İçeriğe atla

TB. Kelime-i Muhammediyye kitabı sâlik için hangi açıdan yol gösterir?

Kitap-KonuOrta düzey0 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Kelime-i Muhammediyye, sâlike Hakikat-i Muhammediyye'ye ulaşma yolunda rehberlik eden bir eserdir. Sâlikin bu yolda karşılaşabileceği engelleri aşmasına, irfan ehli bir ârife ulaşarak Hakikat-i Muhammediyye bilgileriyle donanmasına ve nihayetinde Hakk'a kurbiyyete ermesine yardımcı olur. Eser, sâlikin Kelime-i Tevhîd zikriyle başladığı manevi yolculukta, gönülden ve muhabbetle zikri idrak etmesini, böylece birlik bilincini geliştirmesini ve hayata bakış açısını değiştirmesini sağlar¹·². Ayrıca, sâlikin Mertebe-i Muhammediyye'yi tasdik ve kabul ederek Hakk'ın huzuruna, yani "Allah" lafzına ve manasına ulaşmasının mümkün olduğunu gösterir³.

Detaylı cevap

Kelime-i Muhammediyye, tasavvuf yolcusu sâlik için Hakikat-i Muhammediyye'ye giden yolda bir kılavuz niteliğindedir. Bu eser, sâlikin manevi gelişiminde önemli aşamaları ve bu aşamalarda dikkat etmesi gereken hususları ortaya koyar. Öncelikle, sâlikin "Kelime-i Tevhîd" zikriyle başladığı yolculukta, bu zikri sadece dilden söylemekten öteye geçerek gönülden ve muhabbetle idrak etmesini, açılımlarını düşünerek anlamasını teşvik eder¹·⁴. Bu sayede sâlikin hayata bakışı değişir ve birlik bilinci yavaş yavaş kendini göstermeye başlar².

Eser, sâlikin Hakikat-i Muhammediyye'ye ulaşması için "irfan ehli bir Ârife ulaşmasını ve elinin tutulmasını" önerir. Bu, yolda hayal ve vehimle uğraşıp yol kesen hurda-i tariklerin eline düşmeden, düşüldü ise oradan kurtulup doğru rehberliğe ulaşmanın önemini vurgular⁵. Sâlikin iç bünyesi, Hakikat-i İlâhiyye ve Hakikat-i Muhammediyye bilgileriyle doyurulur, böylece kendini tanıma ve Hakk'a kurbiyyet yolu açılır⁶.

Kelime-i Muhammediyye, sâlikin Mertebe-i Muhammediyye'yi tasdik ve kabul etmesi gerektiğini belirtir. Bu tasdik ve kabul, Hakk'ın huzuruna, yani "Allah" lafzına ve manasına ulaşmanın anahtarıdır³. Ayrıca, Kelime-i Tevhîd'in sonundaki "mim" harfinin, bu mertebedeki Hakikat-i Muhammediyye'nin tecelli yeri, zuhur mahalli olduğunu ifade eder⁷. Bu bağlamda, eser sâlike, "Hüviyyet-i mutlaka"da kendi gerçek hüviyetlerini bulan ve "Kelime-i Tevhîd"i hakkıyla söyleyebilen kâmil insanların yolunu gösterir. Bu kâmil insanlar, bulundukları yerde Mertebe-i Muhammediyye'nin temsilcileri olarak, istidat sahiplerini Hakk'ın huzuruna çıkarıp kâmil insan olmalarını sağlarlar⁸.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1İrfan Mektebi ve Hakk Yolu · s.51Seyrine “Kelime-i Tevhid” ile başlayıp devam eden sâlik daha evvelce lisanen söylediği “Kelime-i Tevhid -i” bu sefer gönülden ve muhabbetle söylemeğe ve açılımlOku
  2. 2İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler · s.110Böylece, (Lâ ilâhe illâllah) “Kelime-i Tevhid” zikri ile yola çıkan sâlik in de bun-dan sonra hayata bakışı oldukça değişik olacaktır. “Kelime-i Tevhid,” in berOku
  3. 3Kelime-i Tevhîd · s.244Miladi 610 da “Makamı Muhammediyye” “ikra/oku” ayetiyle “Kelime-i Tevhid”in tamamını lafzen ve şuhuden okuyarak faaliyete geçtiğinden, asalet gerçekleşerek, vekOku
  4. 4Mü'min (Ğâfir) Sûresi · s.62Seyrine “Kelime-i Tevhid” ile başlayıp devam eden sâlik daha evvelce lisanen söylediği “Kelime-i Tevhid -i” bu sefer gönülden ve muhabbetle söylemeğe ve açılımlOku
  5. 5Zuhruf Sûresi · s.25“Şaşımadan yollar kılnması ise” bu yolda hayal ve vehim ile uğraşıp yol kesen hurda-i tariklerin eline düşmeden, düşüldü ise oradan kurtulup, irfan ehli bir AriOku
  6. 6Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri · s.9İşte bu durumda, başlar da ilmi ve mânevi açlık içinde de olan sâlike yapılan ilmi ve mânevi telkinatlarla sâlik’in iç bünyesi Hakikat-i İlâhiyye ve Hakikat-i MOku
  7. 7Kelime-i Tevhîd · s.223sondaki () “mim” ise, bu mertebedeki “Hakikat-ı Muhammediyye”nin tecelli yeri, zuhur mahalli olduğunun ifadesidir. 22-09-2001 Mekke-i Mükerreme Ka’be-i MuazzamaOku
  8. 8Altı Peygamber (Cilt 6) — Hz. Muhammed (s.a.v.) · s.155Allah lâfzının sonundaki “he” yani (hu) “hüviyyet-i mutlaka” olduğu ve bu mertebede “İsmi A’zam” (en büyük isim) olduğu da belirtilmiş idi. İşte ancak buraya ulOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.