İçeriğe atla

Tasavvufta Hakîkat kavramının tanımı nedir?

Kavram TanımıTemel düzey0 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta Hakîkat, dört mertebeli sülûkun üçüncü aşaması olup, Hak'ın bizzat müşâhede edildiği ve eşyanın hakiki yüzünün açıldığı kademedir. Bu mertebe, şeriatın tasdiki ve tarikatın meyvesi olarak kabul edilir. Hakîkat ehli, sülûk yolculuğunu tamamlayıp kemâl mertebesine ulaşan ve ilahi hakikatleri doğrudan müşâhede eden kimsedir¹. Bu mertebede sâlik, aklî bilgilerden ziyade kalbî hâllere göre yaşar ve mücâhedeler ona zevkli gelir.

Detaylı cevap

Hakîkat, tasavvufî yolculuk olan seyr-i sülûkun (Seyr-i Süluk) dört temel mertebesinden üçüncüsüdür. Bu mertebeler sırasıyla şerîat, tarîkat, hakîkat ve mârifet olarak sıralanır. Şerîat, dış kuralların bilinmesi ve uygulanması iken; tarîkat, mürşid rehberliğinde sülûka girilmesi ve virdlerle manevi bağ kurulmasıdır. Hakîkat ise, bu yolculukta Hak'ın doğrudan müşâhede edildiği ve eşyanın gerçek yüzünün açığa çıktığı bir kademedir. Bu durum, Yûsuf Sûresi'ndeki "Rabbim onu hakîkat kıldı" (Yûsuf 100) ve Vâkıa Sûresi'ndeki "bu hakk'el-yakîn'in kendisidir" (Vâkıa 95) ayetleriyle desteklenir.

Hakîkat mertebesine ulaşan sâlik, telvîn halinden temkin haline geçer. Telvîn, sülûk yolunda bulunan kişinin "renklenmesi" ve hallerinin değişken olması iken, temkin "yerleşmek, karar kılmak" anlamına gelir ve hakîkat ehlinin sıfatıdır². Hakîkat ehli, artık olayların ardındaki Hak'ın hükmünü görmeye başlar, yani eşya saydamlaşır. Şerîatın bâtını açılır; namazın huşûsu, orucun mücâhedesi ve haccın kalbî tavâfı bilfiil yaşanır. Sâlik, aklî bilgilerden ziyade kalbî hâllere göre yaşamaya başlar ve daha önce ağır gelen mücâhedeler ona zevkli gelir. Bu mertebede, sülûkünü tamamlayıp kemâl mertebesine ulaşan kişi, ilahi hakikatleri doğrudan müşâhede ettiğinden, bu konuda yazılmış kitaplara veya mürşid rehberliğine olan ihtiyacı azalır¹. Tasavvuf, kulun hakîkatinin ne olduğunu gerçeğiyle anlatan ilahi bir bilgi sistemi olarak da tanımlanır³.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8 · s.205"Çocukluk"tan kasıt, sülûk (tasavvuf yolculuğu) mertebesinde bulunan kimsedir; ve "erkek"ten kasıt, sülûkünü tamamlayıp kemâl (olgunluk) mertebesine ulaşan zattOku
  2. 2Nahl Sûresi · s.32---------------- Tasavvufta telvin ve temkin kavramları vardır… Sözlükte “renklenmek, boyanmak” anlamındaki telvîn ile “yerleşmek, karar kılmak, sabit olmak” anOku
  3. 3Aşk ve İrfân Yolunda · s.327Tasavvuf, Allah ile kulunun mertebelerini açık olarak bildiren ilâhî ilmin ismidir. Tasavvuf, kulu ile rabbi arasında olan birlikteliği bildiren ilâhî bir anlatOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.