Ve-iżâ eradnâ en nuhlike karyeten emernâ mutrafîhâ fefesekû fîhâ fehakka ‘aleyhâ-lkavlu fedemmernâhâ tedmîrâ(n)
Biz bir memleketi helak etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (itaati) emrederiz de onlar orada kötülük işlerler. Böylece o memleket hakkındaki hükmümüz gerçekleşir de oranın altını üstüne getiririz.
İsrâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(16) (Ve iza eredna en nühlike karyeten emerna mütrefiyha fefeseku fiyha fehakka aleyhel kavlü fedemmernaha tedmiyr;)
“Biz bir ülkeyi yok etmek istediğimiz zaman, şımarık varlıklılarına emrederiz, onlar itaat etmeyip orada kötülük işlerler. Böylece, o ülke helaka müstahak olur, biz de onu yerle bir ederiz.” Bâtınına, yani kendi üzerimizdeki tahakkukuna bakarsak, bizim kendi beden varlığımız bir karye yani bir topluluk, varlığımızda her türlü esmâi İlâhiyyenin zuhurları vardır, zaman, zaman meleki özellikler gösteriyoruz, zaman, zaman da hayvani özellikler gösteriyoruz, Cenâb-ı Hakkk’ta kitapları ve peygamberleri ile bu hallerinizi düzeltin, eğer düzetlmez iseniz sizin karyenizi ortadan kaldırırım diyor. Bizim karyemiz iyi veya kötü sonuçta ortadan kalkacaktır, fakat iyilik yaparak ömrümüz sona ererse ahiret hayatımız güzelliklerle devam edecek, eğer burada belirtildiği üzere Hakk’ın
sözünü dinlemeden ortadan kaldırılsak ahiret hayatımız hebâ olmuş oluyordur, fark buradadır.