İnnâ keżâlike neczî-lmuhsinîn(e)
İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
Sâffât Sûresi
Âyet-i Kerime zâti âyetlerdendir.
Hâdî isminin zuhurlarını Mudil isminin zuhurların dan ayırırız, hepsine hakikatleri üzerine muamele ederiz. Görüldüğü gibi bu Âyet-i Kerime de Zât-î dir, aracısız, Cenâb-ı Hakk biz yaptık demektedir.
Burada ki, ihsan lütuf manâsında olan maddi ihsandır. Mertebe-i Muhammediyyede ki, ihsan ise iki türlüdür. Biri bütün mertebelerde olan maddi manâda ki, ihsandır diğeri ise Hakk-ı “rû’yet” (görüş ve müşahede) hakikati üzere olan ihsandır. Başlangıcı “Cibril” hadisi ile belirtilen ibadet hakkında ki rû’yet’e işarettir. Kemâli ise (Men reânî fekad reel Hakk) yâni “bana bakan Hakk-ı görür” sırrı ve hakikati ile belirtilen kemal rû’yettir. Özet bilgi, (İslâm, İmân, İkân) isimli kitabımızda mevcuttur. Dileyen oraya bakabilir.[83] “ İz- -T-B- ”