İçeriğe atla

Yehova kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufî idrakte "Yehova" kavramı, beşerî aklın ilahî hakikati kendi anlayışına göre yorumlamasıyla ortaya çıkan bir ifade olup, Cenâb-ı Hakk'ın zâtına değil, sıfatlarının tecellî ettiği mertebelere işaret eder. Bu kavram, özellikle Rahmâniyyet mertebesi itibarıyla ele alınır ve "geç öfkelenir" gibi beşerî vasıfları Allah'a atfeden ifadelerin, o günün insanının idrak seviyesine hitap etmek için kullanıldığına dikkat çekilir. Hakiki idrak, bu tür benzetmelerin ötesine geçerek, Allah'ın zâtını beşerî sınırlamalardan münezzeh olarak kavramayı gerektirir. Bu, şeriat, tarikat, hakikat ve marifet mertebelerinden geçerek insan-ı kâmil olma yolculuğunda, yaratma düşüncesinden zuhur ve tecellî anlayışına yükselmekle mümkün olur.

Detaylı cevap

Tasavvuf muhakkikleri, "Yehova" gibi kavramları değerlendirirken, kelimelerin ifade ettiği manaların hakikatini ve hangi mertebeyi anlattığını derinlemesine incelerler. Terzi Baba'nın yaklaşımına göre, "Yehova geç öfkelenir" gibi ifadeler, ilahî varlığa yaraşır değildir; zira bu tür beşerî oluşumlar, Allah'ın zâtına atfedilemez. Allah, zâtı itibarıyla öfkelenmez ve merhamet dahi etmez; bu tür sıfatlar, O'nun tecellîleri ve programı çerçevesinde, beşerî idrakimize göre anlam kazanır. Bu ifadeler, yaklaşık 3500 yıl önce, o günün insanının anlayışına hitaben kullanılmış benzetmelerdir. Akl-ı cüz ile bu benzetmelerde kalınması, Allah'ın gerçek hakikatine ulaşmayı engeller. Sonsuz bir varlığı, mümkün olduğu kadar sonsuz bir akılla idrak etmek esastır.

Tasavvufî mertebeler açısından bakıldığında, "Yehova" kavramının işlendiği mertebe, özellikle Rahmâniyyet mertebesi ile ilişkilendirilir. Bu mertebe, "Bismillahirrahmânirrahîm" ifadesinin işaret ettiği yer olup, isimlerin ve sıfatların gerçek yüzleriyle, henüz mana âleminde, madde âlemine inmeden meydana gelişini ifade eder. Îsâ a.s.'ın makamı olan ruh mertebesi de Rahmâniyyet mertebesi olarak belirtilir. Bu mertebenin üzerindeki yerlerden, henüz bu seviyede olanlar için pek haber olmaz, çünkü çıkış yeri Rahmâniyyet mertebesidir. Îsâ a.s.'ın şahsi hakikati ve anahtarlığı, Allah'ın sadece ötelerde aranan bir varlık olmadığını, aynı zamanda varlıkta, yani insanda da mevcut olduğunu anlatmasındadır. Bu, Âdem a.s.'ın hilkatiyle başlayan Cenâb-ı Hakk'ın insanlardaki zuhurunun, Îsâ a.s.'da ruh mertebesi itibarıyla ortaya çıkmasının anahtarıdır.

Şeriat, tarikat, hakikat ve marifet mertebeleri bu idrakin aşamalarını oluşturur. Şeriat, dini sadece zahirî bir şekilde yaşamaktır. Tarikat mertebesinde, araştırmalar neticesinde duygular ve muhabbet meydana gelir; ancak bu mertebede bireysel benlik mevcut olduğundan, bakış açısı tenzihidir ve "yaratma" kelimesi geçerlidir. Hakikat mertebesine yükselen kişi, kendi varlığındaki zuhurun Hakk'tan başka bir şey olmadığını anlar ve bu, Îsevîyyet mertebesi olarak adlandırılır. Burada "yaratma" düşüncesi biter, zuhur ve tecellî söz konusu olur. Marifet mertebesi ise, Cenâb-ı Hakk'ın geniş âlemdeki hakikatinin idrak edilmesidir. "Men arefe nefsehu fekad arefe rabbehu" (Nefsini bilen Rabbini bilir) hükmü gereğince, nefsine arif olan kişi, Rabbini de tanır ve ancak o zaman melekûtun ne olduğunu idrak edebilir. Dolayısıyla "Yehova" kavramı, bu mertebeler silsilesinde, özellikle Rahmâniyyet ve hakikat mertebelerinde, beşerî idrakin ilahî hakikate ulaşma çabasının bir ifadesi olarak ele alınır.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.65biri, “Ya Rab” dedi, “Yahya’nın kendi öğrencilerine öğrettiği gibi sen de bize dua etmesini öğret.” 2- Îsâ onlara, “Dua ederken şöyle söyleyin” dedi: “Ey Baba, Oku
  2. 2Kaynak · s.21milyonlarca insanı etkileyen ızdıraba son verme konusunda ne kadar istekli olmalıdır. Yeryüzünde iken bıraktığı kusursuz örneğe uymaya çalışanlara, yardım etme Oku
  3. 3Kaynak · s.1GÖNÜLDEN ESİNTİLER: YEHAVO ŞAHİTLERİ İLE MÜLÂKAT NECDET ARDIÇ İRFAN SOFRASI NECDET ARDIÇ TASAVVUF SERİSİ (70) ÖN SÖZ: BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM: (1996) senesininOku
  4. 4Kaynak · s.35ise yüce Zât’ın tecellisinden ibarettir ve orada ne isimlerin ne de sıfatların sözü geçmez. Vahidiyyet mertebesi dediğimiz sıfat mertebesi yüce Zât’ın bir tecelOku
  5. 5Kaynak · s.33Roma tanrıları da diyebiliriz. Konstantin’in inançlarının içerisinde kral, kraliçe ve oğul olarak inanışlarda vardır ve hep bunlar tanrılaştırılmıştır. HırıstiyOku
  6. 6Kaynak · s.67kelimesi düşünce’de geçerlidir. Hakikat mertebesinde yâni tarikat mertebesindeki çalışmalarını ilerleterek yükselen ve Hakk’a yaklaştıkça kendi varlığındaki zuhOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.