Kâlû nahnu ulû kuvvetin veulû be/sin şedîdin vel-emru ileyki fenzurî mâżâ te/murîn(e)
Dediler ki: "Biz güçlü kimseleriz ve çetin savaşçılarız. Emir senin. Ne emredeceğini düşün."
Neml Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(Kâlû nahnü ülü kuvvetin ve ülübe’sin şedidin vel emru ileyke fenzurî maza te’mürîne)
(27/33.) “Dediler ki: Biz kuvvetli kimseleriz ve zorlu savaş erbabıyız ve emir sana aittir. Artık bak, ne emir edeceksen et..” Kâlû nahnü ülü kuvvetin: biz kuvvet sahipleriyiz dediler. Ordu sahipleriyiz.
ve ülübe’sin şedidin: ve bu hususta şiddetli gücümüz var, hazırlıklıyız. Hiç bir ordudan korkmayız. savaşa hazırlıklıyız biz dediler.
vel emru ileyke: bu hususta emir senindir, dediler. Sen bizim padişahımızsın, melikemizsin.
Sen ne istersen biz öyle hareket ederiz. Ve biz bu hareke-te hazırız.
Fenzurî: ona bakarız. maza te’mürîne: Sen bize ne emir edersen onu yaparız, bakarız. Ordunun nasıl hareket etmesi lâzım geldiğini de gösteriyor. Ordunun kendi başına bir şey yapmak yerine, siyasi iradenin hükmüyle, âmir hükmün emrinde olarak hareket etmesi gerektiğini de göstermiş oluyor. Onlar da öyle diyor. Biz savaş sanatını biliriz. Diğer siyaseti bilmeyiz