Vâhidiyyet kavramı, lugat anlamından farklı olarak tasavvufta nasıl tanımlanır?
Vâhidiyyet, tasavvufta Hakk'ın sıfat ve esmâ ile taayyün ettiği teklik mertebesidir; ahadiyyetten sonra gelen ve kesretin (çokluğun) başlangıcı olan bir kademedir. Bu mertebe, "er-Rahmân, el-Mâlik, el-Kuddûs" gibi ilâhî isimlerin ve sıfatların tafsilatlı bir şekilde ortaya çıkmasını mümkün kılar. İhlâs Sûresi'ndeki "kul hüvallâhu ehad" beyânı ahadiyyeti ifade ederken, Hadîd Sûresi'ndeki "hüve'l-evvelü ve'l-âhirü ve'z-zâhirü ve'l-bâtın" beyânı vâhidiyyeti delillendirir. Vâhidiyyet, ilâhî hazretler sıralamasında taayyün-i sânî olarak yer alır ve a'yân-ı sâbitenin (eşyanın ezelî mahiyetlerinin) Hakk'ın ilminde sabit olduğu mertebedir.
Detaylı cevap
Vâhidiyyet, tasavvufî vücud bahsinde ahadiyyetin ilk taayyünü olarak kabul edilir. Beş ilâhî hazret (hazerât-ı hamse) düzeninde lâ-taayyün (zât-ı sırf, gayb-ı mutlak) ve taayyün-i evvel (ahadiyyet) mertebelerinden sonra taayyün-i sânî olarak gelir. Vâhidiyyetin ahadiyyetten temel farkları üç noktada belirginleşir: Birincisi, nisbettir; ahadiyyette hiçbir nisbet, izâfet veya sıfat bulunmazken, vâhidiyyette ilâhî esmâ ve sıfatlar tafsilat bulur. İkincisi, çoğalmaya zemin olma vasfıdır; ahadiyyet kesretle hiçbir alâkası olmayan mutlak teklik iken, vâhidiyyet kesretin menşei olup ondan çokluk doğar. Üçüncüsü ise idrâk edilebilirliktir; ahadiyyet idrâk edilemez ve sadece nefy ile ("lâ ilâhe illâllâh") bilinirken, vâhidiyyet esmâ ile idrâk edilir, zira esmâ vâhidiyyetin dilidir. Bu mertebede, a'yân-ı sâbite (sâbit ayinler), yani eşyanın ezelî mahiyetleri, Hakk'ın ilminde sabit bir şekilde bulunur. Kısacası, tek bir ayn olan vâhidiyyet vücudu, ruhlar mertebesine tenezzül etmiş ve vâhidiyyet mertebesinde isimlerin ilmî suretleri nasıl farklıysa, ruhlar mertebesinde de onların gölgeleri olan ruhlar öylece farklılaşmıştır¹. Bu mertebe, zatı itibarıyla bir, bağıntıları itibarıyla ise çoktur¹.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.