Etutrakûne fî mâ hâhunâ âminîn(e)
(146-148) "Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?"
"Siz burada güven içinde bırakılacak mısınız?"
Şuarâ Suresi'nin 146. ayeti, Semûd kavmine hitaben Salih peygamberin uyarılarını içermektedir. Ayet, kavmin dünya nimetlerine olan bağlılığını ve bu durumun getirdiği gafleti sorgulayarak, onların güven içinde bırakılıp bırakılmayacaklarını dilbilimsel olarak ele almaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'terk' kelimesini bir şeyi bulunduğu hal üzere bırakmak, ondan yüz çevirmek veya onu terk etmek olarak açıklar. Ayetteki 'etutrekûne' ifadesi, Semûd kavminin içinde bulundukları refah ve güven durumunda kalıcı olarak bırakılıp bırakılmayacakları, yani bu durumun bir imtihan olduğu ve sonunun gelebileceği anlamını taşır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'terk' fiilinin mecazi olarak bir durumun devamlılığına işaret ettiğini belirtir. Ayetteki kullanım, Semûd kavminin mevcut nimetler içinde 'bırakılıp bırakılmayacağı' sorusuyla, bu nimetlerin geçici olabileceği ve bir imtihan aracı olduğu vurgusunu yapar.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'da 'terk' kavramının genellikle Allah'ın bir kavmi kendi haline bırakması veya onlardan yüz çevirmesi bağlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'terk edilmek' ifadesi, Semûd kavminin Allah'ın uyarılarına rağmen mevcut durumlarında kalmaya devam etmelerinin bir sonucu olarak, ilahi müdahalenin gelebileceği ihtimalini düşündürür.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'emn' kelimesini korkunun zıttı olarak tanımlar ve kalbin sükûnet bulması, tehlikeden uzak olması anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'âminîne' ifadesi, Semûd kavminin sahip olduğu maddi refah ve güçlü yapıları sayesinde kendilerini güvende hissetmelerini, ancak bu güvenin geçici olabileceği uyarısını içerir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'âminîne' kelimesinin, bir tehlikeden veya korkudan uzak, emniyetli bir durumda bulunmak anlamına geldiğini vurgular. Ayetteki bağlamda, Semûd kavminin sahip olduğu bahçeler, pınarlar ve sağlam evler nedeniyle kendilerini güvende hissetmeleri, ancak bu güvenin Allah'a karşı gelmekle sarsılabileceği uyarısını taşır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'emn' kökünün Kur'an'da hem maddi hem de manevi güvenliği ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'âminîne' kelimesi, Semûd kavminin dünya nimetleri içinde hissettiği maddi güvenliğe işaret ederken, aynı zamanda bu güvenliğin Allah'a itaatle ilişkili olduğu ve aksi takdirde ortadan kalkabileceği mesajını verir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.