Veleyseti-ttevbetu lilleżîne ya'melûne-sseyyi-âti hattâ iżâ hadara ehadehumu-lmevtu kâle innî tubtu-l-âne velâ-lleżîne yemûtûne vehum kuffâr(un)(c) ulâ-ike a'tednâ lehum ‘ażâben elîmâ(n)
Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, "İşte ben şimdi tövbe ettim" diyen kimseler ile kafir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azap hazırlamışızdır.
Nisâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(18) Ve leysetittevbetü lillezîne ya'melunes seyyiat* hatta izâ hadara ehadehümül mevtü kale innî tübtül ANe ve lellezîne yemutune ve hüm küffar* ülâike a'tedna lehüm azaben elîmâ;)
“Yoksa günah işleyip de kendisine ölüm gelince: "İşte ben şimdi tevbe ettim." diyen kimselerin tevbesi kabul edilmez. Kâfir olarak ölenlerin de tevbeleri kabul edilmez. İşte bunlara ahirette can yakıcı bir azap hazırlamışızdır.”