Ve-inne rabbeke huve yahşuruhum(c) innehu hakîmun ‘alîm(un)
Şüphesiz senin Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
Hicr Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Bu âyetin kaynağı Rahmâniyyet mertebesidir. Âyet, Risâ-let mertebesine Rubûbiyyetin vasıflarını ve faaliyetlerini târif etmektedir.
Âyet-i kerîmede zâhiren, mahşerde bütün insân neslinin Cenâb-ı Hakk tarafından hesâba çekilmek üzere bir araya getirileceği beyân buyrulmuştur.
Dikkat edilirse, haşir ile beraber “Rabb” ismi zikredilmiştir. Bunun sebebi, “Rabb”in mahlûkâtı terbiye eden, onları kemâle erdiren, onların mâliki ve hüküm sâhibi olmasıdır. Haşir günü, bu terbiyenin netîcelerinin zuhûr edeceği, Rubûbiyyetin hükümlerinin tecellî edeceği gündür.
“Rabb”in “Hakîm” ve “Alîm” olması, haşrin vukû bulacağının delîlidir. Zîrâ hikmet, mahlûkâtın başıboş bırakılmamasını ve her amelin karşılığının verilmesini gerektirir. İlim ise, her amelin en ince tafsîlâtına kadar bilinmesini gerektirir. " T.O.C. C."
وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَأٍ مَسْنُونٍۚ
~ ~ ~
Ve le kad halaknel insâne min salsâlin min hamein mesnûn.
Andolsun, biz insânı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan halk ettik.