Lâ temuddenne ‘ayneyke ilâ mâ metta'nâ bihi ezvâcen minhum velâ tahzen ‘aleyhim vaḣfid cenâhake lilmu/minîn(e)
Kafirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü'minlere (şefkat) kanadını indir.
Hicr Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Zâtî olan bu âyette, Hz. Resûllâh’ın (s.a.v.) şahsında tüm Hakk yolcularına mühîm bâzı öğütler vardır: Dünyâ hayâtının metâsına, geçici lezzet ve süslerine yâni mâsivâ’ya gözünü dikip de gönlünü onlara kaptırma. Fânî olanı bırak, bâkî’ye bak! Gaflet ehlinin hâline ve yaptıklarına üzülme. Hakk’ın onlarla ilgili takdîrine rızâ göster ve tüm bunların bir hikmeti olduğunu bil. Gücünü ve vaktini, mü’minlere vakfet, onlara kol-kanat ger, şefkat ve tevâzû göster.
Tevbe Sûresi 9/85 âyetinde ehl-i küfüre dünyâ nîmetleri verilmesinin hikmeti îzâh edilmektedir:
“Ve lâ tu’cibke emvâluhum ve evlâduhum, innemâ yurîdullâhu en yuazzibehum bihâ fîd dunyâ ve tezheka enfusuhum ve hum kâfirûn” “Onların malları ve evlâtları seni imrendirmesin. Allâh, bunlarla ancak, dünyâda kendilerine azâb etmeyi ve canlarının kâfir olarak çıkmasını istiyor.” " T.O.C.C."
Âyet 89
وَقُلْ اِنّ۪ٓي اَنَا النَّذ۪يرُ الْمُب۪ينُۚ
Ve kul innî enen nezîrul mubîn.
De ki: “Gerçekten ben, apaçık bir uyarıcıyım.”