İçeriğe atla

TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye kitabına göre Hazarât-ı Hamse ne anlam taşır?

Kitap-KonuOrta düzey24 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Hazarât-ı Hamse, tasavvufta varlığın Hak'tan halka doğru tedricî tenezzülünü ifade eden beş ilâhî mertebedir. Bu mertebeler, Allah'ın isim ve sıfatlarının zuhur yerleri olup, âlemlerin sonsuzluğunu ve Hakikat-i Muhammediyye'ye bağlılığını gösterir¹·². Arifler için kendi hakikatlerini idrak etmede zaruri olan bu beş hazret, sâlikin Hakk'a mi'râc yolculuğunun ana bölümünü oluşturur³·¹. Terzibaba ekolünde Hazarât-ı Hamse'nin yaşantısı, özellikle Kelime-i Tevhid zikriyle tamamlanan bir seyr ve yolculuk olarak ele alınır⁴.

Detaylı cevap

Hazarât-ı Hamse, "beş ilâhî hazret" veya "beş ilâhî tenezzül mertebesi" anlamına gelir ve varlığın Hak'tan başlayıp halka inen beş ana mertebesini ifade eder³·⁵. Bu mertebeler, Cenâb-ı Hakk'ın isimlerinin ve sıfatlarının zuhur yerleri olduğundan, âlemlerin de sonsuz olduğunu gösterir¹. Tasavvuf vücud bahsinin en sistematik yapısı olan Hazarât-ı Hamse'de her mertebe, bir öncesinin taayyünü veya tezahürüdür ve sıralama yukarıdan aşağıya tenezzülât, aşağıdan yukarıya urûc olarak okunur.

Arifler için kendi hakikatlerini daha iyi bilmeleri adına Hazarât-ı Hamse'yi idrak etmek zaruridir¹. Bu beş hazret, sâlikin yedi nefs mertebesini aşarak girdiği ve Hakk'a mi'râc yolculuğunun ana bölümünü oluşturan bir sistemdir³. Hazarât-ı Hamse'yi muhit olan arif, yani bu mertebeleri ihata etmiş olan arif, kendi mahlûkunun bir hazretteki suretini o hazreti müşahede etmesi sebebiyle hıfz eder. Bu durum, arifin kalbinin tüm hazretleri kapsayıcı olmasından kaynaklanır ve onun himmetiyle halkettiği şeyin sureti tüm hazretlerde zahir olur⁶·⁷. Böyle bir arifin kalbi tüm hazretleri camidir ve onun için bir hazretten gafil olmak mümkün değildir; zira bir hazretten gafil olsa dahi mutlaka diğer bir hazretin müşahadesinde olur⁶. Bu bağlamda, müşahede olunan bir hazret, eşyanın tümüne cami olan "kitâb-ı mübîn" gibidir⁷.

Terzibaba ekolünde Hazarât-ı Hamse'nin yaşantısı, Kelime-i Tevhid zikriyle tamamlanan bir seyr ve yolculuk olarak ifade edilir⁴. Kelime-i Tevhid, Allah'ın en açık, en geniş ve en öz olarak kendini izah ve ifşa ettiği "zâtî kelâm"dır⁴. Bu beş hazret mertebesi, aynı zamanda Hakikat-i Muhammediyye'ye bağlıdır ve sayısal değerlerle de bu bağlantı vurgulanır².

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4), s. 147“-------------- Yine arifin kendi hakikatini daha iyi bilebilmesi için, “hazaratı hamse-i ilahiyeyi” (beş ilahi tenezzül mertebesini” de bilmesi zaruridir. Bu se”Oku
  2. 2Altı Peygamber (Cilt 3), s. 95“Baştaki (2) bu mertebenin zâhir ve bâtın oluşumunu ifade etmektedir. (5) hazârat-ı hamse-beş hazret mertebesini, (8) ise, sekiz cennet mertebesini ifade etmekte”Oku
  3. 3Hazarat-ı Hamse []
  4. 4Kelime-i Tevhîd, s. 9“İşte yine beşinci defa muhteşem ikram şehri Mekke-i Mükerreme'de idik. Böylece "Hazarat-ı Hamse" (beş ilahi varlık mertebesi) mertebelerinin yaşantısı da tamaml”Oku
  5. 5K1-297
  6. 6Kelime-i İshâkiyye, Bölüm 152“Binâenaleyh hazarât-ı hamseyi muhît olan arif, hazarat-ı hamse mertebelerini bilen ihata etmiş olan arif, kendi mahlûkunun bir hazrette olan suretini o hazreti ”Oku
  7. 7Kelime-i İshâkiyye, s. 107“Binâenaleyh hazarât-ı hamseyi muhît olan arif, hazarat-ı hamse mertebelerini bilen ihata etmiş olan arif, kendi mahlûkunun bir hazrette olan suretini o hazreti ”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.