İçeriğe atla

Tasavvufta Hikmet kavramının tanımı nedir?

Kavram TanımıTemel düzey0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta hikmet, lugatteki "doğru hüküm, sağlam bilgi, fâidesiz şeylerden kaçınma" anlamının ötesinde, Hakk'ın eşyayı yerli yerine koyma sıfatı (el-Hakîm) ve sâlikin bu sıfata ayna olma mertebesidir. Bu, ilmin tahkik edilmiş hâli olup, bilmekten ziyade bildiğini yerli yerine koymaktır. Kur'ân-ı Kerîm'de Bakara Sûresi 269. ayette geçen "hikmet kime verilirse ona çok hayır verilmiştir" ifadesi, hikmetin tasavvuftaki önemini vurgular. Hikmet, eşyanın hakikatini kendi hâliyle idrak etmek ve her şeyi yerli yerinde kullanmaktır; bu, ehline gönülden vasıtasız gelen ilâhî bir ilimdir¹·². Hikmetin beşerî ve nefsî hikmetinden farklı olarak, tasavvufun hikmeti ilâhîdir ve Hakk'ın işidir³.

Detaylı cevap

Hikmet, tasavvufta dört temel mertebede ele alınır. Birinci mertebe, akâidî hikmettir; bu, Allah'ın "el-Hakîm" isminin tecellisi olarak âlemdeki her şeyin bir nizam ve gâye üzere halk edilmiş olmasıdır. Mü'minûn Sûresi 115. ayetteki "sizi boşuna mı halk ettiğimizi sandınız?" ifadesi, abes (boş, gâyesiz) halk etmenin olmadığını, her şeyin hikmet üzere olduğunu belirtir. İkinci mertebe, ahlâkî hikmettir; bu, insanın söz ve davranışlarını yerli yerine koyması, edebli olması ve gerekli sözü gerekli yerde söylemesidir. Lokman Sûresi'ndeki Lokman'ın oğluna nasihatleri bu mertebenin klasik metnidir. Üçüncü mertebe, ilmî hikmettir; bu, eşyanın ardındaki gâye ve illeti bilme, ilm-i marifet ile ilm-i hâl arasında köprü kurmadır. Bu mertebede sâlik, her amelin ardındaki Hakk'ın hükmünü görmeye çalışarak "niçin" (lima) sorusunu sorar. Dördüncü mertebe ise zâtî hikmettir; bu, sâlikin Hakk'ın "el-Hakîm" ismine tam bir ayna olması ve bu sıfatın tecellilerini kendi varlığında tahkik etmesidir. Hikmet, müminin yitirdiği bir şey olarak kabul edilir ve mümin onu nerede bulursa alır, çünkü ruhu hikmete aşinadır⁴. Tasavvuf hikmeti, hikmetin beşerî ve nefsî hikmetinden ayrılır; hikmet akl-ı cüz ile oluşturulan "nikmet" iken, tasavvuf hikmeti ilâhîdir ve Hakk'ın işidir³·⁵. İslam'ın kendine has hüküm ve hikmeti tasavvufta ifadesini bulur⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları · s.194Hikmet; eşyanın hakikatini kendi haliyle idrak etmektir. Diğer bir tanımda; “Hikmet”; her şeyi yerli yerinde kullanmaktır diye ifade ediliyor. Her şeyi kendi yeOku
  2. 2Cilt 1 · s.186
  3. 3Cilt 1 · s.184
  4. 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.1494"Hikmet", doğru söylemek, doğru işlemek ve doğru bilmek demektir. Ve tasavvuf teriminde, "Eşyayı (varlıkları) gerçekte olduğu gibi bilmeye ve layık olduğu şekilOku
  5. 5Lokmân Sûresi · s.34İz--T-B- ---------- Felsefe nefsin işi, tasavvuf Hakk’ın işidir. T.B. ---------- Evvelki nesiller, akl-ı selim insanlara bilge diyorlardı.T.B. ---------- İslâmıOku
  6. 6Lokmân Sûresi · s.19---------- (Batının beşeri ve hayali) Felsefesi , İslamın Hikmet li Bilgisi kesinlikle olamaz. İslamın, batının hayali felsefesi’ ne ihtiyacı yoktur. İslâmın keOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.