar. Bu mertebelerin her biri, kişinin kendi bünyesindeki katmanları yaşantısına dahil etmesiyle idrâk edilir. Kişi, bu katmanları bilmedikçe kendisini tanıyamaz. Örneğin, "emmare" katında yaşayan bir kimse, diğer katlara çıkıp gezmedikçe, o katların âlimi değil, cahili kalır. Bu, kişinin kendi varlığındaki ilâhî tecellîleri görmezden gelmesi anlamına gelir.

Bu nefis mertebelerinin aşılmasıyla birlikte, sâlik "şerîat mertebesi"nden "tarîkat mertebesi"ne, oradan "hakîkat mertebesi"ne ve nihayet "mârifet mertebesi"ne yükselir. Şerîat mertebesinde "ben varım, sen varsın" anlayışı hâkimken, bu değişimle birlikte "sen yoksun" denmeye başlanır. Bu, izâfî benliğin yavaş yavaş devreye girmesi ve kişinin madde bedeninin sadece bir binek olduğunu, aslının ilâhî isimlerden meydana gelmiş bir terkib olduğunu idrâk etmesidir. Bu idrâk, ipek böceğinin kozasını delerek uçmaya başlaması gibi, sâlikin kendi kozasını (nefsî benliğini) delerek hakîkate ulaşma çabasıdır.

Bu sülûk, ilim gücü ve özellikle mârifetullah ilmi ile mümkündür. "İllâ bi sultân" hitabıyla gelen bu güç, kişinin balığın karnından (beden kutrundan) kurtulmasını sağlar. Mârifetullah ilmi, Cenâb-ı Hakk'ın zâtî ilmini içerir ve çok ender bulunan bir sistemdir. Şerîatın içinden çıkan tarîkat ehli az olduğu gibi, tarîkatın içinden çıkan hakîkat ehli daha da azdır, mârifet ehli ise hepsinden azdır. Her mertebe, bir üst mertebeye zemin hazırlar ve bu aşamaların geçilmesi zorunludur.

Sâlik, bu yolculukta enfüsî (kendi bünyesinde) ve âfâkî (dış dünyada) olarak Hak'ın âyetlerini müşâhede eder. "Senurîhim âyâtinâ fîl âfâkı ve fî enfüsihim hattâ yetebeyyene lehum ennehul hakk" âyeti, kişinin hem kendi nefsinde hem de dış âlemde ilâhî işaretleri görmesi gerektiğini vurgular. Bu, kişinin Rabb'ını ötelerde değil, kendi varlığında ve hayatında hazırda bilmesi ve O'nunla birlikte bir hayat sürmesidir. Bu idrâk, ehl-i gafletin gaybta olan Allah'a ibadet etmesinden farklı olarak, ehl-i hakîkatin hazırda olan Rabb'ına ibadet etmesidir. Bu irfânî dersler, sâlikin "Ben Hakk'ım" demesine yol açar; ancak bu, karpuz diliminin "ben karpuzum" demesi gibi, kendi hâli kadar Hak'ı idrâk etmesidir, karpuzun tamamı benim demesi gibi bir hata değildir. Kişi, bu süreçte kendisinin sadece beşer görüntülü olmadığını, bu beşeriyetin zuhûru icâbı bir elbise olduğunu, kendisinin akıldan, şuûrdan ve gönülden ibaret olduğunu idrâk eder.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.149sahipleri için, bütün insanlara değil. Orada bir tahsis vardır. Ama düşündüğümüz zaman bunlar ortaya çıkar. İttika sahiplerinden maksat ehl-i islâm, ehl-i imandOku
  2. 2Kaynak · s.165zaman dahi o nefs onun bir karış üzerinde ondan ayrılmıyor çünkü bir ömür boyu madde bedeni kendisi zannetti ve ona âşıktı, kabirde de o şekilde zannetti ve oraOku
  3. 3Kaynak · s.1GÖNÜLDEN ESİNTİLER NECDET ARDIÇ “İZ-TERZİ BABA” MUHTELİF SOHBET ARASI SOHBETLER. (KİTAP-157-25) İRFAN SOFRASI NECDET ARDIÇ TASAVVUF SERİSİ MUHTELİF SOHBET ARASIOku
  4. 4Kaynak · s.169olan Hakk’ı, kendi hâli kadar idrâk ettiği zaman ”Ben Hakk’ım” demektedir. Her varlıkta Allah’ın varlığı vardır, kişi şuurlandığı zaman kendisindeki Hakk’ı idrâOku
  5. 5Kaynak · s.153ve bütün mülkün sahibi olan ve o hayali rabların hepsini ortadan kaldıran ilahi rab mı daha hayırlıdır? diye bu makamda bize bir bilgi sunulmuş. Sadece o gün veOku
  6. 6Kaynak · s.143bu gibi güzel yerleri görmek ve tanımak imkânı versin inşallah. Evlatlarımız sayesinde buralara geldik, bu güzel beldeleri, yerleri görüyoruz, geziyoruz. FırsatOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.