Kâlû yâ ebânâ innâ żehebnâ nestebiku veteraknâ yûsufe ‘inde metâ'inâ feekelehu-żżi/b(u)(s) vemâ ente bimu/minin lenâ velev kunnâ sâdikîn(e)
"Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yusuf'u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın" dediler.
Yûsuf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
“kâlû”, dediler ki; Ey bizim babamız biz gitmiştik. Aramızda koşma yarışı yapıyorduk. Yûsuf’u mallarımızın, eşyalarımızın, elbiselerimizin yanında nöbetci olarak bırakmıştık. Onu kurt yemiş. Hâdise böyle olduğu halde, sen bize inanmayacaksın dediler.