İçeriğe atla

TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye kitabına göre Mürîd ne anlam taşır?

Kitap-KonuOrta düzey0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Verilen kaynaklarda "Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye" adlı bir kitaptan bahsedilmemektedir. Ancak genel tasavvuf terminolojisi içinde mürîd, "irâde eden, isteyen, talep eden" anlamlarına gelir ve sâlikin sülûka başlama, mürşide bey'at edip Hakk'a teveccüh etme irâdesini ortaya koyduğu makamın adıdır. Mürîd, "kalbi selîm" ile yola çıkan kişidir ve sülûkun başlangıç makamını ifade eder. Bu irâde, nefsi manada "ben şunu yaparım" gibi bir irâde olmayıp, irâde-i ilahiye, irâde-i hakiki ve irâde-i ilmi olmalıdır¹. Mürîd, mürşidinin kalbî teveccühü ile mertebeler kat eder ve bu mertebelerin tecellileri müridin kendinden değil, kâmil şeyhin kalbî yönelişindendir².

Detaylı cevap

Mürîd kavramı, tasavvufî sülûkun ilk ve temel adımıdır. Sâlikin yola çıkmaya karar vermesi, bir mürşide bağlanması ve bey'at ile sözünü vermesi mürîdliğin başlangıcıdır. Bu bey'at, mürîdin mürşide "sülûkta sözünü tutacağına" dair verdiği ahittir ve Fetih 10'daki "sana bey'at edenler aslında Allah'a bey'at ederler" ayeti bu vasıtasız bağın mesnedidir. Mürîd, irâde sahibi demektir; irâde eden, irâde edici manasındadır³. Cenâb-ı Hakk'ın da bir ismi mürîd olduğu gibi, dervişte de Hakk'ın irâde sıfatı tecelli eder³. Gerçek manada tarikat sistemleri, kişiye kimlik vermeyi ve irâde sahibi yapmayı hedefler¹.

Mürîd, sülûkunda mürşidiyle derin bir bağ kurar. Mürşid ve mürîd, bulundukları mertebeler itibarıyla birbirlerinde ölürler; yani her yeni mertebeye geçişte bir ölüm hâli yaşanır⁴. Bu durum, Kelime-i Tevhîd ve Kelime-i Risâlet ile ifade edilir⁴. Mürşid ve mürîdin birleşmesiyle "ne sen, ne ben var, var olan Hakk'tır" anlayışı ortaya çıkar⁵. Mürîd, bu doğumla şeyhinin bir parçası olup onun ahlâk ve özelliklerini taşır⁵. Mürşidin kalbi etkileyici, müridin kalbi ise etkilenendir; müridin mertebelerdeki tecellileri mürşidin kalbî yönelişinden kaynaklanır². Mürîd-i sâdık, zikirden, mücâhededen ve riyâzetten neyi icra ederse, mürîd-i mukallid de ona takliden aynısını yapar⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları · s.170Mürid olarak kendini oraya vermesi değil, o yerin ona müridlik vermesi lazımdır, yani kimlik vermesi, irade gücünü oluşturması lazımdır. İşte gerçek manada tariOku
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.5994“Mühür”den murâd, insân-ı kâmilin teveccüh-ü kalbisidir. “Mum”"dan murâd, müridin kalbidir. “Yüzük"ten murâd, “levvâme”, “mülhime”, “mutmainne”, “râzıye" ve “maOku
  3. 3İnsân-ı Kâmil (Cilt 1) · s.144O, müriddir… Diler, ister; sen de dilersin istersin… Mürid dediğimiz zaman biz dervişe deriz. İşte genelde dervişlerin bir ismi de müridtir ama mürid anladığımıOku
  4. 4Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi · s.175"ÖLDÜRDÜLER" : Mürşid ve mürid bulundukları mertebeleri itibâri ile birbirlerinde ölürler. Ayrıca mürşid müridini Tevhîd üzere Hakk'a götürürken, bir mertebedenOku
  5. 5Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi · s.168Mürşid ve mürid birleşmesiyle ne sen, ne ben var, var olan Haktır. Lâ ilâhe illâ Allah hüve Muhammeden resûl Allah Kelime-i Tevhîd ile Kelime-i Risâlet.Oku
  6. 6Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.996Mürid-i sâdık, zikirden ve mücâhededen ve riyâzetten her neyi icrâ ederg /p se, bu mürid-i mukallid dahi ona takliden onun yaptığını yapar. Halbuki mürid-i sâdıOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.