İçeriğe atla

Tasavvuf Izâhları kitabına göre Riyazat ne anlam taşır?

Kitap-KonuOrta düzey0 görüntülenme10 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufî metinlerde riyazat, nefsi terbiye etme, onu Hak'ın sıfatlarına alıştırma ve dünyevî alışkanlıklardan arındırma usulü olarak tanımlanır. Bu, sâlikin kapasitesini genişletmeyi amaçlayan bir sülûk programıdır ve "mücâhede en büyük cihâddır" hadîs-i şerîfiyle temellendirilir. Riyazat, az yeme, az uyuma, az konuşma gibi pratikleri içerirken, aynı zamanda kişinin kendi nefsiyle büyük bir savaşa girişmesi olarak da ifade edilir¹. Tasavvuf, sadece zikir ve riyazat yapmak değil, kişinin tefekkürü geliştirmesi ve Ulûhiyyet'e ulaşması için bir araçtır²·³.

Detaylı cevap

Riyazat, tasavvufta nefsi terbiye etmek ve onu Hak'ın sıfatlarına alıştırmak için uygulanan manevi çalışmaların genel adıdır⁴·⁵. Bu terbiye süreci, sâlikin dünyevî alışkanlıklarından arınmasını hedefler ve bir sülûk programı olarak işler. Riyazatın temelinde, Peygamber Efendimiz'in "küçük savaştan büyük savaşa gidiyoruz" sözüyle işaret ettiği nefisle mücadele yatar¹. Bu mücadele, kişinin kendi nefsiyle giriştiği büyük bir savaştır ve ancak gerçek bir arifin kontrolü altında uzun süreli riyazat çalışmalarıyla mümkündür¹.

Riyazat, belirli zikirleri yapmaktan veya birkaç gece çalışmaktan ibaret değildir; asıl amacı kişinin kapasitesini genişletmektir²·⁶. "Zikir ona derler ki fikri aça" ifadesiyle, zikrin tefekkürü geliştirmek için yapıldığı vurgulanır, sevap kazanmak için değil²·⁶. Riyazatın pratik uygulamaları arasında az yeme (kalîlü't-taâm), az uyuma (kalîlü'l-menâm) ve az konuşma (kalîlü'l-kelâm) gibi unsurlar bulunur⁴·⁵. Ayrıca, tasavvufta dervişin kemâle ermesinde önemli olan "Erbain" (kırk gün orucu peş peşe tutmak) gibi yoğun riyazat oruçları da vardır; bu oruçlar hayvani gıdalardan arınmış olarak tutulur ve hatta iftarsız oruç şeklinde de uygulanabilir⁷·⁸. Tarikat mertebesinde riyazat, mürşide teslimiyetle nefsi terbiye etme yoludur⁹. Nefislerinin sıfatı dinç ve kuvvetli iken bu dünyanın lezzetlerine karşı sabredip riyazat ve mücahedelere kalkanların ruhu yükselir ve kesafet hükümlerinden kurtulur¹⁰.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Dur Rabbın Namazda (Cilt 1) · s.51---------- Tasavvuf konusunda değişik kaynaklardan çok çeşitli kitaplardan da bilgiler edinmeğe çalıştım ve hala devam ediyorum. Meşgalem tasavvuf ve manevi iliOku
  2. 2Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003) · s.112Böylece aslında tasavvuf, ilim demektir. Sadece belirli zikirleri yapıp, belirli birkaç gece çalışmak veya bazı riyazatler yapmak demek değildir. Riyazatlardan,Oku
  3. 3Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31) · s.110Tasavvufun izahını yapmamız gerekirse bireysellikten kurtulup, Ulûhiyyet'e ulaşmak diye kısaca anlayabiliriz. Gerçek tasavvuf bu, bunun dışında bireysellik ile Oku
  4. 4K1-57
  5. 5Riyazat
  6. 6Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003) · s.99Böylece aslında tasavvuf ilim demek sadece belirli bir zikirleri yapıp belirli bir kaç gece çalışmak veya bazı riyazatlar yapmak demek değildir. Riyazadlardan iOku
  7. 7Terzi Baba (Cilt 1) · s.32Tasavvufta dervişin kemâle ermesinde önemli olan ve adına da “Erbaiyn” (Kırk gün orucu peş peşe tutmak) denilen riyâzat oruçlarını hayvani gıdalardan arınmış olOku
  8. 8Divan 3 · s.17Tasavvufta dervişin kemâle ermesinde önemli olan ve adına da “Erbaiyn” (Kırk gün orucu peş peşe tutmak) denilen riyâzat oruçlarını hayvani gıdalardan arınmış olOku
  9. 9Hicr Sûresi · s.138Bu ifâdenin her mertebede farklı îzâhları vardır. Şerîat mertebesinde, insânların kusurlarını affetmek, onlara güzellikle muâmele etmektir. Tarîkat mertebesindeOku
  10. 10Secde Sûresi · s.160Henüz nefislerinin sıfâtı dinç ve kavî iken, bu âlem-i kesâfetin lezzetlerine karşı sabr edip riyâzât ve mücâhedâta kıyâm edenlerin rûhu, felek-i ervâha urûc edOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.