İçeriğe atla
Âl-i İmrân 190Cüz 4 · Sayfa 75

Âl-i İmrân Sûresi 190. Âyet

آل عمران

Sohbete sor

İnne fî ḣalki-ssemâvâti vel-ardi vaḣtilâfi-lleyli ve-nnehâri leâyâtin li-ulî-l-elbâb(i)

Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardır.

Âl-i İmrân Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(190) (İnne fî halkıs Semâvâti vel Ardı vahtilâfil leyli ven nehâri leâyâtin li ülil elbâb;)

“Göklerin ve yerin halkedilişinde, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için gerçekten açık, ibretli deliller vardır.”

Dikkat edersek bütün insanlar için Âyettir demiyor, “ulül elbab” için diyor. “Ulül elbab” “kapı sahipleri” olduğundan Cenâb-ı Hakk’a giden esmâ-i İlâhiyyenin herbiri bir kapıdır, işte kim ki bu kapılardan bir kapı sahibiyse yani “ulül elbab” ise diğerleri ancak bunlara ulaşarak o kapılardan girebilirler, yoksa Hakk’ın zâtına giden yolu bulup gidemezler. Yalnız bunların herbiri sadece sahip olduğu esmânın kapısını kullanır, oysa Rabbül erbaba ulaşmış olanlar her kapıdan içeri alıp sokarlar yani gelen kişinin yapısı hangi esmâya uygun ise oraya götürüp oradan içeriye alırlar.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(3)