İçeriğe atla

TB. Kelime-i Nûhiyye kitabının merkezî teması nedir?

Kitap-KonuOrta düzey1 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

TB. Kelime-i Nûhiyye kitabının merkezî teması, Nuh kelimesinin "Subbuh" yani "çok tesbih" manasına gelmesi üzerinden, Allah'ı imkan ahkamından tenzih etme hakikati ve bu tenzihin insan varlığındaki tezahürleridir. Kitap, Nuh'u bedeniyle değil, "Mertebe-i Nuhiyyet" olarak ele alarak, onu ikinci Âdem ve Muhammediyet teknesinin bir levhası olarak konumlandırır. Bu mertebe, kişinin nefs-i benliğinden temizlenerek Kur'ân'ın bâtınına temas etme ve hakiki manada Kur'ân'ı okuma iznini elde etme sürecini ifade eder; zira bâtınî temizlik olmadan Kur'ân'ın özüne temas edilemez ve iç manaları anlaşılamaz¹·².

Detaylı cevap

TB. Kelime-i Nûhiyye kitabı, isminden de anlaşılacağı üzere, Nuh kelimesinin tasavvufî derinliklerini ele alır. Kitabın temelinde, Nuh kelimesinin "Subbuh" yani "çok tesbih" anlamına geldiği vurgulanır. Tesbih ise, Allah'ı (cc) "ahkam-ı imkaniyeden tenzih etmek" olarak tanımlanır³. Bu, Allah'ın sonradan meydana gelen hükümlerden münezzeh olduğunu ifade eder. Kitap, Nuh peygamberi sadece bedensel bir varlık olarak değil, "Mertebe-i Nuhiyyet" olarak değerlendirir. Bu mertebe, Nuh'un ikinci Âdem olarak kabul edilmesiyle ilişkilendirilir; zira neslin yeniden ondan başlaması, bir nevi yeni bir başlangıcı temsil eder⁴.

Mertebe-i Nuhiyyet, aynı zamanda "Sefine-i Muhammediyye" yani Muhammediyet teknesinin bir levhası olarak görülür. İnsan bedenindeki deriler, insan gemisinin levhaları gibidir ve eğer kişi kendini tanırsa, ilm-i ilahi deryasında gezebilir⁴. Bu bağlamda, kitap, Kur'ân-ı Kerîm'e hakiki manada temas edebilmek için gerekli olan "taharat" kavramına odaklanır. Bu taharat, sadece su ile bedenin temizliği değil, aynı zamanda "Nefs-i benliğimizden" temizlenmeyi de içerir¹. Zira zâhiren abdestli olan bir kimse Kur'ân'ı tutsa bile, bâtınî temizliği yoksa onun özüne temas edemez, iç manalarını anlayamaz²·⁵. Kur'ân'ın bâtınına dokunmak, idrak ve şuur ile başlayan bir süreçtir ve her kelime ile ayetin mertebesini, yani "tertil"ini anlamayı gerektirir⁶. Bu bâtınî adaba riayet etmeyenler, Kur'ân'dan fayda sağlayamazlar¹·⁷. Dolayısıyla, Kelime-i Nûhiyye, kişinin kendi nefsinden arınarak ilahî hakikatlere ve Kur'ân'ın derin manalarına ulaşma yolculuğunu, Nuh mertebesi üzerinden işler.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Fâtiha Sûresi · s.7Bu taharatların biri “su” ile bedenimizin taharat-ı- temizliği, diğeri ise varlığımızı kaplamış olan “Nefs-i benliğimiz” den taharat temizlik ile olabilmektedirOku
  2. 2Ramazan ve Oruç · s.74Zâhiren her abdestli olan kimse elinde Kûr’ân-ı Keriym-i tuttuğu halde acaba bâtınını yani özünü tutmuş olabilir mi? Yani özüne temas etmiş olabilir mi? Hayır, Oku
  3. 3TB. Kelime-i Nûhiyye · s.4بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ KELİME-İ NUHİYYEDE MÜNDEMİC “HİKMET-İ SUBBUHİYYE” BEYÂNINDA OLAN FASTIR “Nuh” kelimesi çok “Subbuh”, çok tesbih manasınadıOku
  4. 4Kamer Sûresi · s.105Halbuki burada ondan kasıt, Hakikat-i Nuhiyye, Nuh'u bedeniyle değil, zahiren o olmakla birlikte ama manen o değil. Ondan kasıt, Mertebe-i Nuhiyyet. Mertebe-i NOku
  5. 5Fâtiha Sûresi · s.6Zâhiren her abdestli olan kimse elinde Kûr’ân-ı Kerîm-i tuttuğu halde acaba bâtınını yani özünü tut-muş olabilirmi? Yani özüne temas etmiş olabilirmi? Hayır özüOku
  6. 6Ramazan ve Oruç · s.78Birinci aşama, yukarıda özet olarak ifade etmeğe çalıştığımız, “temas-dokunma-tutmadır,” İkinci aşama, idrak ve şuur ile başlamadır. Üçüncü aşama ise, “tertil” Oku
  7. 7Altı Peygamber (Cilt 6) — Hz. Muhammed (s.a.v.) · s.241İşte bu iki özelliği “tâhir” liği varlığında oluşturanlara ancak gerçek mânâda Kûr’ân-ı Kerîm’i okuma izni verilmiş olur. Bunun dışında ona bâtınen temas etmek Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.