İçeriğe atla

TB. Kelime-i Nûhiyye kitabının merkezî teması nedir?

Kitap-KonuOrta düzey25 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

TB. Kelime-i Nûhiyye kitabının merkezî teması, Nuh kelimesinin "Subbuh" yani "çok tesbih" manasına gelmesi üzerinden, Allah'ı imkan ahkamından tenzih etme hakikati ve bu tenzihin insan varlığındaki tezahürleridir. Kitap, Nuh'u bedeniyle değil, "Mertebe-i Nuhiyyet" olarak ele alarak, onu ikinci Âdem ve Muhammediyet teknesinin bir levhası olarak konumlandırır. Bu mertebe, kişinin nefs-i benliğinden temizlenerek Kur'ân'ın bâtınına temas etme ve hakiki manada Kur'ân'ı okuma iznini elde etme sürecini ifade eder; zira bâtınî temizlik olmadan Kur'ân'ın özüne temas edilemez ve iç manaları anlaşılamaz¹·².

Detaylı cevap

TB. Kelime-i Nûhiyye kitabı, isminden de anlaşılacağı üzere, Nuh kelimesinin tasavvufî derinliklerini ele alır. Kitabın temelinde, Nuh kelimesinin "Subbuh" yani "çok tesbih" anlamına geldiği vurgulanır. Tesbih ise, Allah'ı (cc) "ahkam-ı imkaniyeden tenzih etmek" olarak tanımlanır³. Bu, Allah'ın sonradan meydana gelen hükümlerden münezzeh olduğunu ifade eder. Kitap, Nuh peygamberi sadece bedensel bir varlık olarak değil, "Mertebe-i Nuhiyyet" olarak değerlendirir. Bu mertebe, Nuh'un ikinci Âdem olarak kabul edilmesiyle ilişkilendirilir; zira neslin yeniden ondan başlaması, bir nevi yeni bir başlangıcı temsil eder⁴.

Mertebe-i Nuhiyyet, aynı zamanda "Sefine-i Muhammediyye" yani Muhammediyet teknesinin bir levhası olarak görülür. İnsan bedenindeki deriler, insan gemisinin levhaları gibidir ve eğer kişi kendini tanırsa, ilm-i ilahi deryasında gezebilir⁴. Bu bağlamda, kitap, Kur'ân-ı Kerîm'e hakiki manada temas edebilmek için gerekli olan "taharat" kavramına odaklanır. Bu taharat, sadece su ile bedenin temizliği değil, aynı zamanda "Nefs-i benliğimizden" temizlenmeyi de içerir¹. Zira zâhiren abdestli olan bir kimse Kur'ân'ı tutsa bile, bâtınî temizliği yoksa onun özüne temas edemez, iç manalarını anlayamaz²·⁵. Kur'ân'ın bâtınına dokunmak, idrak ve şuur ile başlayan bir süreçtir ve her kelime ile ayetin mertebesini, yani "tertil"ini anlamayı gerektirir⁶. Bu bâtınî adaba riayet etmeyenler, Kur'ân'dan fayda sağlayamazlar¹·⁷. Dolayısıyla, Kelime-i Nûhiyye, kişinin kendi nefsinden arınarak ilahî hakikatlere ve Kur'ân'ın derin manalarına ulaşma yolculuğunu, Nuh mertebesi üzerinden işler.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Fâtiha Sûresi, s. 7“Bu taharatların biri “su” ile bedenimizin taharat-ı- temizliği, diğeri ise varlığımızı kaplamış olan “Nefs-i benliğimiz” den taharat temizlik ile olabilmektedir”Oku
  2. 2Ramazan ve Oruç, s. 74“Zâhiren her abdestli olan kimse elinde Kûr’ân-ı Keriym-i tuttuğu halde acaba bâtınını yani özünü tutmuş olabilir mi? Yani özüne temas etmiş olabilir mi? Hayır, ”Oku
  3. 3Kelime-i Nûhiyye, s. 4“بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ KELİME-İ NUHİYYEDE MÜNDEMİC “HİKMET-İ SUBBUHİYYE” BEYÂNINDA OLAN FASTIR “Nuh” kelimesi çok “Subbuh”, çok tesbih manasınadı”Oku
  4. 4Kamer Sûresi, s. 105“Halbuki burada ondan kasıt, Hakikat-i Nuhiyye, Nuh'u bedeniyle değil, zahiren o olmakla birlikte ama manen o değil. Ondan kasıt, Mertebe-i Nuhiyyet. Mertebe-i N”Oku
  5. 5Fâtiha Sûresi, s. 6“Zâhiren her abdestli olan kimse elinde Kûr’ân-ı Kerîm-i tuttuğu halde acaba bâtınını yani özünü tut-muş olabilirmi? Yani özüne temas etmiş olabilirmi? Hayır özü”Oku
  6. 6Ramazan ve Oruç, s. 78“Birinci aşama, yukarıda özet olarak ifade etmeğe çalıştığımız, “temas-dokunma-tutmadır,” İkinci aşama, idrak ve şuur ile başlamadır. Üçüncü aşama ise, “tertil” ”Oku
  7. 7Altı Peygamber (Cilt 6) — Hz. Muhammed (s.a.v.), s. 241“Zâhiren her abdestli olan kimse elinde Kûr’ân-ı Kerîm’i tuttuğu halde acaba bâtınını yani özünü de tutmuş oluyor mu? Yani özüne temas edebiliyor mu? Hayır, özün”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.