İçeriğe atla
Yûsuf 29Cüz 12 · Sayfa 238

Yûsuf Sûresi 29. Âyet

يوسف

Sohbete sor

Yûsufu a'rid ‘an hâżâ(c) vestaġfirî liżenbik(i)(s) inneki kunti mine-lḣâti-în(e)

"Ey Yusuf! Sen bundan sakın kimseye bahsetme. (Ey Kadın,) sen de günahının bağışlanmasını dile. Çünkü sen günah işleyenlerdensin."

Yûsuf Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

12/29. “Ey Yûsuf!. Sen bundan -bu hâdiseyi söylemekten- kaçın. -ey kadın!. Sen de- günahın için af dileğinde bulun. Muhakkak ki, sen hepten günâha girmiş olanlardan oldun.” Bunun üzerine Yûsuf’a dönerek “Yûsuf sen bu işten uzaklaş” yani bu hâdiseyi unut, ifşâ etme, başkalarına anlatma. Diye ricada bulundu.

Eşine dönerek “sen de yapmış olduğun bu günahtan ötürü irtiğfar et” Yani biz de nefsimize yapmış olduğumuz herhangi bir günahtan, kötülüğe meylettikten sonra şâhitlerin şehâdetiyle nefsimizin yaptığı işin kötü olduğunu anladığımızda onu istiğfara davet etmemiz gerekiyor. Bakın ne kadar güzel bir istiğfar. Bu istiğfarı ilk yapan bilindiği gibi Âdem (a.s.) “Rabbenâ zalemnâ enfüsenâ…..” (7/23) “Rabbimiz nefsimize zulmettik. Eğer sen bize rahmet etmezsen, biz mutlaka hüsranda olanlardan oluruz.” Diye aczini belirtiyor. Buradaki hâdise ise mertebeyi Yûsufiyet’teki istiğfar’dır. Her mertebenin yaşantısı ayrı olduğu gibi istiğfarı da ayrıdır. Tıpkı her çocuğun gıdası farklı olduğu gibi. Her mertebenin hâlini kendi hakikati üzere ortaya koymak gerekiyor.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)