TB. Kelime-i Îseviyye kitabına göre Rûhullâh ne anlam taşır?
Kelime-i Îseviyye kitabına göre Rûhullâh, Hz. Îsâ'nın özel lakabı olup, onun ilâhî nefesle ve Hak'tan bir rûh ile olan bağlantısını ifâde eder. Bu kavram, Hz. Îsâ'nın babasız doğumu ve mucizevî halkıyla doğrudan ilişkilidir. Tasavvufta rûhullâh, sadece Hz. Îsâ'ya mahsus bir özellik olmakla kalmaz, aynı zamanda her insanın aslî ruhânî yapısına, yani "Allah'ın rûhundan üflenmiş" olmasına da işâret eder. Ancak Hz. Îsâ'da bu rûhî veche kemâl mertebesinde tezâhür etmiştir. Kelime-i Tevhîd'in "Mertebe-i Îseviyyet"te "Lâ ilâhe illâ Allah Îsâ rûhullâh" şeklinde okunması, bu makamda rûhullâh kavramının tevhîd anlayışındaki merkeziyetini gösterir¹.
Detaylı cevap
Rûhullâh, tasavvufî anlayışta Hz. Îsâ'nın (a.s.) en belirgin lakabıdır ve onun Hak ile olan özel bağını vurgular. Bu lakap, Kur'ân-ı Kerîm'deki Nisâ Sûresi 171. ayetindeki "ve rûhun minhu" (ve O'ndan bir rûhtur) ifâdesinden kaynaklanır. Hz. Îsâ'nın bu lakabı alması, onun babasız bir şekilde, ilâhî bir nefesle halkıyla açıklanır². Kelime-i Îseviyye'ye göre, Hz. Îsâ'nın halkına yönelik ilâhî emir ve rabbânî şe'n, onun bu rûhullâh vechesiyle birleşir ve bu durum, onun şahsiyetinde hem tevehhüm (zannî) hem de tahakkuk (gerçekleşmiş) vecihleri barındırmasını sağlar³.
Tasavvufta rûhullâh kavramı, Hz. Îsâ'nın şahsında kemâl mertebesine ulaşmış olsa da, küllî olarak insanın aslî ruhânî yapısına da işâret eder. Hicr Sûresi 29. ayetindeki "ve nefahtu fîhi min rûhî" (ona kendi rûhumdan üfledim) ifâdesi, her insanın ilâhî bir kaynak olan rûhtan bir parça taşıdığını gösterir. Bu bağlamda, rûh, insanın aslî hakîkati ve mâhiyeti akılla çözülemeyen ilâhî bir emirdir.
Kelime-i Tevhîd'in farklı mertebelerde okunması esnasında "Mertebe-i Îseviyyet"e gelindiğinde, tevhîd ifâdesi "Lâ ilâhe illâ Allah Îsâ rûhullâh" şeklini alır¹. Bu makamda "illâ" kelimesi çözülür ve tevhîd "Lâ mevsûfe illâ Allah" (Allah'tan başka nitelenen yoktur) şeklinde tezâhür eder⁴. Hz. Îsâ'nın bu makamdaki tevhîdi, Rahmaniyet zuhur edici peygamber olarak "Lâ mevsûfe illâ Rahman" (Rahman'dan başka nitelenen yoktur) şeklinde de ifâde edilir⁵·⁶·⁷. Bu durum, rûhullâh olan Hz. Îsâ'nın sıfat tecellileriyle olan derin bağını ortaya koyar.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kelime-i Tevhîd · s.235“Böylece "Kelime-i Tevhid" (Allah'tan başka ilah yoktur) "illâ"ya ulaşmış bulunmaktadır. Ve "lâ ilâhe illâ" bölümü müşahade ile (gözlemle), "Allah" bölümü ise la”Oku
- 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.1132“Ruhun ne zaman fedâsı olurdu ki, o nefh-i ilâhîden bir Meryem süret-i İseviyyeye hâmile oldu? “Nesim”, lügatte “iyi ve temiz rüzgâr” demektir. Burada nefh-i ilâ”Oku
- 3Kelime-i Îseviyye · s.112“Eğer Îsâ (a.s.)ın halkına müteveccih olan emr-i ilâhî ve şe’n-i rabbânî, bir vecihden tevehhüm ve bir vecihden tahakkuk olmasa idi, bu sûret-i îseviyye, bâlâda ”Oku
- 4Kelime-i Tevhîd · s.226“Burada "Kelime-i Tevhid" (Lâ ilâhe illâ Allah) "lâ ilâhe" kısmı müşahade ile, "illâ Allah" kısmı ise lafzen ifade edilmektedir. Buradan da ileriye gidip "Kelime”Oku
- 5Târık Sûresi · s.31“kelimesi tecellisi “la mevsufe illâ allah” rahman’iyyet zuhur edici peygamberi “la mevsufe illa rahman” (sıfât) İsebni Meryem Rasullüllah İsa Ruhullah kelimesi ”Oku
- 6Dur Rabbın Namazda (Cilt 2) · s.81“(zat) Kelimesi tecellisi “la mevsufe illâ allah” rahman’iyyet zuhur edici peygamberi “la mevsufe illa rahman” (sıfat) İsebni Meryem Rasullüllah İsa Ruhullah Kel”Oku
- 7Kelime-i Tevhîd · s.17“(zât) &10024; (Zât) kelimesinin tecellisi "Allah'tan başka nitelenen yoktur" (la mevsufe illâ allah) rahmaniyet olarak ortaya çıkan peygamberi "Rahman'dan başka”Oku
İlgili sorular
- TB. Kelime-i Şîsiyye eserinin yapısı nasıldır, hangi bölümlere ayrılır?
- TB. Kelime-i Îseviyye eserinin yapısı nasıldır, hangi bölümlere ayrılır?
- Ahadiyyet eserinde Ahadiyyet kavramı nasıl ele alınır?
- Necdet Divanı eserinin yapısı nasıldır, hangi bölümlere ayrılır?
- Necdet Divanı kitabı sâlik için hangi açıdan yol gösterir?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.